web sayfamızda online olarak yapmış olduğunuz Ödemeniz 128 Bit SSL şifreleme yöntemi ile güvenli ortamda alınmaktadır ve tüm ürünlerde kredi kartınıza 12 ay taksit imkanı.
Kategoriler
    Afrodizyaklar
Banyo Tuzları
Damlalar
Duş Jelleri
Haplar
Masaj Yağları
Parfümler
Spreyler


    Geciktiriciler
Haplar
Kremler
Spreyler


    Göğüs Büyütücü
Hap / Vakum Pompa


    Kayganlaştırıcılar
Jeller/kremler


    Penis Büyütücüler
Büyütücü Setler
Haplar
Kremler
Vakum Pompalar


    Penis Çeşitleri
Doğal Penisler
Oynar Başlı Penisler
Penis Setleri
Realistik Penisler


    Prezervatifler
Normal/Uzatmalı


    Protez Penisler
İçi Boş/Dolu Belden Bağlamalı


    Vajinalar
Realistik Vajinalar


    Şişme Mankenler
Şişme Bayanlar
Şişme Erkekler
Şişme Travestiler
 




250 YTL LİK

ALIŞ VERİŞLERİNİZDE
KARGO BEDAVA

 
 
 
 

EROTİC SEX FIKRALARI

fıkralar fıkra sex fıkraları seks fıkrası erotic erotik terbiyesiz komik fıkra

Garantiye alacan
Adam en yoğun saatte berbere girip sorar.
- "Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber:
- "Iki saat sonra, "
der.
Adam çıkar gider.
Üç gün sonra aynı adam
berbere girip sorar:
- "Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber:
- "Bir buçuk saat kadar, "
der.
Adam çıkar gider. Bir hafta sonra yine aynı manzara:
- "Ne zaman bana sıra
gelir?"
Berber:
-"En az bir saat."
Adam çıkar gider.
Son seferinde berber dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:
- "Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?"
Bir süre sonra çırak döner:
- "Adamı izledim usta."
Berber merakla sorar:
- "Ee, nereye gidiyor buradan çıkınca?"
Çırak cevap verir:
- "Sizin eve usta!"
Ah Para ah
Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
"amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş. Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...
- "Affedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. Bunun üzerine adam:
"amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş tekrar, kadın çok bozulmuş ve:
- "Aman beyefendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi kibarca söyleyin" demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. En sonunda bankadaki kadın dayanamamış ve
"Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş. Müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş. Müdür:
- "Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?" demiş.
Bunun üzerine adam
"Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu .amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum"demiş...
Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:
- "Ve bu orospu size yardımcı olmuyor ha...?"
Oğlan
Yeni buluğ çağına girmiş bir delikanlı gece sokağa çıkabilmek için babasından izin istemiş ve bu isteği babası tarafından kabul edilmiş ancak gece geç vakit olduğu halde oğlu hala eve gelmeyince baba telaşlanmış ve tam telefona sarılıp karakollara haber vereceği anda kapı çalınmış ve oğlu içeri girmiş. Baba çok sert bir şekilde
" Nerede kaldın çabuk bana hesap ver deyince oğlan, kusura bakma baba, ben bu aksam sex yaptım onun için geç kaldım demiş.
Baba bu durumdan çok keyiflenmiş
"Hanım hanım çabuk bir rakı bardağı daha getir, benim oğlum büyümüş artık beraber rakı içebiliriz" dedikten sonra oğluna dönerek:
" Oğlum bundan sonra sen de benimle rakı içebilirsin, gel otur yanıma." deyince Oğlan:
"Oturamıyorum baba götüm çok acıyor"
İstanbuldan
Bir gün İtalya'nın Roma kentinde 'Dünyanın en büyük yarrak lısını seçme' yarışması yapılıyormuş. Yarışmaya adaylar Namı Kemal, Alman, Rus ve Arap. Neyse! yarışma başlamış. Rus çıkarmış okşamış! okşamış! 3 metre 72 santim. Alman çıkarmış 3 metre 75 santim. Arap bi çıkarmış 6 metre 99 santim. Bütün stad tezahürata başlamış! Fakat bizimki ortalıklarda yokmuş. Herkes bizimkinin korkup kaçtığını düşünmüşler. Tam yarışma sona ererken. Dağların arasından büyük bir gürültüyle büyük bir nesne (yarrak) stada düşmüş. Ucunda da bir not. 'Kusura bakmayın. Acil işlerimden dolayı yarışmaya İstanbul'dan katılıyorum'
Bu bizden
Bir gün bi uçakta Fransız, İngiliz, alman, Rus, İranlı, Hollandalı ve Türk laylaylom gidiyorlarmış.
Neyse uçak rotasını takip ederek giderken İngilterenin üstünden geçiyo.Ingiliz söyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor :
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere.Bizim diyo biramız acayip meşhurdur şahane biralar üretiriz içmelere doyamazsınız..
Neyse İngiltere bitiyor Fransa nın üstünden geçi yo ve Fransız dalıyo:
- Burası da Fransa bizim kızlarımız meşhurdur öpmelere kıyamazsın.
Derken Almanya ya geliyor uçak alman bi iç çekiyor ..
- Hey gidi memleket diye biz diyor bi arabalar üretiriz binmelere kıyamazsınız..
Sonra efenim geliyor Hollanda ya Hollandalı bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diye ah o güzel evler diyor bizim evlerimiz meşhurdur...
Uçak geçiyor Rusya ya sonra (nasıl bi rotaysa artık):
- Rus bakıyor aşşağı bizim diyor kgb miz meşhurdur dünya da sinek havalansa haberdardır...
Sonra İran a dönüyor uçak İranlı baki yo söyle bi göz süzerek:
- Ağabeyler diyo burası da İran bizim de halımız meşhurdur diyor yumuşacıktır..
geldik Türkiye ye..
- Türk bakıyor aşşağıya düşün düşün nerden başlasamki
(o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye)
hah buldum diye düşünüyor ve başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar diyo burası Türkiye.Bizim diyo delikanlımız çok meşhurdur.Oyleki alır fransızın kızını,
içer ingilizin birasını ,atar almanın arabasına ,götürür Hollandalının evine ,yatırır İranlının halısına ,
çatır çatır siker , kgb nin de bi sikimden haberi olmaz.
Arıza giderildi
Namı kemal işi gereği sık sık yurt dışı seyahati yaparmış. Gene günlerden bir gün seyahate çıkmış fakat pasaportunu unuttuğu için geri dönmüş.
Birde ne görsün karısı başka biriyle beraber. Hemen karısı durumu idare için adamın bir şişme bebek olduğunu, Namı Kemal uzun seyahatteyken onun özlemini dindirmek için aldığını,söylemiş.
Tabiki Namı Kemal inanmamış ve demişki yav karıcığım hiç şişme bebek sikmemiştim getir bi sikeyim demiş. Karısı olmaz dediysede dinletememiş,dayamış namı kemal aleti,  Namı Kemal bir türlü sokamamış ve demişki (adam götü sıkıyor) bir türlü olmuyor namık yermi
-Hanım şu Almanya dan aldığım Matkabı getir acamıyorum deliği. Bunu duyan adam baslamış robot sesiyle
-''BIIIB BIIIB TEKRAR DENEYINIZ SISTEMDEKI ARIZA GIDERILDI....
Rahibe ile uyanık rahip
Bir rahibe günah çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe:
-Benim hayatımda bir erkek var, ama orosbu çocuğunun teki diyor.
Rahip soruyor:
-Neden ona orosbu çocuğu diyorsun?
-Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor.
Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş:
-Böyle mi?
-Evet!
-Bu ona orosbu çocuğu demeni gerektirmez kızım!
-Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor.
Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler. Sonra rahip yeniden sormuş: -Böyle mi?
-Evet!
-Ama bu da ona orospu çocuğu demeni gerektirmez.
-İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni.
Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor;
-Böyle mi?
-Evet diyor yeniden rahibe.
Rahip:
-Bu da ona orospu çocuğu demen için yeterli sebep değil.
Rahibe bu sefer bağırıyor:
-Ama o AİDS'liymiş.
-Rahipte Vay orosbu çocuğu vay!
İnfilak etti
Bir gün Namı Kemal bir komutanın kızına aşık olmuş, komutan kızını vermemiş ve bir şart sunmuş demiş ki kızımı sikince amından kıvılcım çıkaracaksın demiş. Namı Kemal kabul etmiş. Komutan ne yaptığını kendisine bildircek adamlar koymuş Namı Kemal'in arkasına. Namı Kemal ne yapacağını düşünmeye koyulmuş. Bir gece dolaşırken yolda bi ateş böceği görmüş ve aklına bi fikir gelmiş. Gitmiş komutanın kızını almış yanına gece yarısı götürmüş ormana. Bu arada bir sürü ateş böceği toplamış bi poşetin içine kıza bi soktukça bi ateş böceğini havaya atıyormuş, arkasındaki komutanın adamlarıda onu kıvılcım zannediyormuş ve komutana sokuş bir kıvılcım bir diye söylüyormuş sokuş 2 kıvılcım 2 sokuş 3 kıvılcım 3.... Nam-ı Kemal tam 31e gelince boşalmış ve elindeki poşeti salıvermiş. Poşetteki ateş böcekleri etrafa yayılmış. Arkasındaki adamlar da komutana haber vermiş. sokuş 31 am infilak etti...
Bir tabur asker in karargahı
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba nüfusunun azlığına gelir ve papaz halkı çocuk yapmak için
"Eşiyle cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri öldürmüş kadar sevap kazanır" der.
Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden birinde kadın kocasına yaklaşır ve
"Hadi kocacım bir tabur asker öldürelim" der. Kocası kabul eder ve birlikte olurlar. Aradan yarım saat geçer, kadın yeniden gelir,
"Hadi kocacım bir tabur düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine kabul eder ve yeniden birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın yeniden gelir
"Hadi kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya puflaya kabul eder ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir saat geçer kadın yine ister adam bir nevi çaresiz yine "hadi" der, bu sırada çıkarttıkları seslerden rahatsız olan oğulları gelir odaya:
"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum"
Babası yakınır:
"Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananın amına karargah kurmuş, öldür öldür bitmiyor.
Namık ın papağanı
namı kemal bir gün bir papagan alır.papagan yoldan geçenlere küfür eder ..namı kemal şöyle der bir daha küfür edersen senin üstünü örterim.papagan yine küfür eder namı kemal papagan ın üstünü örter.aradan 2 gün geçer namı kemal papagan öldümü merak eder hafiften tülü acar papagan da kafasını uzatır ve şöyle der 'götün mü kaşındı namık'
Aç Ayı
Amerikalı bilim adamları afrikada konuşan bi ayı bulurlar,uçağa bindirirler ayıyı büyük bir kafesin içinde.uçakta 3 kişi vardır pilot,yardımcı pilot,hostes
ayı yolda acıkır kafesi kırıp pilotun yanına gider
-seni yiyeceğim acıktım der
-beni yersen uçak düşer sende ölürsün der pilot
ayı yardımcı pilotun yanına gider
-seni yiye cem der
-pilot kriz geçirdi oldu uçağı kim kullanacak der yardımcı pilot
ayı hostesin yanına gider
-seni yiyeceğim der
hostes eğilip ayının kulağına bişi söyler ,ayı kafese koşar kapıyı kapatır.pilotla yardımcı pilot merak edip hostese sorarlar
-ne söyledin ayıya korktu böyle
-dedimdi; pilotla,yardımcı pilot siki kalktığında gelip beni sikiyorlar. Beni yersen gelip seni sikerler.
Papaz ile Namı Kemal
namı kemal in yakın bi papaz arkadaşı vardır. papazın amansız bi hastalığı vardır. bi gözü gittikçe kapanıyor körlüğe doğru yol alıyordu. papazın gitmediği doktor kalmamıştır. namı kemal çarenin kendinde olduğunu söyler,sana bi sikiyim bişi kalmaz der ama papaz kabul etmez. ama en sonunda kabul eder ve namı kemal bi anda kökler
papaz der ki:
Çıkar amına  kodumun çocuğu öbür gözde gidiyoo
AIDS
Namı Kemal kanserden ölüyormuş. Ölüm döşeğinde oğlu sormuş:
- Baba neden AIDS'ten öldüğünü söylüyorsun herkese?
Namı Kemal demişki:
- Oğlum ben öldükten sonra kimse annenle berabar olamasın sikmesin diye!
Hac yolunda
Çok eskiden hacca deveyle gidildiği dönemde hacı adayı karısıyla helalleşip devesine bindiği gibi hac yolculuğuna başlamış. Aradan günler haftalar geçmiş. Adam devesinin üstünde güneş altında giderken aklına karısı gelmiş.
Yav demiş ben bu deveyi sikecem demiş. Deveyi çökertmiş, sikini çıkarmış tam sokacak, deve bir ayaklanmış adam paldır küldür düşüp toz toprağa karışmış. Ayağa kalkınca ya ben ne yapıyorum. Bu hac yolunda, işleyeceğim günaha bak. Tövbe edip şeytana lanet gelsin demiş. Devesine atladığı gibi yoluna devam etmiş. Yine günler geçmiş. Kızgın güneş altında yoluna devam ederken karısı aklına gelince:
Bu sefer ne yapıp yapıp deveyi sikicam demiş. Deveyi rampa gibi bir yere geri yanaştırmış. Kendiside sikini çıkarıp yaklaşmış tam sokacak, deve bir iki adım atmış. adam yine paldır küldür aşağı düşmüş. toz toprağa karışmış. üstünü başını silkelerken
Ya ben ne yapıyorum, hac yolunda ben bu günahı nasıl işlerim. tövbe etmiş lanet gelsin şeytana demiş.
Günler böyle deve sırtında geçerken bir vahaya gelmiş. Gölgelik, hurma ağaçları ve suyu görünce yine karısı gelmiş aklına.
Bu sefer kesin sikecem demiş. Devenin dört ayağını da birer ağaca bağlamış. Kendine bir salıncak yapmış. Salıncağa atlamış, başlamış sallanmaya. Gidip geldikçede deveyi sikmiş. Adam rahatladıktan sonra pişmanlık duymuş;
Ya ben ne yaptım. Hac yolunda bu günahı nasıl işledim diye şeytana lanet okuyunca bir ses duymuş.
Siktir ulan ibne. Ben bunca yıllık şeytanım. Devenin salıncakta sikildiğini sende gördüm demiş.
Kör ile Namık
Namı Kemal bir adaya düşmüştür. Fakat ada o kadar tenhadır ki kimsecikler yoktur. Yalnız ada büyük bir adadır. Namı Kemal'de Abazalıktan kuduruyordur. Bu adada sikecek birini aramaktadır, aradan yıllar geçer ve nitekim adanın sonuna yaklaşırken birini görür. Kör bir yerli adam. Ne yapıp ta onunla muhabbet kurup sikeyim diye düşünürken, derken çareyi kör takliti yapmakta bulur ve kör adama yaklaşır şöyle bir omuz atar ve kim var orda diyip kör olduğuna inandırır ve muhabbete başlarlar. Muhabbet iyice koyulaşmıştır. Namı Kemal der ki "benim iki tane kör arkadaşım vardı der. Onlar sikiştiler ve onların gözleri açıldı" der. Kör hemen atılır hadi ya! hemen biz de yapalım der. Namı Kemal tamam önce sen sok der. Tam sokacakken kör Namı Kemal dur görüyorum der. Kör hadi çabuk başla der. Namı Kemal'de başlar aradan saatler geçer Namı Kemal devam ediyor. Kör yaaa neden olmuyor nasıl olucak bu iş der. Namı Kemal: Sen doğuştan körsün senin ananı sikmek lazım der.
Sen onları bırak beni affet
Temel bir gün haca gitmeye karar verir. Fadime'ye gelir "hakkini helal
et ben hacca gidiyorum" der.
Fadime de "bir şartla der benide götürürsen".
Temel ikna edemez Fadime'yi:
- "tamam gel, o zaman annelerimizle helalleşelim" der.
Temel'in annesine giderler
- "anne hakkini helal et biz hacca gidiyoruz" der annesi de:
- "bir şartla der benide götürsen".
- Temel onu da ikna edemez "tamam" der.
Hep birlikte Fadime'nin annesine giderler.
- "hakkini helal et biz hacca gidiyoruz" der. Kayınvalide ayni şekilde
- "Bir şartla beni götürürsen" der.
Temel çaresiz üçünüde alıp hacca gider.
Haccın gereklerini yerine getirirler. dönecekleri gün herkes son ibadetlerini ve tövbelerini yapmak için odalara geçer. Temel odasına giderken annesinin tövbesini duyar.
"Allahım beni affet temelin babasını 4 kez aldattım".
Temel inanmıyorum diyerek odasına doğru yürür. İkinci odada kayınvalidesinin tövbesini duyar
- "Allahım beni affet Fadime'nin babasını 8 kez aldattım".
Temel duyduklarına inanamaz. Son odada Fadime'nin tövbesini duyar
- "Allahim beni affet Temel'i 1 kez aldattım".
Temel büyük bir sok içerisinde odasına kapanır dizlerinin üstüne çökerek baslar tövbe etmeye:
- Allahim sen onları bos ver de esas beni affet senin huzuruna bu kadar orospuyu getirdiğim için
Ayy Namık yapmaaa
Stadyumda yapılacak en çok kim kadınla ilişkiye girebilir yarışmasına bizim Namı Kemal de katılır.Önce fransız bir...iki..üç...üçüncü kadında kesilir.Sıra ingilize gelir o da bir..iki..sekiz..sekizincide tıkanır. Sıra bizim Namı Kemal'e gelir ..bir..iki..derken yüz...yüzbir..namı hala devam ediyor.Sunucu şaşırmıştır.
"Namı aştı kendini sayın seyirciler bütün kadınları bitirdi şimdi tiribünlere doğru koşuyor. Kadın genç demeden herkesi sikiyor Namı Kemal. Evet bütün tribünü bitirdi bana doğru koşuyor.Ve "Ayy Namık yapmaaa""...
Şaşkın horozlar
2 horoz mutfağa girerler.
etrafa meraklı gözlerle bakarlarken,tezgahın üzerinde yemek kitabı görürler.
kitabın üzerinde"yumurta yapmanın 100 yolu"yazmaktadır.
biri diğerine dürter ve derki;
"oğlum baksana lan,seks kitabı bulduk yaşasınnn..."
Terazi
Namı kemal bir gün Almanya'ya gezmeye gitmiş. Orada bir rehbere burda güzel bir gece klubü varmı diye sormuş. Rehber de oranın en marjinal klublerinin birine götürmüş.
Namı kemal bir kadeh iki kadeh derken körkütük sarhoş oluvermiş. Bide ne görsün!... Kadının biri yere sırtüstü yatıyor, almanın biride kadının ağzına sıçıyor. Terazide tartıyorlar tam 5 gram geliyor.
Bunu gören namı kemal bunu gururuna yediremiyor ve buda bişemi siz bizim oraya gelin ben tam 1 gram sıçarım diyor. Gün geçiyo ve o grup Türkiye ye geliyor. Kulübte toplanan almanlar içip sarhoş olduktan sonra, namı kemala sözünü tutması için piste davet ediyorlar.
Yine alman kadının biri sırt üstü namı kemalın altına yatarak sıçmasını bekliyor. Namı kemal ıkınıyo mıkınıyo gelen bişe yok. Aradan bayağı zaman geçince kadın sıkıntıdan taşşak larıyla oynamaya başlıyor. Oynadıkça kendinden geçen namı kemal birden kadının ağzına sıçıveriyor. Alman kadın şaşırarak 'noldu namı kemal hani 1 gram  sıçacaktın..'
"eee kızım sende terazinin ayarıyla o kadar oynamasaydın."
Odun at
şehirli adamın biri anadoluda bir köye misafir olur.geceyi bir evde geçirir.ev tek odalıdır,herkez aynı odada yatmaktadır.evin hanımı yatarken kocasına derki : herif sobaya odun at dediğim zaman kalkarsın işimizi görürüz demiş.herkes yattıktan sonra biraz zaman geçmiş kadın,herif soba sönmesin sobaya odun at der, adam kalkar işini görür geri yatar.biraz daha zaman geçer, kadın: herif sobaya odun at der, adam kalkar işi bitirir geri yatar. biraz daha zaman geçer ,kadın: herif sobaya odun at der ses yok. kadın tekrar seslenir: herif sobaya odun at,ses yok.misafir bakar ev sahibinden ses yok kalkar sobaya odun atar.neyse sabah olur kahvaltıda kadın kocasına sorar: herif sobaya kaç odun attın. adam der iki.kadın der üç. adam der iki.kadın der üç.araya misafir girer kavga etmeyin baktım soba sönecek bir odunda ben attım.
Dövme
Dövmelerin çok meşhur olduğu bir gün, Namı Kemal'da dövme yaptırmak ister.
Ama dövmeler o zaman pek pahalıymış. Sonunda gazete okurken bir ilan okur, ilanda su yazmaktadır:
- Dövmelerin pahalı olduğu şu dönemde, bizden size bir kıyak. Gelin bize bedava sikinizin büyüklüğü kadar bir araç dövme yapalım size. Sadece saat Bir'e kadar.
Namı Kemal hemen koşarak gitmiş ve sıraya girmiş.
Neyse sıra Namı Kemal'e gelmiş. Adam bir kitap vermiş eline ve Namı Kemal sikine göre olan bir araç bulamaz sonra adam gelir ve sorar:
- Evet, beyefendi ne istiyorsunuz?
Namı Kemal'de ses yok. Sonra adam bakar kitaba kitabın üstendeki araçlara ve tekrar sorar:
- Ferrari mi, Mercedes mi?
Namı Kemal adama döner ve söyle der:
- TIR yokmu TIR
Prezervatif
Kulağı pek iyi duymayan 80 yaşında oldukça yaşlı adamın biri bir gün prezervatif almak için eczaneye gitmiş. İçeri girmiş bağırarak dayım bana bir kutu prezervatif ver demiş. Eczacı adamı kolundan çekmiş ne yapıyorsun dayı içeride bayanlar var böyle şeyler ulu orta söylenmez kulağa söylenir demiş. Yaşlı adam yok dayım kulağa değil yarrağa yarrağa demiş
İsveç daha büyükmüş
Namı Kemal birgün uçakta yolculuk ediyormuş kadının birisiyle tartışmaya başlıyor kadın diyor ki İsveç Türkiye'den daha büyük Namı Kemal olmaz Türkiye daha büyük falan diyor, neyse bunlar iyice tartışıyorlar kadın diyor ki sana adresimi veriyim gel gösteriyim İsveç daha büyük. Neyse Namı Kemal akşam gidiyor bi güzel seks yapıyorlar sabah kadın diyor gördün mü İsveç daha büyükmüş tr'yi içine aldı, Namı Kemal gülüyor içine aldı ama adalar dışarıda kaldı.
O rahip bal sürüyormuş
Birgün bir adam ormanda kaybolur gece karanlığında bir kilise görür ve geceyi burada geçirmek ister, kapıyı çalar baş rahip kapıyı açar,bas rahibe tanrı misafiri olduğunu yolunu kaybettiğini bir gece kalıp gideceğini anlatır.
Rahipte kabul eder tabi ki gece herkes uyumaya çekilir,fakat adamın gece yarısı tuvalete gitme ihtiyacı doğar ve tuvaleti
aramaya koyulur. Önce bir kapıyı açar bakar ki güzel bir kadın geceliğiyle ortada dolaşıyor şaşırır..Sonra başka bir kapıyı açar burada da rahipler yerde daire biçiminde oturmuş hepsinin siki meydanda ortada da bir sinek uçuyor buna da çok şaşırır;
Adam sonra bir kapı daha açar ve adam birde ne görsün bir rahip sikinden tavana asılmış şaşkınlığı bir kat daha artan adam
sonunda ihtiyacını giderip yatar. Sabah olunca bütün bu gördüklerini baş rahibe anlatır ve sebebini sorar.. Rahip de anlatmaya başlar:
-"O gördüğün güzel kadın var ya işte o bizim ihtiyacımızı karşılar,o ortada ucan sinekte hangimizin aletine konarsa o gece kadınla o beraber olur"
Adam sorar :
-"Peki o aletinden tavana asılan rahip neyin nesidir ?"
Başrahip hemen cevap verir:
-"O var ya o, orospu çocuğu, sikine bal sürüyormuş meğer!"
Kel
Bir gün namı kemalin evinde bir papağan ve bir tavuk varmış. Namı kemal işe her gittiğinde papağan tavuğu sikiyormuş. Günler sonra da olsa bunun farkına varan Namı kemal papağanı uyarmış ''bir daha ben yokken bu tavuğu sikersen senin saçlarının hepsini keserim'' demiş. Sonra işten gelen Namı kemal papağanı tavuk sikerken yakalayınca bütün saçlarını yolmuş. 1 ay sonra Namı kemalin evinde parti düzenleniyormuş. Evin kapısının önüne papağanı koymuş. Papağan gelen misafirlere ''bayanlar sağa baylar sola demeye başlamış o sırada karşıdan kel bir erkek geliyormuş. Bunu gören papağan kele demiş ki ''hoop hemşerim tavuk sikenler giremez''
Şeytan
Namı kemal bi gün rüyasında ak sakallı bir dede görür ak sakallı dede derki bir daha birisini sikersen sen direk cehennemlik olursun der: namı kemal korkar ve birdaha kimseyi sikmeyeceğine söz verir ve ıssız bir dağın başına yerleşir. 3 yıl sonra artık abazalık canına tak etmiştir her gün hayvan sikmekten ve otuzbir çekmekte fakat bi türlü karı sikememektedir. Yağmurlu bi gecede her tarafı sırılsıklam göğüs uçları ortaya çıkmış fıstık gibi bi hatun gelir der ki:
-Arabam bozuldu geceyi sizde geçirebilirmiyim?
Namı Kemal kabul eder. Hatun odasında soyunurken bu dayanamaz ve anahtar deliğinden bakar bi de ne görsün hatun çırılçıplak. Hemen dalar içeri ve hatunu 2 saat anırta anırta siker. Sonra hatun şeytana dönüşür ve der ki:
-Sana çok büyük bi günah işlettirdim ne düşünüyosun?
Namı kemal hiç istifini bozmadan cevap verir:
-Ulan şu dünyada bi şeytanı sikmediğim vardı onu da siktim ya artık cehenneme gitsemde gam yemem
Gençleştiren su
Adam eve gelir karısına koşarak derki
- Karıcım bir çeşme buldum. Kim bu çeşmeden bir bardak su içerse 10 yaş gençleşiyormuş. Yarın gidip içicem demiş Karı sıda
- Tamam bey dene gel bakalım doğrumu der.
Adam sabah ilk işi o çeşmeye gitmiş. Bir bardak su içmiş 30 yaşına gelmiş bir bardak daha 20 yaşına gelmiş.Hemen eve koşup kapıyı çalmış karısı kapıyı açmış.
- Buyurun kimi aramıştınız. Adam:
- Beni tanımadın mı? Ben kocan. Doğruymuş bak gençleştim. Hemen sende git gençleş bekliyorum demiş.
Kadın koşarak çeşmeye gitmiş. Bir bardak içmiş 30 yaşına gelmiş bir bardak daha içmiş 20 dayanamamış bir bardak daha 10 yaşına gelmiş.Eve koşa koşa gelmiş. Kapıyı çalmış kocası kapıyı açınca karşısındaki çocuğa sormuş:
- Buyur çocum kimi aradın? Kadın
- Tanımadın mı bey? Benim karın. Adam şaşırıp:
- Senmisin hanım? Ne yaptın?
- Dayanamadım bey
- Öylemi. Ben seni şimdi ne yapayım? sittir git bir bardak daha iç. Ananın amına kadar yolun var.
Miş gibiydi miş
Birgün İngiliz Fransız ve Namı Kemal bi adada mahsur kalmışlar. Ada çorakmış. Karşıda da bir ada varmış. O adada da ne istersen varmış. İki ada arasında bir deniz varmış, denizin içindede bir timsah. Timsah denize gireni sikiyormuş. sikincede S'yi Ş okuyormuş gazabına uğrayanlar. İngiliz dayanamamış karşıya geçmeye karar vermiş. Gitmiş gelmiş. Sormuşlar; nasıl dı demişler "miş gibiydi miş gibiydi" demiş. Fransız da dayanamamış gitmiş. Nasıldı demişler o da "miş gibiydi miş gibiydi" demiş. Namı Kemal de dayanamamış gitmiş. Gelince sormuşlar nasıldı demişler "mis gibiydi mis gibiydi demiş. Arkasından timsah çıkagelmiş "nerde o anşını şiktiğimin çocuğu"
Geri çağırdım
İki adam yolda giderken eski bir gaz lambası görürler ve tekme atarlar. Lambanın kapağı açılır ve içinden bir cin çıkar. Bu sayede serbest kalan cin adamlara bir iyilikte bulunmak ister ve her birine üçer adet sihirli yumurta verir sonra adamlara söyle der:
- Bir isteğiniz olduğu zaman önce yumurtayı kırıp sonra dileğinizi söyleyin ve anında gerçekleşir.
Yumurtaları alan adamlar heyecanla ayrı ayrı yönlere koşarak giderler.
Altı ay sonra bu adamlar yine karşılaşırlar. Biri çok zengin olmuştur,diğerinde ise hiçbir değişiklik olmamıştır. Zengin olan diğerine yumurtaları ne yaptığını sorar. Diğeride başlar anlatmaya:
- Senden ayrıldıktan sonra yumurtalardan biri elimden düştü ve kırıldı ''aha şimdi yarrağı yedik'' der demez her taraftan yarraklar gelmeye başladı, sonra ikinci yumurtayı kırdım ve bütün yaraklar gitsin dedim.
Diğeri sormuş: 'Peki üçüncü yumurtayı ne yaptın''
- Ne yapayım, kendi yarağımı geri cağırdım.
Hadi git getir
Bir yarışma düzenlenir,Türkiye yi temsilen Namı Kemal katılır. Amaç en uzun siki olanı 1.seçmek. Yarışma başlar, Fransız çıkarır sikini masaya kor:60cm. Herkes alkışlar sesler yükselir v.s. Sıra Almandadır, kendinden emin bir şekilde oda çıkarır sikini 90cm. Sesler daha da yüksek çıkar. Son yarışmacı Namı Kemal'e gelir sıra. Açar ve masaya kor. Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin siki. Herkes güler yuhalar. Namı Kemal elini cebine atar ve kırmızı bir mendil çıkarır. Mendili sikinin biraz önünde sallar siki oraya kadar uzar, mendili biraz daha sikinin uzağında sallar ve hoop siki mendilin yanında. En son mendili topak yapar ve atabildiği kadar uzağa atar: Hadi git getir oğlum.
Zenci beyaz
Şimdi iki Amerikalı bir barda oturuyorlar. Bunlardan biri zenci biri de beyaz. Acayip sarhoş bu adamlar. Neyse beyaz olan biraz ırkçı, zenciye diyor ki:
- sizin avuç içleriniz ve ayaklarınızın altı neden beyazdır biliyomusun?
zenci anlıyo bi bokluk olacağını ama merak da ediyor adamın ne söylicegini!
- neden beyazmış söyle bakalım diyo
beyaz da:
- çünkü tanrı sizi boyarken siz dört ayağınızın üzerindeydiniz diyo
zenci acayip sinirleniyor bardaki herkes kesin kavga çıkacak diye beklerken zenci beyaza bi soru soruyo:
- peki sen karının amındaki tüyler neden siyahtır onu biliyormusun? der!
bu sefer de beyaz acayip sinirleniyor ama o da zencinin ne söylicegini merak ediyor.
- neden? diye soruyor zencide:
- çünkü karını sikerken boyam kurumamıştı diyor.
Asd
Birgün arabaların hız ve frenleri hakkında yarışma başlatılır ve yarışmaya Almanya dan mercedes-benz le bi Alman katılır, Fransa dan renoult la Fransız ve Türkiye den Namı Kemal katılır. Altında Murat 124. Hakem yarışmanın kurallarını okur. Kurallar çıkabildiğiniz kadar yüksek hıza çıkıp karşıdaki duvara en yakın duran kazanıcak der... Ve yarışma başlar. Önce Alman basar basar duvara 10 cm kala durur. sonra Fransız basar basar frene bir basar araba 12 cm kala durur. Bu arada Alman ve Fransız aralarında konuşur fren sistemin ne? Alman benim abs der Fransız falan filan diye cevaplar. Onlar konuşurken bizim Namı Kemal gazı kökler 1. vites 2 . vites 3 4 derken duvarı deler geçer. Fransız la Almanda konuşurlarken bu olayı görür ve Namı Kemal'e de sorarlar senin fren sistemin ne diye. Namı Kemal'de ASD der. Alman sorar asd ne oluyor diye. anasını siksen durmaz der..
İbne oldu Temel
temel büyük şehre gider zamanla orada arkadaşlar edinir. kahvedeki arkadaşları temelin saflığından yararlanarak temele bir oyun oynamak isterler ve temel kahveye gelince arkadaşları; şu karşı evin penceresindeki kadını görüyor musun: temel evet der.
-hah o eve git kadına kocan evde mi diye sor yok derse eve git kadını sik.demişler
temel denileni yapar kadına sorar,
kadın; durumu fark eder kocası evde olmasına rağmen:
-yok der. temel;
-geleyim mi? kadın
-gel, gel der
temel eve girer kadının kocası kapının arkasına saklanır temel soyunur yatağa yatar o sırada adam çıkar ve temeli bir güzel siker.
temel sinirli kahveye gider:
arkadaşları;
-ya sen kocasına denk gelmişsin hemen pes etme şansını dene derler
temel bunun üzerine bir daha gider kocan evde mi diye sorar, kadın yine yok gel der ve kadının kocası temeli yine siker.
ertesi günde aynısı olur.
diğer bi gün temel kadına sorar
-kocan evde mi?
kadın:
-yok, der
temel:
e o zaman niye geleyim ki der
Namık geliyor
Amerika Başkanı'nın Kızı siki en büyük olanla evlenecekmiş. Başkan her yere haber yollamış, aradan bir hafta geçmiş dünyanın dört bir tarafından erkekler gelmiş elemeler yapılmış finale üç kişi kalmış. Beyaz Sarayın önüne getirmişler. Biri bi çıkarmış sarayın etrafını bir kez dolanmış, diğeri çıkarmış iki kez, üçüncü üç kez dolandırmış. O arada kel, tek gözlü biri gelmiş kafasında şöle bir not varmiş:
Ben Namı Kemal Türkiye'deyim bekleyin geliyorum...
Tüleyman
Öğretmen sınıftaki öğrencilere sorar;
İstemeden hareket eden organımız nedir?
Sınıfta herkes düşünür.Süleyman parmak kaldırır,öğretmen evet oğlum söyle der;
Süleyman tikimiz hocam der.Öğretmen aferin oğlum adın ne;Tüleyman hocam.
Maymun
Birgün İngiliz, Alman, Fransız ve bizim Namı Kemal yarışıyorlar
yarışmada en fazla hangisi maymun doğurtacak. Neyse kısa keselim. İngiliz . başlamış. 5 maymun doğurtturmuş. Alman 7 tane, Fransız 10 tane..
Sıra bizim Namı Kemal'e gelmiş. Uğraşmış, uğraşmış. Ama 1 tane maymun doğurtturmuş.
Tabi orada bulunan bizim Türk seyirciler kızmışlar. Ne yaptın, şanımızı şerefimizi 5 paralık ettin. Bizi rezil ettin diye.
Namı Kemal de kaşlarını çatarak :
- Hassiktirin lan. Bana erkek maymun vermişler...
Götümemi sokacaktım
Yaşlı ve cahil bir köylü hayatında ilk defa rahatsızlık geçirir. şehre iner ve bir doktora gider. doktor;
- ''neyin var'' diye sorar.
yaşlı amca;
- ''karnım çok ağrıyor'' der.
doktor hastalığını bilir ve yaşlı amcaya 3 fitil vererek kullanmasını söyler. amca gider ve ertesi gün ağrıları daha fazla artmış olarak doktora tekrar gelir.
doktor;
- ''ne oldu amca'' der.
amca kıvranarak;
- ''fitilleri kullandım ama karnım daha çok ağrıdı'' der.
doktor hemen bir röntgen filmi çeker ve ayrı bir odada filme baktığında adamın midesinde 3 adet fitil görür. doktor hemen adamın yanına koşarak;
- ''amca ne yaptın sen'' der.
amca;
- ''ne oldu doktor bey'' der.
doktor;
- ''amca bu fitiller yutulurmu'' der.
amca döner;
- ''ne yapacaktım götümemi sokacaktım'' der.
Cindy Crawford
Namı Kemal, Amerika'dan yurda dönmek üzere transatlantikte seyahat ederken gemi batar!
Bizimki tahta parçalarına tutunup hayatta kalmaya çalışırken ilerde canını kurtarmaya çalışan birini görür ve hemen onu kurtarmak için ona doğru yüzmeye başlar.. ama bir bakar ki kurtardığı kişi Cindy Crawford'dur.. Neyse bunlar birlikte ıssız bir adaya çıkarlar...
Cindy hemen atlar: "Sen benim hayatımı kurtardın, dile benden ne dilersen"
Bizimki mütevazidir "nolacak ya insanlık görevi bu, önemli değil" der
Cindy ısrar eder ve bizimki dayanamaz ve "tamam o zaman, bi kere ver sikeyim" der. ve işlem tamamlanır hemen o anda...
Ertesi gün Cindy yine gelir ve "sen benim hayatımı kurtardın, dile benden ne dilersen"
Namı Kemal için cevap hazırdır "bi kere ver sikeyim" der. ve işlem yine tamamlanır hemen...
Artık Cindy her gün günde beş kere bu soruyu sorar ve bu olay günde bes kere tekrarlanmaya baslar...
Yine Cindy aynı taleple gelince, Namı Kemal bu sefer başka bir şey ister: "Tamam, şimdi sen şu ateşin önüne otur" der ve Cindy'e kömür tozlarından bir bıyık yapar, sırtına bi ceket giydirir, basına bir kasket takar ve "şimdi sen bu şekilde ateşin önünde bana sırtın dönük şekilde otur" der...
Cindy şaşırır "acaba sapıklaştı mı bu, neyse bakalım ne olacak" der içinden...
Cindy ateşin önünde o şekilde oturmaktadır, Namı Kemal uzaklaşır ve Cindy'e yaklaşmaya başlar ve şöyle der: "Ya birader geçen gün gemi battı, birini kurtardım bir baktım ki Cindy Crawford'muş, inan ki her gün beş posta, her gün beş posta"
Tarkan ın kurdu
Tarkan bir gün kız arkadaşı ile sevişiyormuş kurdu ise odanın ortasına oturmuş onları izliyor, o arada Bizans ordusu saldırmaya başlıyor.
Tarkan;
- "Atıl kurt" diye seslenir.
Kurt;
- "Tabi amına koyim hep atıl hiç katıl yok!!!".
Namı ruhi
Bizim Namı Kemal'in hiç sevmediği bir dostu varmış.Bu dostunun adı Ruhi'ymiş.
Tesadüf,
İkiside trende aynı kompartımana oturmuşlar.Şimdi Namı Kemal Ruhi'nin kendisine kötü birşey yapacağını hissetmiş.
Yolda köpek ölüsü görünce Ruhi:
Bu köpekte Kemal'ine erdi demiş.
Namı Kemal sinirlenmiş.
- Bak kıçından Ruhi çıkıyor.
Rahibeli
5 tane rahibe öldükten sonra diğer tarafta onları önünde bir tas su ile zebani karşılar.zebani rahibelerin sıraya girmelerini ister.ilk rahibeye sorar:"penis hakkında ne biliyorsun?".rahibe yalnızca "dokundum"der.o zaman sadece ellerine suyu sür geç der zebani.ikinci yede aynı soruyu sorar.oda yalnızca gördüm der.o zaman suyu gözlerine sür ve geç der.o sırada 3. ile 4. rahibe yer değiştirir.zebani bunu görünce ne yapıyorsunuz der.
Rahibe:
- Arkadaş götünü yıkamadan ben bi ağzımı yıkasaydım...
Sizide
Bir gün Namı Kemal kamyon şöfürlügü yapıyormuş Namı Kemal tam olarak bilmesekte tahmini olarak 3 ay kadar uzun yolda kalmış ve eve dündüğünde karısına "hadi yatalım" demiş karısı olmaz çocuklar evde der Namı Kemal o zaman sen git sıcak bir çorba hazırla der ve servis yaparken üzerine dök ve banyoya git ben gelirim der. Kadın akşam Çorbayı yapar sofrada üzerine döker. Bunu gören Namı Kemal koş banyoya der. Ardından gider ve karısını sikmeye başlar. Annesinin gelmediğini gören çocuk kalkıp banyoya gider ve gördügü manzara karşısında korkup kardeşlerinin yanına koşar ve kardeşlerine derki aman oğlum üzerinize çorba dökmeyin babam sizide siker
Kıç nakli
Adamın biri çok kötü basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
- Nasıl? demiş adam
- Kıç nakli ile.
- Kıç nakli mi?
- Evet size ölen birinin kıçını takacağız.
Bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. adam acı, tatlı, tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde hiçbir şikayeti yokmuş. Berbat bir kaşıntı hariç. Doktora gitmiş;
- Nasılsınız? diye sormuş doktor
- İyiyim yalnız berbat kaşınıyor.
- Ben bunu bir araştırayım size haber veririm.
Bir kaç gün sonra adamın telefonu çalmış arayan doktormuş.
- Size kötü bir haberim var demiş doktor.
- Ne oldu?
- Kıçını size naklettiğimiz adam maalesef  ibneymiş. Kaşınması da bu yüzden
- Eee ne olucak şimdi!
- Nasıl olsa sizin değil, siktirin geçsin !
60cm
Bir Amerikalı, bir İngiliz birde Namı Kemal bir nehir kenarına tatile gitmişler. Hepsi kendinin özelliklerinden bahsediyormuş. Neyse laf dönmüş dolaşmış. Amerikalı demiş ki:
- Ben, demiş şu nehrin suyunun sıcaklığını derece kullanmadan bilirim demiş.
Neyse nehrin kenarına gelmiş pantolonunu indirmiş ve sikini çıkarmış suya sokmuş. Demişki: su 23 derece.
Sıra ingilize gelmiş o da aynı işlemi yapmış ve demiş ki : su 25 derece.
- En son sıra Namı Kemal'e gelmiş. Namı Kemal de aynen nehrin kenarına gelmiş ve pantolonunu
indirip sikini suya sokmuş. İkisinin yanına gelmiş hiç tepki yok.
Herkes bir tahmin bekliyormuş Namı Kemal'de ses yok. Meraklanmışlar ve sormuşlar:
- Senin tahmini ne demişler. Namı Kemal yanıtlamış:
- Valla demiş suyun sıcaklığını bilmem ama derinliği 60cm.'di
Komiserim
İşsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş. En sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için. adam gitmiş karakola. komiser hemen lafa dalmış.
-anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile yok.
-ben herkesle iddiaya girerim komiserim. ve her iddiayı da kazanırım.
-olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı.
-size kanıtlıyabilirim komiserim.
-nasıl kanıtlıya can.
-sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmeyeceğimi anlarsınız. 100 dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım.
Komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda olamayacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma olan sol gözünü çıkarıp ısırmış. Komiser hayretle onu izledikten sonra.
- tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş. adam peki demiş.
- 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım.
Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha girmiş iddiaya. Sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış. komiser yine şaşırmış ama pes etmemiş. Hala inanmadım demiş. Adam tamam sizinle son bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş. Komiser hemen kabul etmiş.Nedir iddia demiş?
-benim sikimin uzunluğu buradaki herkesin siklerinin toplam uzunluğundan daha fazladır demiş. komiser şöyle bi etrafına bakmış. Yaklaşık on kişi var. her birininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. Tamam demiş girmiş iddiaya. Adam indirmiş donunu bi bakmışlar ki küçücük bişey. Komiser hani uzundu lan demiş. Adam çekin komiserim. Çekerseniz uzar demiş. komiser adamın şeyini çekmeye başlamış. Çekiyormuş çekiyormuş. Uzamıyormuş. O sırada adam bi arkadaşına telefon etmiş.
-"Alooo Ali olum komiserin eline verdim 10.000 DOLARI hazırla!.."
Bu pozisyonu kaçırmam
Bir gün Namı Kemal bir papağan alır ve eve getirir. Namı Kemal uçkuruna düşkün ve hergün eve farklı hatunlar getiren bir hayat sürmektedir. Tabi bir hatunla ilişkiye gireceği vakit papağan bunları izlemeye başlar, bundan da Namı Kemal rahatsız olur ve papağanı aldığı yere gider ve durumu anlatır satan kişi papağanın kulağına eğilip ona senin götünü sikerim dersen gözlerini kapatır der. Bunun üzerine Namı Kemal eve sarışın bomba gibi bir hatun götürür yine ilişkiye girecekleri zaman papağan bunları izlemeye başlar. Namı Kemal kalkar ve papağana senin götünü sikerim der. Tabi papağan hemen gözlerini kapatır. Bunun üzerine kadına derki: sen bacaklarını ayır ben burdan masaya oradan sehpaya oradan kanepe ve oradanda senin üstüne atlıyacağım. O sıra papağan yine gözlerini açar. Namı Kemal papağanın gözlerini kapaması için tekrar küfür eder. Papağan o zaman derki anamıda siksen bu pozisyonu kaçırmam.
Sosyete oyunu
Temel ile Dursun sosyeteye girmişler ve sosyetik delikanlılarla arkadaşlık kurmuşlar. Bir gün kendi aralarında oyun oynamaya karar vermişler.
Delikanlı;
- ''Bir odada kız erkek karışık toplanacağız ve sonra lambaları kapatacağız ondan sonra kim kime neyaparsa''.. diye oyunun kurallarını açıklamış. Oyun başladıktan bir süre sonra pat diye ışıklar yanmış. Priz başında temel duruyor.
Dursun;
- ''ula uşağım ne cüzel oyniduk niçun oyin bozanluk yapisun''.
Temel;
- ''Sikiyim böyle oyinu da.. Tuttuğumiz iki meme yeduğumuz yarrağun haddi hesabu yok''...
Gel pisi pisi
Bir yarışma düzenleniyor. Yarışmacılar Fransız, Alman ve Namı Kemal. Yarışmada 3 katlı bir bina ve her katta 20 kadın kim bu kadınların hepsiyle beraber olursa yarışmayı o kazanacak. Yarışma başlamış Fransız girmiş binaya 2. Katın merdivenlerinde bayılıp kalmış. Alman girmiş oda 3. katın merdivenlerinde bayılmış. Namı Kemal'e sıra gelmiş Kemal binaya girmiş aradan 4 saat geçmiş hala ortalarda yok bi bakalım demişler binanın 1-2-3 katındaki kadınlar baygın halde bizim Kemal yok terasa çıkmışlar bizim Namı Kemal bir kedinin peşinde gel pisi pisi gel pisi.
Uçaktaki ibneler
Bir gün iki ibne uçaktaymış tam herkesin uyuduğu sırada biri diğerine;
- ''hadi sikişelim'' demiş.
digeri;
- ''kafayımı yedin bi sürü insan var''.
diğeri;
- ''merak etme hepsi uyuyordur bak istersen hostesten bi kola isteyeceğim kimseden ses gelmez hostes bile uyuyordur''.
ibne;
- ''bir kola getirin''.
diye seslenmiş kimseden tık yok bi daha istemiş gene aynı daha sonra başlamışlar şikişmeye sabah olunca hostes servise başlamış.
bir ihtiyar;
- ''ah kızım sabaha kadar başım ağrıdı'' demiş.
hostes;
- ''amca isteseydiniz size aspirin getirirdim'' demiş.
ihtiyarda;
- ''kızım nasıl isteyim, adamın biri kola istedi sabaha kadar siktiler''.
Karpuz taşıma
Namı Kemal, Japon, alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacak diye iddiaya girerler. Japon der ki:
-Ben iki tane taşırım koltuklarımın altına alarak.
İngiliz de der:
-Ben de 4 tane taşırım iki koltuk altına iki de omzumun üstüne alırım.
Alman da der ki:
-Ben de beş tane taşırım herkes şaşırır nasıl taşırsın ya? İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de Yarrağıma takarım demiş.
Sıra Namı Kemal'e gelir, der ki:
-Ben de 9 tane taşırım iki koltuk altına, iki omuzlarıma ,almanı da Sikime takarım.
Ressam
Çocuğun biri çok güzel resim çizer. Resim öğretmeni bunu fark eder, babasını çağırır ve şöyle der:
-Beyefendi oğlunuz çok güzel resim çiziyor.Bunu bir yerlere gönderelim.
Adamın cevabı aynen şu olur:
-Bırakın hocam şu orospu çocuğunu. Geçen gün sobaya bir am çizdi, onun yüzünden dedesinin dili benimde yarrağım yandı.
Sperm
Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye yarışma düzenleniyor. Önce alman boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor. Spiker stadyumdaki seyircilere 2 litre diye söylüyor. Sonra Fransız boşalıyor ve tam 5 litre çıkartıyor. Spiker 5 litre çıktı diyor seyircilere. Bizim Namı Kemal geliyor. Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor:
-Lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin.
Hiç yavrum hiç
At arabacısı arabasını kenara çekmiş dinlenmekte at'da kalafatı sallamış
o esnada bir kadın çocuğu ile geçerken çocuk merakla atın kalafatı göstererek;
- ''Anne bu ne'' der.
Kadın;
- ''hiç yavrum hiç'' der.
çocuk tekrar sorar.
Kadın gene;
- ''hiç yavrum hiç'' der.
Arabacı dayanamaz;
- ''Abla Abla sen buna da hiç diyorsan Gözünü toprak doyursun'' der.
Gemi
Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke finale kalır, Almanya, Fransa ve Türkiye. Türkiye´yi temsilen de Namı Kemal oradadır. Jüri yarışma konusunu ortaya atar: "Batan bir gemidekileri nasıl kurtarırsınız?" Önce Alman Palavracı dizer yalanları:
- "Ben çok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanları yarım saat gibi kısa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım."
- "ohaaa" der Fransız ve bu sefer o başlar:
- "Ben de sıçarak büyük bir ada oluştururum ve insanları o adaya çıkartarak kurtarırım!"
Sıra Namı Kemal'dedir oda okkalı bir yalan söyler:
- "Bende de öyle bir "yarrak" var ki onu şöyle gemiden karaya doğru bir uzattım mı köprü olur ve bu insanları köprüden geçirir kurtarırım."
- "Çüşşş..." der Fransız, "hiç o kadar büyük şey olur mu?"
Bizimki cevap verir:
- "Öyle göte böyle yarrak!"
Sıradan gel
Karlı bir kış günü genç bir adam dağda mahsur kalmış soğuktan ve açlıktan ölmek üzereyken bir ışık görmüş, ışık bir evden geliyormuş. Neyse adam evin kapısını çalmış, kapıyı yaşlıca bir kadın açmış adamı içeri almış, adam açım susuzum filan derken neyse adamın karnını doyurmuş yatarken yaşlı kadın iki kızını çağırmış, adama tanıtmış, bak demiş bu büyük kızım geçen yıl dul kaldı, bu küçük kızım halen bekar. Biz bu evde üçümüz yaşarız... adam bir bakmış hepsi birbirinden güzel ama yani ayıp olacak neyse akşam olunca yatmaya karar vermişler, ama kadın fazla yatağımız ve odamız yok demiş biz kızlarla beraber yatarız sende yerde yatarsın demiş adama.... adam kabul etmiş ve hepsi aynı odada yatmışlar.... biraz zaman geçince adamın aklına tabi malum aktivite gelmiş ama nasıl olur hepsi beraber uyuyorlar diye sesini çıkaramamış.... biraz daha zaman geçince, dul kız başlamış sayıklamaya:
- Dula gel, dula gel diye adam dayanamamış tabi hemen çıkmış yatağa dula sokulmuş, biraz takıldıktan sonra bekar kız başlamış konuşmaya:
- Bolu bırak dara gel, bolu bırak dara gel... adam mutlu bir şekilde kıza yönelmiş ama arada anne yatmakta.... adam tam geçerken kadının üstünden kadın başlamış sayıklamaya:
- Bok yeme sıradan gel, bok yeme sıradan gel..
Eşşek
Alman, İngiliz ve bizim Namı Kemal yine bir yarışmada karşılışırlar. Yarışma eşeği anırtma yarışmasıdır. Önce ingiliz girer, eşeğe vurur, iter kakar ama eşek gık demez, oda vazgeçer. Alman girer, kuyruğundan çeker, kulağından ısırır ama eşek gene ses çıkarmaz. Sıra Namı Kemal'dedir. Eşeğin yanına girer arkasına geçer ve eşekle birlikte olur. Eşek bi anda çılgınlar gibi anırmaya başlar. ilk yarışmayı Namı Kemal kazanır. İkinci yarışmaya geçilir. Bu sefer amaç eşeğin kafasını önce yukarı aşağı daha sonrada sağa sola hareket ettirmektir. İngiliz girer gene, hayvanın kafasını aşağı çeker sola iter ama kıpırdatamaz. Alman kendinden emin gelir, eşeğin kafasının üzerinde zıplar, sağa iter ama eşek yine kıpırdamaz. Sıra Namı Kemal'e gelir, Bu sefer Namı Kemal eşeğin karşısına geçer ve sorar "beni tanıdınmı" eşek evet anlamında kafasını bi aşağı bi yukarı sallar. Namı Kemal ikinci sorusunu sorar. "Bidaha yapıyımmı" eşek korku dolu gözlerle kafasını iki yana sallar.
Ne giyersen giy
Birgün Moiz'e maliyeden bir yazı gelir ve su su seneye ait defterlerinizi su tarihte kontrol için getirmeniz rica olunur. Moiz baslar kara kara düşünmeye
-"Acaba randevuya nasıl gitsem, iyimi giyineyim yoksa kötümü.." diye. Baslar herkese sormaya, bazısı der" iyi giyin" bazısı
-"Olur mu Moiz çok para kazanıyorsun zannederler, kötü giyin"
Sonunda Moiz'in uykuları kaçar, haham basına sormaya karar verir.Sabah kalkar gider haham basını beklemeye baslar. Hahamın yanında genç bir dul bayan vardır, onu bekler. Derken haham onu kabul eder, baslar Moiz anlatmaya..Haham dinler ve fikrini söyler. der ki :
-"Moiz yavrum, senin isin demin yanımdan çıkan bayanın isine benziyor. Ona da aksam görücü gelecekmiş, o da soruyor dar kısa etek mi giysem, yoksa uzun mu ? Bende dedim ki kızım ne giyersen giy adam seni sikecek!...".
Adalar
Namı Kemal bir aralar ün yapmış. Kimse kendisi ile laf yarışına giremiyormuş. Bunu yunanlı bir kadın duymuş ve ben onu mors ederim demiş. Neyse bu kadın Türkiye'ye gelmiş Namı Kemal'le görüşmüş. Namı Kemal'e demiş ki:
" Seninle laf yarışına girmeden önce seninle sex yapmak istiyorum" demiş.
Namı Kemal de kabul etmiş. Başlamışlar işe kadın sormuş:
"Yunanistan mı büyük Türkiye mi?"
Namı Kemal de
"Türkiye" demiş.
Kadın bir daha sormuş. Namı Kemal de yine Türkiye demiş. Kadın:
"Hayır Yunanistan daha büyük bak Türkiye'yi içine aldı".
Namı Kemal söyleyecek bir şey bulamazken taşşak larını görür ve derki:
"Bak adalar dışarıda kaldı."
Alayı ibne olur
Siirtli bir ibne ile Bursalı ibne E-5 te müşteri beklerken sohbete başlamışlar.Bursali demiş ki Siirt' liye
-"Sizin orda ibnelik zor olmalı her halde..."
Siirt' li:
-"Valla gelirler önce dayak atarlar sonrada alıp dağa götürüp yapacaklarını yaparlar.Tekrar dayak atıp orda bırakırlar."
Bursalı:
-"Bu dehşet verici bir sey canim der."
Siirtli:
-"Peki Bursa'da nasıl bu is diye sorar."
Bursa' li baslar anlatmaya :
-"Bize telefon acarlar.Kabul edersek gelip arabayla alırlar.Once hamama sonra da güzel kokular sürüp restoranta götürürler.Oradanda bara ve otele gidilir.İsimiz bittikten sonra da evimize bırakırlar."
Siirtli dayanamaz:
-"Bu sosyal imkanlar Siirt' e olsa, Siirt' in alayı ipne olur bee.."
Ajan
Namı Kemal bir gün ajanlarıyla ünlü İtalya'ya gitmiş. Cebinde beş parası kalmadığı ve çok aç olduğu bir gün bir restaurantın önünde yemek yiyenleri seyrederken birden gözüne birşey çarpmış. Yemek yiyen sakallı insanlar iyice karınlarını doyurduktan sonra kasiyer bayana giderek sakallarını okşuyorlarmış ve hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Durumu merak eden Namı Kemal konuşmaları dinlemek için kapıya doğru yaklaşmış. Sakallı adamlar yemek yiyip karınlarını doyurduktan sonra kasiyere gidip sakallarını okşayarak "ben ajanım" diyerek hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Birkaç adamı seyrettikten sonra Namı Kemal de içeriye girmeye karar vermiş. Bir güzel karnını doyurduktan sonra sıra hesap ödemeye geldiğinde, kasiyer bayana giderek sakallarını okşamış ve "Ben ajanım" demiş. Kasiyer bayan "Ama beyefendi sizin sakallarınız yok" deyince, Namı Kemal pantalonunu aşağıya indirmiş ve kasiyere "ben gizli ajanım" demiş.
Zebani
Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan dalarmış.Bu böyle sürüp gitmiş.
Bir gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çağırmış bir daha yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre. Bir gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için eğilmiş ve adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile kalmış ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onuda yanına çağırmış ve bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz demişler. Çocuk tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş. Çocuk bi bakmış cehennem buz gibi herkes donuyor.
Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki:
-Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle?
zebani cevap vermiş:
-amına koyiyim baban izin vermiyor ki eğil ipte iki odun atalım!
Pezevenk
Ülkenin birinde azgın mı azgın bir kadın varmış. Kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Namı Kemal gelmiş olsa olsa bu işi o becerir demişler ve çağırmışlar!
Namı Kemal´in de " Ben bu işi ancak karanlık bir oda da yaparım" diye özel bir isteği olmuş!
Neticede Namı Kemal ve Kadın karanlık bir oda da başlamışlar sevişmeye...
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş. İkisinde de tik yok...
24 saat sonra artık kadın pes etmeye başlamış ve seslenmiş
-"Yeter artık Namı Kemal yeter, ben öldüm!"
-" Ne Namı Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Namı Kemal? O nerde?
-"O dışarda bilet kesiyor abla"
Afacan
Afacan çocuk gece anne ile babasının sevişmelerini duydu ve sabah olunca babasına sordu:
-baba gece annem neden çığlık atıp inliyordu.
-annen akşam hastaydı oğlum.
-peki baba sen utanmıyormusun hasta bir kadını sikmeye.
Önce enini
Bir ülkede yaşayan bir kralın kızı sevişmelerden tatmin olmaz ve hiç zevk alamaz. Bunu üzerine kral kızını zevkten bağırtabilene 2 kese dolusu altın vereceğini söyler ve her ülkenin en azılı insanları çağrılır. Alman, Fransız ve Namı Kemal. Alman hazırlıklarına yapar ve kral sorar ''Seninkinin boyu kaç metre?'' Alman'' 1.30 metre der. İçeri girer fakat hiç ses çıkmaz.
Kral Fransıza sorar ''Seninkinin boyu kaç metre'' Fransız 2 metre''der.
Fransız da prensesi bağırtamaz.
En son Namı Kemal gelir ve kral ona da sorar seninki kaç metre? Namı Kemal 90 cm der ve girer. Girer girmez içeriden inanılmaz bir çığlık gelir ve Namı Kemal dışarı çıkar. Namı Kemal'e sorarlar ''Yav bizimki bukadardı ama yapamadı seninkinin boyu alt tarafı 90 cm nasıl yaptın derler. Namı Kemal cevap verir ''Bizim orada önce enini söylerler''
Kapıyıda çalarmış
Orta yaşlı zengin ve dul bir kadın artık hayatını yalnız geçiremeyeceğini anlayarak gazeteye bir ilan vermiş;
- ''Zengin bir dul bayan hayatını paylaşabileceği bir hayat arkadaşı arıyor yalnız aşağıda yazılı şartlarıma uyması gerekir''.
1. - ''BENİ DÖVMEYECEK''.
2. - ''BENİ BIRAKIP KAÇMAYACAK''.
3. - ''YATAKTA SÜPER OLACAK''.
Aylarca telefon çaldı. Ev mektuplardan geçilmedi ve kapının zili durmadı ama sonuçta kadın hiçbirini beğenmedi ve kendine uygun bulamadı. Bir gün kapı çaldı, kadın kapıyı açtığında yerde paspasın üzerinde yatan kolları ve bacakları olmayan bir adam gördü.
- ''Kimsin? Ve burada ne yapıyorsun?''.
- ''Merhaba, artık aramanız gerekmiyor, bugün şanslı gününüz ve ben hayallerinizdeki erkeğim bakın kollarım yok sizi dövemem bacaklarım yok istesem'de kaçamam!''.
- ''Eee.. Yatakta süper olduğunu nerden çıkardın?''.
- ''Kapıyı neyle çaldık sanıyorsun''...
İş görüşmesi
Namı Kemal bir gün bir iş görüşmesine gider
Bakar ki her görüşmeden çıkan kızgın neyse içeri girer içerde bir kurul görüşmeye gelenlere soru soruyorlar ve öyle işe alıyorlar Neyse bizim Namı Kemal geçmiş görüşme için. kurul başlamış söze
-Size bir soru soracağız ve öle işe alacağız
-Tamam demiş bizim ki
-Söleyin bakalım yolda gider 4 tekerlekli uzun ve yolcu taşıyan araca ne denir?
Namı Kemal de:
-Yolcu otobüsü demiş
-Tamam bildin ama bunun mitsubishi si war mercedesi war hangisi ama demi demişler.Sana bir şans daha veriyoruz demişler. Söyle bakalım havada uçar yolcu taşır nedir bu demişler.
-Yolcu uçağı demiş Namı Kemal
-Tamam bildin ama bunun Airlines i war Bussinesi war hangisi ama demi demiş kuruldakiler ve Namı Kemal i elemişler
Namı Kemal tam çıkacakken dönmüş ve:
-Peki ben size bir soru sorabilirmiyim demiş
-Elbette sorabilirisin demiş kuruldakiler.
-Söleyin bakalım kadınların iki bacak arasında bulunur üremeye yarar nedir bu? demiş.
Adamlarda
-Elbette ki am demişler
Bunun üzerine Namı Kemal de
-Tamam bildiniz ama ananızın amı olduğunu bilemediniz demiş.
Karpuzcu
Bir kadının kocası varmış kocası şehirlerarası otobüs şoförü olduğu için eve fazla uğramazmış..
Bir gün kadın pazara çıkar patatesçiden 1 kilo patates alır ve
- akşam evime gel ödeşelim der.
sırayla havuç cusunu erik çisini,elma cısını....bütün tezgahları gezer ve akşam tezgahçıları çağırır.
Akşam herkez eve gelir o sırada eve kocası gelir ve esnaf saklanmaya başlar.
Kocası olanları fark eder ve yüksek sesle;
- patatesçi çık dışarıya
Ses yok bu defa daha yüksek sesle;
- lan patatesçi dışarıya çık.
Çıkar ve karısının aldığı patatesleri adamın götüne sokar..sırayla havuçcusuna,erikçisini kim varsa karısının aldığı malları adamaların götüne sokar.En son karpuzcu kalır.Kadının kocası seslenir kapuzcudan ses yok.
- lan karpuzcu çık dışarıya.
Yine ses yoktur.Yatağın altından karpuzcu kısık bir sesle adama:
- abi karpuzları dilim dilim sokarsan çıkıyım....
Doktor Namık
Bizim Namı Kemal doktor olmuş bir zaman, ve kasaba kasaba dolaşıp derdi olana çare bulurmuş. Ama bizim Namı Kemal. çok çapkınmış ve gözüne kestirdiği hatunu hiç affetmez, şu veya bu şekilde muhakkak sikermiş.
Bir gün Namı Kemal. bir kasabaya gider. Orada çok güzel bir hanım görür ve bu hanımı sikmeyi kafasına koyar. Bir iki karşılaşmadan sonra anlar ki karının da bunda gözü var. Ama küçük bir sorun var o da karının hayvan gibi bir kocası var. (kasabanın ağalarından). Namık Kemal. kadına der ki sen al kocanı denize git, ondan sonra kocana de ki amıma yengeç kaçtı beni doktora götür, o da seni bana getirsin bende seni sikeyim. Kadın da tamam der. Kadın kocasıyla denize gider ve denizde yüzerken ansızın kocasının yanına koşarak gelir ve şöyle der:
"Kocacığım amıma yengeç kaçtı çok acıyor beni doktora götür"
Adam da hemen karıyı alır ve Namı Kemal.`in kliniğine gelirler.
Namı Kemal. sorar: Hayırdır neoldu?
Adam da der ki: "Bizim hanımın amına yengeç kaçtı bir bakıverin Dr. Bey".
Namı Kemal. söyle der: "E vallahi dostum bunun bir tek yolu vardır o da; sen karının amına seninkini sokacan, yengeç ısırınca çekecen yengeçi çıksın dışarı."
Adam der ki" Yooooo Dr. Bey , doktor sizsiniz siz yapacaksınız"
Namı Kemal.  "Ama nasıl ben sizin karınızın şeyine kendi şeyimi sokmam olmaz"
Neysa biraz münakaşadan sonra Namı Kemal. bayılarak bu görevi kabul eder ve başlar kadının üstünde gidip-gelmeye.
Bu arada koca sorar "neoldu neoldu?" Namı Kemal. der ki " daha daha".
Biraz sonra bizim Namı Kemal. şöyle derin bir " Ooooohhhhhhh " çeker.
Koca hemen sorar noldu ısırdı mı? der.
Namı Kemal. da bunun üzerine " Hayır , yengeç boğuldu!!!" der.
Çamaşır
Anne ve baba çocukları anlamasın diye sevişmeye "çamaşır yıkama" demişler. Yani sevişmek istediklerinde çamaşır yıkayalım'mı diyorlarmış.
Bir gün baba oğlunu çağırmış;
- "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacak mıymış" demiş.
Oğluda gitmiş ve sormuş.
Annesi;
- "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş.
Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş.
Anne yine aynı cevabı vermiş.
Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış;
- "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş.
Oğulda gitmiş babasına sormuş.
Babası;
- "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim" demiş.
Arap
Meşhur Namı Kemal yeni bir eve taşınır. Fakat sokak dar olduğu için evlerde birbirine çok yakındır. Namı Kemal akşam yemeğinden sonra pencere önünde otururken karşı evin penceresinde perde arasından çıplak duran kadını fark eder. Kadın da bunu görür ve yanına çağırır. Bizim Namı Kemal 'de durur mu?Hemen koşar tam kadını becerecek zenci kocası gelir. Bizim ki götü kaybeder. Ertesi gün Namı Kemal pencereden kadını görür ve davet alır.
-arap varmı? diye sorar.
-Arap yok. der kadın. Bizim ki koşar işe başlayacaklar, tam o sırada arap gelir bizimkini yine becerir ve bir kaç gün böyle sürer. Bir akşam kadın yine pencerede görünür. Namı Kemal sorar:
- Arap var mı arap? Kadın da:
- Yok bugün yok bizimki.Namı Kemal de
- Gelmiyorum ozaman!!!!
Uzaylı
Temel ile Fadime evlenirler. Tam gerdeğe girecekleri sırada uzaylı bir karı koca gelir. Uzaylı adam temel'e; "Bir geceliğine karılarımızı değişelim mi" der. Temel önce hayır der, fakat nasıl olsa yarın bunlar gidecek diye düşünür ve kabul eder. Fadime ile uzaylı adam odalarına giderler. Uzaylı adam aleti çıkarır. Fadime; "uyyyyyy çok kuçiktirrr" der. Bunun üzerine adam sağ kulağını çeker ve aleti uzar. Fadime şimdide; "uyyyyyy şimdi da çok incedir uşağummm" der. Uzaylı bu sefer sol kulağını çeker ve aleti kalınlaşır. Sabaha kadar seks yaparlar. Sabah olur, hepsi toplanırlar. Fadime ve uzaylı adam gecenin çok güzel geçtiğini söylerler ve temele nasıl geçtiğini sorarlar. Temel; "sormayın uşaklar amına kodumunin karisi bütün gece kulaklarumu çekip durdi." der.
Japon ile namı Kemal
Bir gün Namı Kemal iş icabı bir şehre gider. O gece o şehirde konaklaması gerekir ve akşamüstü kendisine bir otel aramaya başlar. Bulduğu otelde resepsiyon görevlisinden bir oda ister. Resepsiyon görevlisi Namı Kemal'e hiç boş odaları olmadığını sadece iki kişilik bir odada konaklayan erkek bir Japon müşterilerinin olduğunu söyler. Ayrıca bu şehirde bundan başka otel bulamazsınız der. Bizim Namı Kemal resepsiyon görevlisine olsun Japon müşterinizi gösterin ben onunla anlaşırım der. Japon'la aynı odada kalıp oda parasını paylaşma konusunda anlaşırlar. Odalarına yatmaya çıkarlar. Bizim Namı Kemal uyur. Japon ben su Türk'e bir oyun edeyim de bir daha ömrü boyu beni unutmasın diye düşünür ve kalkıp uykusu ağır olan Namı Kemal'in sakalını, bıyığını kaşını, kirpiğini traş eder. Sabah erkenden Japon odadan çıkar gider. Namı Kemal uyanır aynada elini yüzünü yıkarken halini görür ve delirir. Vay ibne Japon ben sana sorarım der. Fıkra bu ya ikinci gece Japon odaya gelir. Uyuma vakti gelmiştir. Namı Kemal hiç bozuntuya vermeden yatar uyku taklidine geçer. Bizim Japon kuş uykusunda bu Türk benden intikam alır diye bekler. Bir ara içi geçer bunun farkına varan Namı Kemal hemen kalkar Japon un şeyinin ucuna bir ip bağlar, ipin diğer ucuna ise kocaman bir taş ve çıkar otelin balkonuna. Tam bu sırada Japon kuş uykusundan uyanır. Bir şeyinin ucundaki ipe bakar birde Namı Kemal'in elindeki kayaya. Şeyim kopacağına atlarım aşağı daha iyi diye düşünürken Namı Kemal kayayı balkondan aşağı bırakır. Japon yataktan fırlar ve kayanın peşinden atlar. Namı Kemal ardından bağırır - Atla eşşoğlueşek atla! Taşşak ları da karyolaya bağladımmmm.
Homosexüel
Temel 20 senedir Almanya'da yasıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki
Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar. Sormuşlar;
- "Niye dönüyorsun" diye.
Temel "homoseksüeller yüzünden" demiş.
Bürodakiler şaşırmış ;
- "Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler"
Temel; "Beni rahatsız etmiyorlar" demiş.
Bürodakiler yine şaşırmış ;
- "Peki neden gidiyorsun.
Temel cevaplamış;
- "Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl öncede evlenmelerine izin çıktı. Homoseksüellik MECBURİ olmadan dönmek istiyorum."
Pasişahın atı
Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir yarışma açmış. Buna göre kim padişahın atını güldürmeyi becerirse 1 kese altın alacak. Her tarafa haberler salınmış, duyurular yapılmış. Yarışma zamanı gelince herkes deniyor ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım saat bazısı 2 saat uğraşıyor ama sonuç yok.
Bizim Namı Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra buna gelince, atın bulunduğu odaya almışlar, 1 dakika sonra Namı Kemal odadan çıkmış ve atı güldürdüğünü altınlarını almak istediğini söylemiş. Padişah ve görevliler şaşkınlık içinde tabi bir bakmışlar hakikaten at gülmek ne demek kahkahalar atıyor yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta altınları vermişler Namı Kemal'e.
Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamışlar. Son çare olarak Namı Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını istemişler. Namı Kemal bir kese daha altın verirlerse bunu yapacağını söylemiş. Kabul edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini atın olduğu odaya almışlar tekrar, yine girişi ile çıkışı bir anda olmuş. Bir bakmışlar at bu sefer ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam altınlar verilirken, padişah
- Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl güldürdüğünü ve şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin
Namı Kemal başlamış anlatmaya
- Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına yaklaşıp 'benimki seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı.
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın
diye atılmış padişah merakla.
Namı Kemal padişahın yanına yaklaşmış 
- Şimdi de çıkarıp gösterdim
Paraşütçü
Temel askerdeyken paraşütle uçaktan atlayacakları için çoook korkmaktadır bir gün önce temel rüyasında annesini görür annesi;
- ''oğlum yarın paraşütün açılmayacak'' demiş.
sabah olmuş sıra temel'e gelmiş. Temel komutanına rüyasını anlatmış ve paraşütleri değişmişler temel yavaş yavaş aşağıya inerken komutanı çok hızlı bir şekilde aşağı giderken temel sormuş;
- ''nereye komutanım''.
- ''ananıı sikmeye gidiyom ananıııı''...
Kabilede test
Namı Kemal günün birinde Afrika'da yamyam bir kabilenin eline düşer. Kabile reisi Namı Kemal'e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten başarıyla geçmesi olduğunu söyler. Bunun üzerine Namı Kemal ölmektense testi kabul eder. Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar. Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır. Birinci kulübede bir kasa viski, ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan, üçüncü kulübede ise kabilenin en azgın hatunu. Namı Kemal önce bir kasa viskiyi içecek sonra aslanın dişini çekecek en son olarak ta kadını sikecek. Derken test başlar ve Namı Kemal birinci kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok derken 6-7 saat sonra yalpalayarak dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır. Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle birlikte kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir, aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder. Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Namı Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek "dişi çekilecek orospu nerde" diye sorar.
Hapisten kaçan adam
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar;
- "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla'ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!".
Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur;
- "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından'da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, bende seni seviyorum!"...
Lokanta
Adamın biri Namı Kemal'in garsonluk yaptığı lokantaya gider. Namı Kemal adamın yanına gelir ve sorar ne istersiniz. Adam bizim Namı Kemal'e şaka yapmak için derki "Bana cacık macık daracık  amcık getirirmisiniz." Bunu duyan Namı Kemal'de lafmı yok. Adama şöyle der  Bugünkü mönümüzde bunlar yok. Bugün mönümüzde dalak malak kol gibi yarak var
Deney
Deney yapmak için bütün hayvanları dişisi erkeğiyle bi gemiye toplayan bilim adamı, yolda bütün erkek hayvanların dişilerle çiftleştiğini gemide nüfus çoğalması olduğunu görür.. Bunu engellemek için bütün hayvanları bir araya toplar ve konuşmaya başlar;
- ''Yolda gördüm'ki bütün erkekler dişilerle çiftleşiyor gemide gitgide çoğalıyoruz. Bunu önlemek için bütün erkek hayvanların şeyini kesip karşılığında makbuz vereceğim. Limana geldiğimizde erkek hayvanlar makbuzunu geri verecek şeyini geri alacak''. demiş.
Ve adam aynen dediğini uygular. Ertesi gün erkek kanaryanın kendisine bişi yapamayacağını bilen dişi kanarya erkek kanaryanın karşısına geçim onu tahrik etmeye başlar.
- ''Sen erkek diiilsin senin şeyin bile yok!''.
Diye erkek kanaryayı sinirden deli eder. Erkek kanarya hırsından kahrolarak bir haftayı geçirir. Bir hafta sonra dişi bi bakar ki erkek kanarya kahkahalarla gülüyor sevinçten zıp zıp zıplıyor;
- ''Hayrola şeyini kaybedince aklını'da kaybettin galiba'' der.
Erkek kanarya zıplamaya devam eder;
- ''Liman'a inelim göreceksin''..
dişi kanarya şaşırır;
- ''Limana inince ne olacak'ki''.
Erkek kanarya kahkahayı basar;
- ''Eşşeğin makbuzunu çaldım''.
Padişah ile namı kemal
Padişahın bir gün canı sıkılır vezirine küfretmek istediğini söyler.
Vezirde Namı Kemal adında birini tanıdığını ve çok küfürbaz olduğunu anlatır. Padişah Namı Kemal'i çok merak etmişti.
Vezirine emir vererek Namı Kemal'i çağırır.
Namı Kemal geldikten sonra Padişah
- Çıkma yemiş ağacına koparma dalını malını
Namı Kemal hemen
- Düşersen aşağı görürsün ananın amını.
Padişah bu küfür karşısında çok sinirlenir ve Namı Kemal'i zindana atar. Aradan bir süre geçtikten sonra Padişahın canı tekrar sıkılır.
Vezirine Namı Kemal'i çağırmasını ve Divanı topladıktan sonra Namı Kemal'in küfür edemeyeceğini söyler.
Namı Kemal gelir. Padişah
- Gittim karadenize tuttum bir alabalık.
Namı Kemal
- sikerdim ananı ama etraf kalabalık.
Penis in zam isteği
Bir gün penis çalışma şartlarından şikayetçi olduğu için yönetime zam talebinde bulunur;
- Ben penis olarak aşağıdaki nedenlerden dolayı zam istiyorum:
- Bedensel olarak çalışıyorum...
- Her işimde mutlaka kafamı da kullanıyorum...
- Hem derin, hem yüzeysel işlerde çalışıyorum...
- Tatil, bayram tatilim ve senelik izinlerim yok...
- Karanlık, havasız ve rutubetli ortamlarda çalışıyorum...
- Çalışma ortamım çok sıcak ve fazla mesai ödenmiyor...
- 'Yaptığım işlerde hastalığa kapılma olasılığım çok yüksek.Buna rağmen sosyal güvencem yok.'
Buna karşılık Yönetim Kurulundan hemen bir cevap gelir;
- Sevgili Penis, zam isteğiniz değerlendirildi ve aşağıdaki gerekçelerden ötürü olumsuz karşılandı:
- Aralıksız 8 saat çalışamıyorsunuz...
- Kısa zamanda yorulup, saatlerce uyuyorsunuz...
- Verilen işleri seçip her işi yapmıyorsunuz, itiraz ediyor, uyumsuz davranıyorsunuz...
- Kendiliğinden işe başlayamıyorsunuz, sürekli teşvik ve motivasyon bekliyorsunuz...
- İşiniz bitmeden bazen işinizi terk ediyorsunuz...
- Çalışırken iş elbisesi kullanmıyor, hatırlatınca itiraz ediyorsunuz...
-İşiniz bittiğinde arkanızda dağınık ve pis bir ortam bırakıyorsunuz...
- 60 yaşına yaklaşmadan çalışamaz hale geliyorsunuz...
- Ve belirtmeden geçemeyeceğim; sürekli yanınızdaki şüpheli iki topla görülmeniz düzensiz yasam sürdüğünüzü gösteriyor...
Saygılar.Yönetim Kurulu
Hafta sonu
Ellili yaşlardaki memur hafta aşırı yapmaktadır o işi. Eşide sürekli kendisini eleştirmektedir.:
-"Alttaki yeni evliler günde iki kez, yan bloktaki on yıllık evliler haftada yedi kez yapıyorlarmış" diye.Adam
-"Bunda ne var.Biz de hafta sonu onkez yaparız, sonra bir duş alır işe giderim" der. Kadın son derece sevinir.Hafta sonunu iple çeker. Hafta sonu başlarlar her iş yaptıktan sonra adam sorar kaç oldu?
-Karısı her defasında iki, üç diye cevap verir.Dokuzuncuyu yaparlar gün ışımaktadır.
-Adam karısına onuncu yetişmeyecek herhalde der, duşunu alır işe beş dakika kadar da geç kalır. Kendisini daire müdürü kapıda karşılar. Adam beş dakika geç kalmanın verdiği mahçuplukla:
-"Efendim beş dakika geç kaldım özür dilerim."
Müdür:
-"Bırak beş dakikayı, sen Pazartesi-Salı nerdeydin önce onu söyle!.."
Cücelerin balayısı
Adam evliğin ilk gününü beş yıldızlı bir otelde geçirmeye karar verir.yandaki odadan her yirmi dakikada bir haaydiii hooopp. küttt.... sesinden sonra paldır küldür ses gelince oda servisini çağırıp sorar:
-"Kim var yan odada?"
Cevap:
-"Sizin gibi yeni evliler."
Gürültü her yirmi dakikada bir sabaha kadar devam eder.Sabahın ilk ışıklarında başlar adam yandaki kapının önünde beklemeye.. Sabah sekiz civarında iki cüce çıkar sarmaş dolaş kapıdan.Bizimki çeker cüceyi kenara sorar:
-"Kardeşim nerden aldın bu kadar enerjiyi.sabaha kadar her yirmi dakikada bir?"
Cüce:
-"Biz bir yatağa çıkabilseydik sen bizi o zaman görecektin.Aaah ah..."
Muhtarın oğlununkine bak
Ağa oğlunu evlendirmek için ne kadar uğraşsa da oğlu zamane kızlarının ahlakının bozuk olduğu bahanesiyle hep erteler
kızlarla bizzat konuşmadan evlenmem der
neyse durmuş ağanın kızı ile oğlanı görüştürürler
oğlan kıza sikini gösterip bu ne diye sorar kız da:
-Pipi der
Oğlan aradığını bulmuştur kızla evlenirler oğlan senede bir aynı soruyu sorar ve aynı cevabı alır
daha kızın gözü açılmadı diye düşünür hep
aynı soruyu sorduğu bir gün yine aynı cevabı alınca :
-Hayır der bu pipi değildir yaraktır der
kızda hemen cevabı yapıştırır:
-Sen daha yarak görmemişsin git de muhtarın oğlununkine bak.
Pipi büyültme
İki erkek kardeşin aletlerinden biri çook küüçük diğeride aşırı büyükmüş.Bunu dert eden kardeşler ne yaptıysalar bu hastalığa çözüm bulamamışlar bir gün bunun için bir doktor tavsiye etmişler ve gün o gün doktara gidip dertlerine deva aramışlar.

-Doktor; günden ikikere bu ilaçları alacaksınız ama sakın saatini geçirmeyin deyip kontrol için hafta gün verip yollamış.hafta gelip çattığında küçük erkek kardeş doktorun karşısına dikilip doktor bu ne ha bit kadar oldu yaktın beni demiş doktor şaşkınlıkla sormuş peki abin nerde ?

-köşeyi bi dönebilse ananı sikecek ama dönemiyor...
Ağzına alsana
Adamın birisi çölde aç susuz ve yorgun ancak cepleri para dolu vaziyette yolunu bulmaya çalışırken karşısına bir deve satan adam çıkar. Adam hemen sorar develerin fiyatlarını. Satıcı tek tek gösterir.
- Şu gördüğün genç deve 1200$
- Yanındaki iri olan 1500$
- Şu ufak olan ama çok güçlüdür 2000$
- Şu en sondaki ise 5000$
Adam merakla sorar;
- Yahu o en yaşlı ve güçsüz olanı niçin bu kadar pahalı?
Satıcı;
- O Deve özel bir devedir. Yolda teklemeye başladığı zaman hemen masturbasyon yaptırırsın ve fişek gibi yola devam eder.
Adam şaşırmış ama hoşuna gitmiş olay ve deveyi almış. Yola koyulmuşlar. Bir kaç km gittikten sonra deve birden durmuş. Adam hemen inmiş deveden, almış eline deveninkini ve başlamış masturbasyona. Deve aşka gelmiş başlamış koşturmaya. Bir kaç km sonra yine durmuş. Adam aynı şekil yine asılmış deveninkine deve yine canlanmış tabii. Derken deve ileride yine durmuş. Adam inmiş 1 posta çekmiş tık yok. 2. kez asılmış yine tık yok. Allah allah demiş 3,4,5 olmuyor. Adam kara kara düşünürken deve adamın kulağına eğilmiş,
- Ağzına alsana.
Baş sağlığı
Adamın biri sex i çok ama aşırı çok severmiş.Evlendikleri günden beri hergün bazen günde 3 veya 4 kez ilişkide bulunurmuş.Akşam sabah demez hatta dükkanı kapatır gelir yine hanımıyla birlikte olurmuş.Ama gel git kadın dayanamaz olmuş neyapsam ne etsedem de şu adamın elinden kurtulsam diye kara kara düşünürmüş.Komşusuyla bir gün otururken komşusuna derdini anlatmış.
- Ay komşucum hic sorma bıktım bu adamdan üstümden inmez oldu benimkide can dayanamıyorum artıkdemiş.Komşusuda:
-Bak komşucum akşam senin herif gelince falan akrabam öldü yastayım de en azından 3 veya 5 gün rahat edersin demiş.
Kadında komşusunun lafını dinlemiş.Akşam beyi gelince ağlamaklı bir sesle:
- Bey benim falanca akrabam öldü sakın yanıma yaklaşma demiş.
Adam tamam hanım desede ''ulan ne yapsakta şu karıyı yatağa atsak'' diye düşünmeye başlamış.
Ertesi gün aklına bir fikir gelmiş hemen dükkanı kapatıp eve gelmiş.odaya girip pipisinin üzerinede siyah bir kurdele bağlamış.İçeri girip donunu indirince Karısı:
- Aaa bey ben nededim yastayım yine mi geldin. Adam:
- Yok karıcım bizim ufaklık sana bir baş sağlığı dilemek için hemen bi girip çıkıcak.
Kimse görmüyorki
Vücudu oldukça güzel genç bayan tatilinin hemen her gününü kaldığı otelin terasında güneş banyosu yaparak geçirirmiş. İlk günü mayosu ile güneşlenmiş, ama sonraki günler bakmışki otelin en üst katında onu kimse göremiyor, mayosuz sere serpe güneşlenmeye başlamış. Gene böyle yüzüstü güneşlenirken merdivenlerden birisinin çıktığını duyarak havlusu ile poposunu örtmüş. Merdivenleri bir solukta çıkan otelin müdür yardımcısı nefes nefese;
- "Pardon, Hilton oteli güneşlenmeniz konusunda birşey diyemez ama dünkü gibi mayonuzla güneşlenirseniz çok iyi olacak"...
- "Ne farkeder, Beni burada kimse göremez, ayrıca bu havlu ilede örtünüyorum bakın"...
- "Tam olarak değil, Tavanı cam olan restoranın üzerinde güneşleniyorsunuz"....
Potansiyel orosbo
Çocuğun birisi, bir gün matematik dersi sonrasında kafasında bir takım soru işaretleri ile babasına gelir.
Babası;
- ''Oğlum bugün okul nasıl geçti'' diye sorar.
çocuk babasına;
- ''Babacığım herşey iyiydi ama matematik dersinde anlatılan reel ve potansiyel kavramlarını anlayamadım''.
Bu durum üzerine babası çocuğuna bu kavramları ilğinç bir yöntemle anlatmaya karar verir.
Çocuğuna;
- ''annene git ve ona 1 milyon dolar karşılığında Robert De Niro'yla yatıp yatmayacağını sor'' der.
Çocuk gider ve sorar.
Annesi;
- ''1 milyon dolara gerek yok, bedava olarak seve seve Robert De Niro'yla yatabilirim'' der.
Çocuk bu cevabı babasına iletir. Bunun üzerine babası çocuğun ablasına giderek ona 1 milyon dolar karşılığında Leonardo Di Caprio`yla yatıp yatmayacağını sormasını ister. Çocuk ablasına gider ve sorar. Ablasıda annesi gibi, 1 milyon dolar`a gerek olmadığını bedava bile seve seve onunla yatabileceğini belirtir. Çocuk bu cevabıda babasına iletir. Babası ise şöyle der;
- ''İşte oğlum sorularının cevabı şu anda elimizde reel olarak 2 milyon dolar para ve 2 tane potansiyel orospu var'' der...
Keçi
Adamın biri işine giderken boş bir binanın önünden geçer ve bu sırada gözüne şu yazı takılır.
'Giriş 10 dolar'.
Şaşırır boş bir bina içinde ne olabilirki diye merak eder. Tabi bu arada cebindede sadece 10 doları vardır. Ama merakını yenemez ve içeri girer. Bomboş bir oda ve odanın ortasında bir keçi. Çok sinirlenir. Keçiyi yakalayıp bi güzel siker.
Ertesi gün yine aynı binanın önünden geçer ve bir grup insanın binanın arka tarafına doğru gittiğini görür. Herkesin küçük bi delikten içiri baktığını görünce yine dayanamaz bende bakacağım der ve bide ne görsün. Bi adam bi adamı sikiyor.
- Ulan ibnelere bak be. Hiç ahlak kalmadı derken kalabalıktan biri yüksek sesle:
- Birader sen ne diyosun bu bişeymi dün adamın biri keçiyi sikiyordu.
Barmenin tavsiyesi
Adamın biri barda öyle üzğün üzğün etrafına bakıyormuş. Bu durumu farkeden barmen, hemen adamın yanına giderek konuşmaya başlamışlar;
Barmen;
- Derdiniz nedir bayım?.
Adam;
- Derdim çok büyük barmen bey karım bir türlü orgazm olmuyor.
Barmen;
- Size uyğun bir çözümüm var.
Adam;
- Nedir?.
Barmen;
- Silah alın ve yastığınızın altına koyun. Karınız tam orgazm olacağında bir el silah atın. Bakın o zaman nasıl orgazm oluyor der...
Adam eve gider. Romantik bir ortam hazırlar. Derken sevişirler. Adam eline silahı alır kadın orgazm olmaya yakın adama;
- Hadi 69 yapalım der...
Adam ve kadın 69'a başlarlar adam bir el silah atar ve..
Aradan bir kaç gün geçer. Aynı adam yine barda üzgün üzgün oturmaktadır. Bunu gören barmen...
Barmen;
- Oğlum bir işi beceremedin'mi? Yapmadın'mı dediğimi? diye sorar..
Adam anlatır;
- Silahı aldım. Yastığımın altına koydum. Tam sıkacaktım bizim kadın 69 istedi. Tamam dedim. Kadın tam boşalacaktı bir el silah sıktım...
Barmen;
- Eeee... işe yaradı'mı? diye sorar barmen...
- siktir lan.... silahı sıktım 1. Bizim karı korkudan yüzüme sıçtı,
2. sikimin 3 santimi gitti, 3. dolaptan elleri havada çıplak bir adam çıktı...
Papağan viagra yutarsa
Adam kendisi için aldığı Viagraların papağanı tarafından yutulmuş olduğunu farkeder. Papağanı ateş basmıştır. Adam sinirlenerek ateşi düşsün, soğusun diye buzluğa atar papağanı. 4 saat sonra buzluğu açıp papağana bakan adam, papağanın hala ter içinde olduğunu görür ve şaşırır.
- "Ne oldu sana? Niye terledin? Saatlerdir buzluktasın"...
- "Lan bu donmuş tavukların, donmuş bacaklarını hiç ayırmaya çalıştın'mı sen?"...
Nane
Bir otele yapılan baskında bir sürü fahişe
yakalanmış. Baskında yakalanan fahişeler o kadar
çokmuş ki karakola sığmamışlar. Dışarıda sıra
olmuşlar. Tek tek ifadeleri alınıyormuş.Yoldan geçen
yaşlı bir nine uzun kuyruğu görünce merak etmiş ve
oradaki fahişelerden birine sormuş:
"Bu ne kuyruğu evladım!"
Kızlardan biri dalga geçenek
"Nane sekeri kuyruğu nine!!" demiş.
Nine mutlu olmuş.
"İyi çok severim, ben de alayım..."
Bu da girmiş kuyruğa. Polis herkesin ifadesini
alıyor ya, sıra buna da gelmiş tabiii. Polis memuru
karşısında yaşlı başlı kadını görünce şaşırmış.
"Nine sen de mi yedin bu naneyi "
diye çıkışınca yaşlı kadın hemen cevap vermiş.
"Ah !! Bende nerde o diş evladım. Ben sadece emiyorum."
Lufthansa
Bir kadın evlilik yaşına gelmiş üç kızını da evlendirir. Ertesi gün gerdek gecelerinin nasıl geçtiğini merak eder. Bu merakını yenmek için önce büyük kızını arar ve sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, More sigarası gibiydi''.
Annesi bir şey anlamaz ve hemen More sigara fabrikasını arayarak, ürettikleri sigaranın özelliklerini sorar. Görevli, bu sigaraların en önemli özelliğinin ince ve uzun olduğunu söyler.
Birkaç saat sonra da ortanca kızını arar ve aynı soruyu sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, Fruko gazozu şişesi gibiydi''.
Annesi gene bir şey anlamaz ve hemen gazoz fabrikasını arayarak, gazoz şişelerinin özelliğini sorar. Görevli, bu şişelerin ağız kısımlarının dar, alt kısımlarının da kalın olduğunu söyler.
Küçük kızdan günlerce haber alamayınca meraklanan anne, dayanamayarak ona da telefon edip aynı soruyu sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, Lufthansa uçakları gibiydi''.
Bundan da bir şey anlamayan anne, hemen Lufthansa şirketini arar ve görevliye;
- ''Sizin uçaklarınızın özelliği nedir?''.
Görevli;
- ''Tabi hanımefendi, hemen söyleyeyim, uçaklarımızın en önemli özelliği her beş dakikada bir inip kalkmalarıdır''...
tecavüz
12 yaşında bir çocuk bir kadına tecavüz etmekten yarğılanıyormuş. Üstelik çocuğun avukatı da bayanmış. Mahkemede bayan avukat, çocuğun pipisini dışarı çıkarıp eline almış ve sallayarak;
- ''Hakim bey, bu çocuk bu ufacık pipisiyle bu kadına nasıl tecavüz edebilir?''...
Tam bu sırada çocuk avukatın kulağına eğilerek fısıldamış;
- ''Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedicez!''...
Erkekmiş
Adam ve kadın barda karşılaşırlar. Aradaki sıcak etkileşim sonucu soluğu kadının evinde alırlar. Ateşli bir sevişmeden sonra adam yatağın yanında duran fotoğrafı görür. Bu arada adamın kulağı ile meşgul olan kadına;
"Hey baksana bu adam senin kocan mı?" diye sorar.
Kadın "I- ıh " diye cevap verir kısaca ve adam ile uğraşmaya devam eder.
Ama adamın kafasına takılmıştır bir kere.
"Peki erkek arkadaşın mı?" diye sorar.
Kadın yine kısaca "yo" diye cevap verir. Adamın merakı iyice artmıştır.
"O zaman baban yada erkek kardeşin olmalı" der.
Kadın gülümseyerek
"Hayır, hayır değil" der.
Adam dayanamaz ve "Allah aşkına söyle o zaman kim bu adam" der.
Kadın kafasını adama çevirir gözlerinin içine bakar ve gülümser;
"2 yıl önceki fotoğrafım." der.
Tarikat
Temel tarikata girmek için başvurmuş. Şeyhin karşısına çıkarmışlar. Temel;
- ''Şeyhim tarikata girmek istiyorum'' demiş.
Seyh'de;
- ''Olur, ama 3 hafta karınla yatmayacaksın'' demiş.
Neyse aradan üç hafta geçmiş ve temel şeyhin önüne tekrar gelmiş. Şeyh sormuş;
- ''Temel tamam'mı? Sabredebildin'mi?.
Temel;
- ''Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. ikinci hafta sabrım çok zorlandı. Ama dayandım üçüncü hafta bir gün Miğros'a gitmiştik. Benim karı üst raflardan bir iki paket almaya çalışıyordu. Hatunun bacakları gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düştü. Benim karı da paketleri almak için eğilince dayanamadım daldım'' demiş. Şeyh de;
- ''Aaaa olmadı şimdi biz seni tarikata alamayız'' deyince.
Temel;
- ''Boşver tarikatı bizi artık Migros'a bile almıyorlar''...
Azgın horoz
Çiftçi tavukları için yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarcı;
- "İstediğiniz herşeyi bu horoz yapar" diye azğınmı azğın bir horoz satar.
Adam çiftliğe döner, horozu kümese koyar koymaz tüyler uçuşur, gıdaklamalar başlar. Çiftçi çok memnundur. Ama horoz çok azğındır, adam endişelenmeye başlar horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalışır, başaramaz.
Neyse der, eve döner. Ertesi gün bir bakar'ki horozun ayaklar havada dil dışarıda yatıyor ve hatta tepesinde bir akbaba uçuşuyor.
Çiftçi kendi kendine;
- "Eh işte geberdi" diye söylenir.
Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarım ağızla ve kısık sesle homurdanır;
- "Git lan git!.. Kaçıracan şimdi akbabayı"...
Boynuna dola
Adam kıyafet balosuna gidecek, kıyafet satan bir dükkana girer. Adam baba kılığı için bir yaprak ister. Ama satıcı hangisini gösterdiyse
- ''bu küçük'' deyip beğenmez.
Satıcı merakla adama;
- ''beyefendi sizinki kaç santim'' der.
Adam'da söyler. Satıcı biraz düşündükten sonra;
- ''valla beyefendi en iyisi siz onu boynunuza dolayın'da benzin pompası kılığında gidin'' der.
Fişi tak
adam iş dönüşü evine geldiğinde karısını yatakta çırılçıplak uyurken gördü. adamın cinsel arzuları birden uyandı. yanına uzanıp göğüslerinin uçlarıyla oynamaya başladı.
kadın uykulu bi sesle:
''kocacığım ne yapıyorsun?''
''karıcığım. kısa dalgadan Çukurova radyosunu arıyorum.''
''kocacığım fişi takmazsan radyo çalışırmı?
Rahibe
Adamın biri otobanda arabası ilerlerken yol kenarında bir rahibe otostop yapmış Adam durup almış rahibeyi arabasına. Biraz gittikten sonra adamın aklına kötü kötü şeyler gelmeye başlamış ve vites değiştirirken yanlışlıkla çarpmış gibi elini rahibenin bacaklarına atmış. Bakmışki rahibe itiraz etmiyor, başlamış bacaklarını okşamaya. Rahibe ninde memnun olduğunu görünce arabayı bir ağacın altına çekip başlamış rahibeyi mıncıklamaya. Rahibe:
- Tamam sana vericem ama önden değil arkadan. Çünkü biliyorsun biz rahibeler bakire olmak zorundayız.
Adam kabul etmiş ve rahibeyi bir güzel becermiş. Tekrar arabaya binip yola devam etmişler. Rahibe ilerideki kasabada inmek istemiş. İnerken adam çok memnun kaldığını bunu tekrarlamak için onu nasıl bulabileceğini sorunca rahibe şu cevabı vermiş:
- Beni bulmak kolay, buralarda rahibe kılığında dolaşan ibne nerede diye sorarsan herkes benim yerimi tarif eder...
O senden daha iyi
Anadolunun Ağalık düzeni süren bölgelerinde, herkes başı sıkışınca, bir derdi olunca doğru ağaya koşar.
Çünkü Ağa güçlüdür, beceriklidir, herşeyi bilir.
Küçük Reşo'nun da kamışına su yürümüş.
Yani ergenliğe erişmiş. Ama bu farkında değil aleti devamlı şişiyor ağrıyor. Hastalandığını sanır ve doğru Ağaya koşmuş.
Kapıyı açan Ağaya aletini göstererek ağlamaklı bir sesle :
- Ağam şişti, inmir...!
Ağa durumu anlamış. İçerden buz almış ve Reso'nun alete buzu basmış.
Buzun etkisiyle ağrı ve sislik kalmamış. Reşo rahatlamış ve mutlu bir şekilde eve dönmüş.
Ama ertesi gün ayni dert. Yine sislik ve ağrılar. Tekrar Ağaya koşmuş. Yine buz faslı. 3. gün yine ağrı ve şişten şikayetle Ağaya koşmuş. Kapıyı çalmış. Bu kez Ağanın karisi açmış kapıyı.
- Abla Ağam evde yok mudur ?
- Yoktur Ula ne yapacaksın Ağayı ?
Reso, bu kez Ağanın karısına aleti işaret ederek, sızlanmış:
- Abla sisti. inmir..!
Abla durumu anlamış ve Reso'yu içeri almış. Reso'nun aletini bir güzel indirmiş ve göndermiş. Reso, bu tedavi yönteminden oldukça memnun kalmış. Ertesi gün yine dayanmış Ağanın kapısına.
Kapıyı bu kez Ağa açar.
- Yine ne var ula, demiş.
- Ağam, abla yoktur.?
- Ablayı ne yapacaksın ula pok yiyen.?
Reso, aletini işaret ederek;
- Vallah Ağam o senden eydir. O hem şişini indirir. Hemde iltihabını alır.
Hat karışınca
Adamın karısı gece yarısı doğum yapmıştı. sabah ilk iş hastaneye telefon edip durumlarını sormak oldu.
- Alo orası doğum servisimi?
- Evet efendim.
- Servis şefi ile görüşebilirmiyim. tam osırada hatlarda bir karışıklık olur ve müşterisiyle konuşan bir otomobil tamircisi hatta girer. cazırt cuzurt kısa bir parazit sesleri ve daha sonra hat eskisi gibi netleşir.
- Alo... alo sesim geliyormu aloo?
- Evet devam edin.
- Sesim şimdi daha iyi geliyor galiba sizinkide düzgün gelmeye başladıda...
- Merak edilecek birşey yok burada herşey yolunda onu iki gün içinde evinize göndeririz.
- Demek herşey yolunda bir problem yok. Aslında nekadar zorluk çektiğimizi bilemezsiniz beyfendi. Her tarafını elden geçirdik. İşe yaramaz hale gelen yerlerini değiştirdik iki gün sonra yeniden kullanmaya başlayabilirsiniz.
- Nasıl yeniden kullanabilirim anlayamadım?
- Hiç merak etmeyin sonuçtan çok memnun kalacaksınız girişini daralttık çok fazla genişlemişti,herhalde fazla zorlamışsınız.
- Fa, fa, fakat...
- Yooo hayır hiç itiraz etmeyin zorladığınız belli. Bu arada çıkışıda biraz açtık. Tıkanmıştıda...
- Çıkışmı? nasıl yani?
- Hani gaz çıkan delik canım. O kadar iyi açıldıki şimdi gaz çıkarırken sesini dinlemek bir zevk haline geldi.
- Neeee.?
- Dediğim gibi herşey yolunda. Emin olmak için dün akşam bizzat kendim denedim. herşey okadar iyiydiki neredeyse son model oldu vallahi. Bu sabah yedi kişi birden çıktık üstüne banamısın demedi. Artık öyle hızlıki hiç sormayın çok memnun kalacaksınız çoook.
Açılmamış mal
iki ibne taksiye binmişler ve yola koyulmuşlar bu sırada birisi vaart diye yellenmiş biraz gülmüşler ve az sonra ikincisi zaart diye yellenmiş yine gülmüşler bu arada taksicininde yelleneceği tutmuş fakat ayıp olmasın müşterilere;
- "ciizzzzzzzzttt" diye bir ses çıkartmış.
ibnelerden bir hemen atlamış;
- "bak bak açılmamış mal nasıl belli oluyor" demiş.
Adı neydi
Genç güzel ve zengin bir hanım arabasıyla şehirdışı bir seyahate gider. Bir müddet yol aldıktan sonra aksilik bu ya araba bozulur. Kadın çareyi inip en yakın yerleşim birimine kadar yürümekte bulur. Hava kararmış kadın sapa bir yolda bulmuştur kendini. Bir anda ne olduğunu anlamadan iki kişi kollarından yakalayıp kuytuya çekerler kadını ve bir güzel tecavüz ederler.
Olaydan haftalar sonra kadın psikoloğlar yardımıyla kendini zorda olsa toparlar. Bu arada zanlılar yakalanmış ve mahkeme günü gelmiştir.
Hakim;
- ''Buyrun hanımefendi, bize olay gününü anlatın''....der
Kadın;
- ''O gece bu iki beyefendi beni kollarımdan tutup tenhaya götürdüler. Üzerimde ne varsa parçaladılar. Bu iki beyefendi penislerini benim rızam olmadan vajinama soktular gereğin yapılmasını istiyorum hakim bey''.. der.
Hakim olayın tek görgü tanığı olan bekçi Mahmut'u çağırır;
- ''Anlat bakalım neler gördün, yalnız hanımefendi gibi kibar ve tutarlı davran''... der.
Mahmut:
- ''Valla hekim bey... Aha bu karı... pardon hanfendinin anlattıkları aynan doğridir. Ha bu bizim ahmet'le haydar olacak şerefsiz.. pardon beyefendiler bu bayanın üzerini bir gözel soymuşlardır. Aha bu haydar olacak gavat...pardon beyefendi yarrağı.. pardon penisini bu bayanın viji...vojun..vigi''...
- ''yav hanfendi sizin amcuğun adı neydi?''...
Saf gelin
Köyün birinde bir kız yaşardı.Ailesi bunu okula göndermediği,dışarı çıkartmayıp,köyün delikanlılarından uzak tuttuğu ve bundan dolayı cinsel hayatı bilmediği için ona saf derlerdi. Bir gün bu kızı hasan adında biriyle evlendirirler ve sıra gerdek gecesine gelir.Hasanın sikini gören saf gelin şaşırır ve bu ne diye sorar. Hasan anlatmaya başlar:
-Bundan sadece bende var başka kimsede yok, sakın kimseye söyleme der.
Ve sikeşmeye başlarlar.Safgelin bundan çok memnun kalır.1sene sonra hasan askere gider saf gelini Ahmet adındaki en iyi arkadaşına teslim eder.1 hafta sonra ahmet dayanamaz ve saf gelinin önünde soyunur ,Ahmette de sik gören safgelin şaşırır ve neyse sikişmeye başlarlar, Hasan askerden döner, akşam olur tam sikişmeye başlayacakları sırada safgelin:
-Hasan sana bir soru soracağım.Hani sikten sadece sende vardı,Ahmettede varmış.
Hasan ;
-Bende iki tane vardı tekini ona verdim..
Saf gelin bunun üzerine şöyle der;
-Niye iyisini ona verdin Hasanım
Sikeriz
dünyada bir yarışma yapılıyormuş.Yarışmaya ingiliz fransız ve türk katılmışlar.bir odanın için de ütülenecek bir gömlek ve çıplak bir kadın varmış.yarışmacılar 5 dakika içinde hem gömleği ütüleyecekler hemde yataktaki çıplak kadını becereceklermiş.Kazanan 1 milyon dolar alacakmış.Önce ingiliz girmiş gömleği ütülemeye başlamış bitince tam karıya saldırmış vakit dolmuş zil çalmış,dışarı çıkmış demişler ne oldu,biz ingilizlerde önce iş gelir demiş.Arkadan fransız girmiş önce kadına saldırmış yatakta kadını halletmiş ütüye başladığında vakit dolmuş dışarı çıkmış sormuşlar ne oldu diye,demiş biz fransızlarda aşk önce gelir iş sonra gelir.Sıra bizim türk e gelmiş,içeri girmiş kadını yataktan kaldırmış ütü masasının önüne getirmiş gömleği vermiş ütületmeye başlamış ve kadının arkasına geçmiş başlamış kadını .sikmeye vakit dolmuş heriş zamanında yapılmış.bir alkış bir kıyamet kazanmış sormuşlar nasıl oldu.Demiş biz Türkler adamı hem çalıştırırız hem .sikeriz
Görüşmek istemiyormuş
İki genç kız konuşmaktadırlar. Biri:
- Dün Orçun ile güzel bir gece geçirdim.
Diğeri:
- Orçun''la mı? Hani onu bırakacaktın?
- Evet öyle. Ben de artık her şeyin bittiğini söylemek için onu eve çağırdım.
İçeri girer girmez bana sarıldı. Öpüp okşamaya başladı. Az sonra ellerini göğüslerimden aşağıya kaydırdı. Eteğimin altına soktu. Yukarı çıkmaya başladı. Tam o sırada dayanamadım ve "Artık seni görmek istemiyorum" diye bağırdım.
- Sonra?
- Sonra mı? Kalktı ışığı söndürdü...
Yaşlı kadın
Teksasta haydutluk eğitimi gören bir öğrenciyi azılı haydutların yanına staja verirler. İlk ders olarak bir posta arabası soyulacaktır. Araba durdurulur Şef haydut;
- "Herkesi indirin arabadan" der.
Bu sırada stajer arabada yaşlı bir ninenin oturmakta olduğunu farkeder ve;
- "Nine otursun bari" der.
Haydutlar hep bir ağızdan;
- "Sen karışma, şef ne derse o olur" derler.
Bu sefer şef;
- "Bütün paralarını alın" der.
Stajer yine atlar;
- "Yaşlı nineninkileride'mi?" diye sorar.
Haydutlar yine hep bir ağızdan;
- "Sen sus, şef ne derse o olur" derler.

Bütün paralar alınmıştır. Şef atına biner adamlarına döner ve;
- "Bütün kadınlara tecavüz edin" der.
Tam stajer konuşacakken nine atılır;
- "Sen sus, şef ne derse o olur"...
Parmak emmek
Küçük Murat anne ve babasının yatak odasına oldukça münasebetsiz bir zamanda girmişti.
Gördüğü manzara karşısında şok oldu ve bağırmaya başladı;
- ''Utanın, utanın Şu halinize bakın bir de beni parmağımı emiyorum diye ruh doktoruna götürmüştünüz''.
Reklamını yapma
Genç ve güzel sekreter son günlerde iyice açık saçık giyinmeye başlamış. Özellikle yürüdüğü zaman ortaya çıkan görüntü genç patronun aklını çelecek duruma gelmiş. Bir gün yine bu ortam oluşunca kapıyı kilitlemiş ve sekretere karşısındaki koltuğa oturmasını söylemiş.
Sekreter koltuğa bir oturmuş'ki, genç patronun gözleri yuvasından oynamış. Sekreterin dizlerinin üzerine elini koyarak sormuş;
- ''Bu satılık'mı?''.
Sekreter bir tokat indirmiş ve buz gibi öfke dolu bir sesle;
- ''Elbette, hayır siz beni ne sanıyorsunuz?''.
Patron hiç istifini bozmamış;
- ''Eğer satmayı düşünmüyorsan reklamını'da yapma''...
Hıyarlar
İki çiftlik sahibinden birisi kadın diğeri erkekmiş. Erkek çiftçinin domatesleri çok çabuk kızarıyormuş. Kadın çiftçi birgün komşusuna sormuş.
Komşusu;
- ''Her sabah domateslere bakarak fermuarımı açıp cinsel organımı gösteriyorum domatesler çabuk kızarıyor'' demiş.
Bayan komşu bende yapayım bakalım faydası olacak mı demiş.
Birkaç gün sonra erkek çiftçi sormuş;
- ''Nasıl domateslerinizde değişiklik oldumu komşu?''.
- ''Domateslere bende hergün senin gibi sabahları eteğimi kaldırıp cinsel organımı göstermeye başladım ama hiç bir değişiklik olmadı
fakat domateslerin yanındaki hıyarlar çok hızlı büyümeye başladılar''.
Prezervatif kullanmak
Temel bir maskeli balonun yarışmasında kompozisyonuyla birinci gelmiş. Çırılçıplak, kafasında gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve sikinde sallanan bir prezervatif.
Jüriye göre;
- ''Çıplaklık fakirliği, Gaz maskesi hava kirliliğini, Prezervatif de bedensel kirliliği, bir demet çiçek ise doğayı simgeler''.
- ''Hayır'' diye itiraz etmiş Temel.
- ''Punu temek istemiştum. Prezervatif kullanmak, çiçeği gaz maskesiyle koklamaya benzer''.
Alkol muayenesi
Miami'de üstü açık spor arabasıyla gezen sarışın afet'i trafik polisi durdurur.
- ''Hanımefendi ehliyetinizi görebilirmiyim?''.
- ''Nedir o?''
- ''Hani araç kullanırken yanınızda taşımanız gereken belge, kredi kartı boyutlarında ve üzerinde resminiz olur''.
Sarışın bayan çantasını aracın koltuğuna boşaltır ve ehliyeti bulur ve memura uzatır.
- ''Hanımefendi ruhsatı görebilirmiyim?''.
- ''O'da ne?''.
- ''Tabiri caiz ise aracınızın kimlik kartı. Genelde torpido gözünde bulunur''.
Bayan torpido gözünü bulur ruhsatı uzatır.
Trafik polisi evrakları alıp aracına biner ve merkezle telsiz bağlantısı kurar. Merkezdeki görevli memur aracı kullanan sarışın'mı'' diye sorar.
- ''Evet''.
- ''Peki süper bir mini eteği varmı?''.
- ''Evet''.
- ''Göğüsleri gömleğinden taşıyor'mu?''.
- ''Evet''.
- ''O zaman sen ona doğru yaklaş ve fermuarını indir''.
Polis memuru merkezdeki arkadaşına bağırarak böyle birşey yapamayacağını söyler ama ısrarlara fazla dayanamaz. Sarışın bayanın yanına yaklaşıp fermuarını indirir. sarışın bayan çok şaşırır.
- ''YİNE'Mİ ALKOL MUAYENESİ!''...
Dirilttim daa
Temelle fadime çok yaşlanmışlar. Temel 85 fadime de 80 yaşındaymış. Evde yalnız oldukları birgün fadime temele;
-''Temel hadi ben odaya çıkıyom eskiden yaptımızı yapalım çok özledim da'' demiş.
Temelde 'tamam' demiş.
Az sonra fadime temele;
-Ula temel gelmiyormusun da haçen bak şevkim kaçıyor ...
Temel bunun üzerine;
-Dur be Fadime sen orada mezar açmış bekliysin ben burda ölü dirilttim daa!!!
bende siktim bende siktim
Temel, Dursun ve İdris hatunun birini ayarlayıp onun evine gitmişler. Grup takılıyorlarmış. Neyse işler yolundayken birden kapı açılmış. Kadın;
- ''eyvah kocam geldi herkes saklansın'' demiş.
Bunun üzerine Dursun yatağın altına, İdris dolabın içine, Temelde balkona saklanmış. Adam odaya girdiğinde yatağın altından bazı sesler geldiğini farketmiş. Yatağın altına baktığında ise Dursunu görmüş;
- ''Sen orada ne arıyorsun'' diye sorduğunda ise Dursun hemen cevap vermiş;
- ''Ben yatak tamircisiyim Yatağın yaylarını tamir ediyordum, işim bitti çıkmak üzereydim'' demiş.
Adamda borcunun ne kadar olduğunu öğrenip ödedikten sonra dursunu göndermiş. Bu defada dolaptan sesler geldiğini farketmiş. dolabı açıp baktığında İdrisi görmüş;
- ''Sen orada ne arıyorsun'' sorusuna İdris hemen cevap vermiş;
- ''Dolabın rafları bozuktu onları tamir ettim bende tam çıkıyordum'' demiş. Adam parasını ödeyip İdriside göndermiş. Olanları balkondan gözleyen fakat konuşulanları duyamayan Temel bu işe sevinmiş (Adam para veriyor ya)
Hemen balkondan içeri girip;
- ''bende siktim.. bende siktim''....
Öyleymiş
Temel annesi ve babası seyahate gider. Fakat otelde boş yer yoktur. Otelci onlara ileride bulunan çıplaklar kampını tavsiye eder. Başka çareleri olmayınca oraya giderler.
Birazdan Temel koşa koşa gelir ve annesine sorar;
- ''Anne neden bazı kadınların göğüsleri büyük bazılarının küçük?''. Annesi cevap verir;
- ''Oğlum büyük göğüslüler aptaldır küçük göğüslüler akılıdır ondan''.
Temel gider ve birazdan koşarak gelir;
- ''Anne neden bazı erkeklerin siki büyük bazılarının küçüktür?''.
- ''Oğlum siki büyük olanlar akıllıdır, küçük olanlar aptaldır''. Temel biraz düşünür ve annesine cevap verir;
- ''Biraz önce babamı aptal bir kadınla oynarken gördüm ve git gide akıllanıyordu''.
burası bolu
Bir baba oğlunu Bolu'ya okula gönderir. Çocuk bir mütdet sonra;
- ''baba burası Bolu kızlar dolu para bitti kızlar gitti'' der. Babası bunun üzerine çocuğa para gönderir. Aradan bir kaç ay geçtikten sonra çocuk yine;
- ''Baba burası Bolu kızlar dolu para bitti kızlar gitti'' der. Babası yine para gönderir. Biraz zaman geçmeden çocuk yine;
- ''Baba burası Bolu kızlar dolu para bitti kızlar gitti'' der.
Babası bunun üzerine;
- ''Oğlum burası Çorum ananın amına korum para bitti anan gitti'' demiş.
gay
İki gay birlikte yaşamaktadır. Her şey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça mutludur ancak tek bir dertleri vardır oda çocuk sahibi olamamak. Bu onları yiyip bitirmektedir. Birgün akıllarına bir fikir gelir kiralık bir anne bulacaklar spermlerini birleştirerek mikro enjeksiyon yöntemi ile hamile bırakacaklardır. Operasyon gerçekleşir ve bebeklerinin doğumunu beklemeye başlarlar. Doğum günü gelmiştir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda beklemektedir.
Sonunda hemşire gelir ve;
- ''Müjde nur topu gibi bir oğlunuz oldu'' diyerek mutlu haberi verir. Çok heyecanlanan gay'ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni doğan bebeklerin olduğu bölüme hemşire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler feryat fiğan ağlamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasına gülücükler atmaktadır. Heyecanla hemşireye bebeklerinin hangisi olduğunu sorduklarında,
hemşire;
- ''Gülen bebek sizinki'' der.
Şaşıran gay'ler;
- ''nasıl olur bütün bebekler ağlarken bizim bebeğimiz gülüyor'' der. hemşire;
- ''Kıçındaki dereceyi çekeyim siz o zaman görün ağlamak nasıl oluyor''...
Samantha
Adam New York'ta lüks bir randevu evinin kapısını çalar:
Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
Bir dakika efendim.
Adamı içeri alırlar.Bir sure sonra çok güzel bir kadın merdivenlerden iner:
Beni aramışsınız.
Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Tamam ama benim tarifem biraz pahalıdır. Geceliği bin dolar.
Parası önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Beraberce yukarı çıkarlar. Geceyi birlikte geçirirler. Ertesi gün adam yine randevuevine gelir.
Samantha ile görüşmek istiyorum.
Beyefendi başka kızlarımız da var.
Umurumda değil, Samantha ile görüşeceğim.
Samantha gelir :Yine mi sen!
Evet.Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Yalnız fiyatımı hatırlıyorsun değil mi? Bin dolar.
Hiç önemli değil. Ben geceyi seninle geçireceğim.
Birlikte yukarı çıkarlar,o geceyi de beraber geçirirler.Ertesi gün,ayni adam, ayni randevuevi:
Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
Samantha aşağı iner:
Tanrım, yine mi! Bak, devamlı müşterilere indirim falan yapmıyorum. Fiyatım ayni, bin dolar.
Önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Yine yukarı çıkarlar. İslerini bitirdikten sonra:
Benden bu kadar hoşlanman çok güzel ama anlayamıyorum. Üç gece üstüste bana bin dolar ödedin. Nerelisin sen?
-"Tel Aviv."
Tel Aviv mi? Benim kız kardeşim de Tel Aviv'de yasıyor.
-"Biliyorum, sana getirmem için bana üçbin dolar verdi.."
Laz vampir
Eyfel kulesinde vampirler ayini varmış. Her ülkeden bir temsilci göndermişler. Türkiye dende laz vampiri. Ayin başlamış dualar edilmiş sıra kurbanlara gelmiş. Fransız vampir kuleden süzülmüş aşağı belli zaman sora gelmiş ağzı burnu kanlar içinde göbek şişmiş hepsi sormuşlar ne yaptın diye. Fransız vampir:
-Karşıda kırmızı ışıklı bir ev var görüyor musunuz der. Diğerleri evet görüyoruz derler.
- İşte orda bir sarışın vardı önce kanını içtim sora siktim geldim demiş. Sıra Alman vampire gelmiş. Alman vampir süzülmüş kuleden belli zaman sora geri gelmiş ağzı burnu kanlar içinde. Sormuşlar sen ne yaptın diye. Alman vampir:
- Karşıda mavi ışıklı bi ev var gördünüz mü? Hepsi gördük demiş.
- İşte orda bi afet vardı önce kanını içtim sonra siktim demiş. Sıra bizim laz vampire gelmiş. Laz vampir süzülmüş kuleden belli bir zaman sonra gelmiş ağzı burnu kanlar içinde. Hepsi heyecanla sormuş ne yaptın diye. Laz vampir:
- Karşıda bir ev var gördünüz mü?
- Evet gördük.
- Peki önünde bir direk var gördünüz mü?
- Evet gördük.
- Ben görmedim amına koyim.
Enerji
Bir gün köyün gençleri bir kahvede oturup ah of diye dert yanıyorlarmış bunu duyan TEMEL;
- ''ne oldi uşaklar'' diye seslenmiş.
uşaklar;
- ''sanane be'' demişler.
TEMEL tekrar;
- ''ula ne oldi banada anlatın'da''.
gençler;
- ''şu karşıdaki hatunu bir türlü ayarlayamadık'' demişler.
TEMEL gülerek;
- ''ben oni iki dakikada ayarlarım'' demiş.
gençler;
- ''hadi be biz aylardır uğraşıyoruz sen nasıl iki dakakada ayarlıyacaksın''demişler.
TEMEL;
- ''izleyin'' demiş.
kızın balkonunun altına geçerek pantolonunu indirerek başlamış domalmaya bunu gören sarışın;
- ''hey ne yapıyorsun sen'' demiş.
TEMEL;
- ''enerji alayrum''.
sarışın;
- ''nasıl yani''.
TEMEL;
- ''ben yazın böyle enerji alayrum kışın çıplak gezsemde hiç üşümeyrum''.
sarısın hemen koşarak aşağıya gelir ve oda başlar domalmaya temel'e sorar;
- ''nasıl bende enerji alıyor muyum''.
TEMEL;
- ''hayır'' der.
sarışın;
- ''neden''.
TEMEL;
- ''çünkü sende ikitane delik var enerji birinden gireyi obüründen çıkayi'' demiş.
sarışın;
- ''ne yapacağım peki''.
TEMEL;
- ''dur'' der ve kızın amına koyar.
sarışın;
- ''nasıl şimdi enerji alıyormuyum'' der.
TEMEL;
- ''ohhhhhhhhhhh hemde nasıl''...
Boynuzların çıkıyor
Adamla kadın evlilermiş fakat çocukları olmuyormuş. 15 sene sonra kadın;
- ''müjde kocacım hamileyim'' demiş.
Bizimki çok sevinmiş eeeee kolay değil 15 seneden sonra baba olmak, fakat 8 ay sonra işyeri adamı yurtdışına göndermiş adam çok üzülmüş doğumda karısının yanında olamayacağı için ama eli mahkum gitmiş. 4 ay sonra geldiğinde ne görsün çocuk zenci, karısına sorunca kadın soğukkanlılıkla cevap vermiş;
- ''Aslında çocuk normal doğdu fakat sonradan benim sütüm kesildiği için zenci bir süt annesi buldum onun sütünü içe içe böyle karardı'' demiş.
Adamda;
- ''ben en iyisi anneme sorayım o herşeyi bilir'' demiş.
Annesine anlatmış. Anneside;
- ''Evet oğlum doğrudur sende normal doğdun fakat sütüm kesildiği için seni inek sütüyle besledim şimdide boynuzların çıkıyor!''...
Yahudi
İki ortak Yahudi ve Türk yıllar sonra yeteri kadar keselerinin dolduğunu ve artık ayrılmaları gerektiğine karar vermişler ve oturup malları paylaşmaya başlamışlar.
Yahudi;
- ''Mercedesleri ben alayım, doğanlar senin olsun''.
- ''Tamam''.
- ''Altı villa ve tatil köyü benim olsun, iki apartman senin''.
- ''Tamam''.
- ''Bankalardaki nakit para ve şirket benim olsun, icradaki alacaklarımız senin''.
- ''Tamam ama beni öpmeni istiyorum''.
- ''O nerden çıktı şimdi''.
- ''Ben sikilirken, öpülmekten hoşlanırım''...
6 mıydı 7 miydi
Çobanın biri dağlarda dolaşmaktan koyun otlatmaktan bıkmıştır.
Bekar olduğu için otlattığı koyunları, dağda ot yolan köy
kızları ile karıştırmaya
inekleri de bu kızların anneleri gibi
görmeye başlamış. kısacası kadınsızlık başına vurmuş..
bir gün yaşlı bir çobana içini açmış ve durumu anlatmaya
başlamış.
Yaşlı çoban
-Evladım senin işin kolayı var.. demiş.
Çoban:
- Aman emmi elini öpüüm söyle demiş.
Yaşlı çobanda şehirde kadınların parayla yattığı
kerhaneler olduğunu anlatmış..
çoban ertesi gün nöbetçi çobana sürüyü
devir teslim edip doruca genelevin yolunu tutmuş içeri girmiş..
yaşlı adamın anlattığı gibi parayı veren düdüğü çalıyormuş.
Çoban gözüne kestirdiği etli butlu azgın bir karıya girip
parayı bayılmış ve kadının odasına geçmişler.. bizim çoban
bırakalım bir kadınla yatmayı
köy yerinde bir kadının kulağını dahi göremediği için
karşısında duran azgın ve şehvetli karıyı görünce
zopası şalvarını havalandırmaya başlamış,
kadın bunu görünce iştaha gelmiş ve
-Delikanlı baya iştahlısın.. sana bir önerim olacak
eğer beni on defa sikersen senden para almayacağım.
10 dan az sikersen iki katını vereceksin unutma demiş..
Çoban da -peki ulan öyle olsun demiş.
başlamışlar sikişmeye..1-2-3-4-5-6-7 derken kan ter içinde kalan
kadın tırsmaya başlamış..
kadın demiş 6,
çoban demiş 7
6 mıydı 7 miydi diye tartışırken
çoban sinirlenmiş..
"Bizim hesap karıştı kimseye haksızlık olmasın hayde bre sil baştan" demiş
Başın sağ olsun
Yeni evli bir çift 5 aydır her aksam sex yapıyorlarmış.Gününbirinde kadın patlamış ve derdini annesine anlatmış.Annesi öğüt olarak
kızına
-"Cinsel organına bir siyah kurdele bağlarsan ve bizim adetlere göre akrabalardan biri öldüğünde siyah kurdele takılır ve
sex yapılmadığını kocana anlatırsın" demiş.
Kadın aynen yapmış. Aksam koca eve geldiğinde yatarken bir bakar ki kurdele.Kadin hemen durumu anlatır ve kocası da anlayış gösterir ve o gece yapılmaz.Bu böyle 3 gün sürer. Bunun üzerine adam kendi cinsel organına da siyah kurdele takar.Ve yatakta buse fer şaşırma sırası kadındadır.
-"Ne yapıyorsun, sen neden taktın?" der
-"Bir başın sağolsun deyip çıkacağım!!"
Kalem traş
Adam yanında nefis bir hatunla patronun odasına giriyor,
- ''Size mükemmel bir eleman getirdim çok memnun olacağınızdan eminim hatta hemen işe başlatacağınıza dair bahse girerim''.
patron umursamaz edayla;
- ''Ben sekreterimden memnunum, bunun ondan üstün tarafı ne''.
- ''Bir kere bu bayan robottur, acıkmaz, yorulmaz, zam istemez, kapris yapmaz, işten kaytarmaz, pahalı hediye istemez, hamile kalmaz, evlilik diye tutturmaz, yaşlanıp deforme olmaz kısacası hiçbir problemi yoktur.
demesiyle patron;
- ''Kaçpara istiyorsun aldım gitti'' demiş.
Adam çekini alıp çıkmış. Asansör beklerken içeriden canhıraş bir feryat duyunca;
- ''Eyvaaah, robotun arka tarafının kalemtıraş olduğunu söylemeyi unuttum'' demiş.
Karnı yarık
Yaşlı Amerikalı bir turist Türkiye'yi ziyaretinden sonra geri döndüğünde karısı sormuş;
- ''Türk mutfağı meşhurmuş, sen neler yedin, bir şey öğrenebildin mi'' demiş.
Kocası;
- ''evet, karnı yarık''.
- ''O nedir'' demiş karısı.
- ''Valla pişmemişi benimkine, pişmişi seninkine benziyor''.
Genel ev
Genelev işleten bir İtalyan, Milano'da sahibi bulunduğu genelevde oldukça iddialı bir işletmecilik örneği yapmak istemiş.
Bütün kadınları toplamış ve demiş ki;
- ''bu evde müşterilerimizin bütün isteklerine evet demek zorundayız. Aksi taktirde rekabet şansımız yoktur'' demiş.
Bu durumu zor da olsa içine sindirmek zorunda bulunan zavallı
kadınlar;
- ''peki'' deyip işlerinin başına geçmişler.
Evin sahibi işadamı da girişteki panoya yazmış;
- ''bu evde kadınlarımıza hayır dedirtemezsiniz. Bütün istekleriniz yerine gelecektir. Aksini ispatlayana en iyi restoranda yemek ve 1 milyon dolar para teklif ediyoruz'' diye yazar..
Bunu duyan müşteriler akın eder. her türlü teklifle karşılaşan
kadınlar seve seve (Sike Sike) bütün talepleri karşılarlar.
İngiliz'i gelir eline, Almanı gelir kulaklarına, Amerikalısı gelir
tersine derken her türlü teklifi karşılar zavallı kadınlar.
Nevar ki Temel uzakta değildir. Milano'ya gelir de geneleve gitmeden dönülür mü?.. Temel esasen kapıdaki yazıdan hiç bir şey anlamadan içeri dalar. Ancak işe başlamadan önce temel kadına bir şeyler fısıldar.
Kadın sert bir şekilde;
- ''hayır'' der.
Bunu duyan temel boynunu büker;
- ''peki'' der.
Tabii ki para ödülü kendisini pek memnun etmiştir. Ancak genelev patronu ile akşam yemeğe gidince adam sorar;
- ''Temel, sen bu kadına ne dedin de sana hayır dedi?''..
Temel;
- ''valla abi ben bir şey demedim. Ben sadece işin
başında kadına sordum Türk parasıyla ödeyebilir miyim diye
o da hayır dedi''.....
Av mevsimi
Çiftçilik yapan Temel ile Fadime yeni evlenmişler. Tabi gündüzleri temel tarlada çalışıyormuş. Evleri bir tepenin üstünde çalıştığı tarla da tepeden aşağıda düzlükteymiş. Tarlada çalışırken Temel'in canı Fadime'yi çekiyor ve eve koşmaya başlıyor. Ama eve girene kadar derman kalmadığından çok zorluk çekiyormuş.
Bir gün şehre kasabaya inmiş. Tanıdık bir doktor bunu görünce;
- ''Hayrola Bu ne surat'' diye sormuş.
Temel de durumu olduğu gibi doktora aktarmış.
Doktorda;
- ''Bunda üzülecek ne var. Niye sen kendini yoruyorsun. Av silahını tarlaya giderken yanına al. Fadime'yi canın çekince 1 el ateş et. Fadime senin yanına gelsin. Sende işini rahat görür mutlu olursun'' diye nasihat etmiş.
Bu uygulama Temel'in çok hoşuna gitmiş. Başlamış bu taktiği uygulamaya.
İşler çok iyi.
Aradan bir zaman sonra Temel yine şehre alışverişe iniyor. Aynı doktor bunu görünce soruyor;
- ''Nasıl taktik işe yaradı mı?''.
Temel;
- ''Sorma doktor, baştan çok iyi idi. Fakat av mevsimi başladığından buyana Fadime'yi bulamıyorum'' der.
Yağmur yağdığı zaman
Kadın kocası işteyken sevgilisini eve çağırıyor, ikisi yatakta zevk dolu saatler geçirirken birden kapı çalıyor bi de baki yolar KOCASI EVE ERKEN GELMİŞ!!!... Kadın panik içinde: "Allah ım bu nerden çıktı simdi!!!Çabuk al topla kıyafetlerini, camdan atla kaybol!!" Adam pencereden aşağı bir bakıyor:
-"Hayır atlayamam deli misin nasıl yağmur yağıyor görmüyor musun!!!" Kadın deli gibi koşturuyor:
- "Kocam bizi burada yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasın hadi çabuk çabuk!!!!"
- Böylece adam çaresiz,kıyafetlerini kaptığı gibi camdan atlıyor.. ayağa kalkıp bir de etrafa bakıyor ki bir maratonun tam ortasına dalmış....bozuntuya vermeden yarışçılarla koşmaya başlamış.....tabi çırılçıplak ve pantolonu gömleği elinde koşan bitek kendisi olduğu için dikkat çekiyor ...
-Koşuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep çıplak mi koşarsınız?"
- "Ah evet evet...rüzgarın çıplak tenime değmesi kadar güzel bi duygu yok"
-"Ama çıplak koşarken de hep kıyafetlerinizi elinizde mi taşırsınız?" "Yaaa öyle...koşu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye"
- "Gerçekten çok ilginç....peki koşarken hep prezervatif de takar misiniz?"
- "Aaa..seyy.. sadece yağmur yağdığı zaman
Ne abiymiş
İsveçli bayan turist turla peri bacalarına gezmeye gelir.. Turun son günleri yaklaşırken, turu öneren kız arkadaşının önerisini de unutmamıştır..
- ''Mutlaka bir Türk erkeğiyle sevişmelisin şeyleri çok büyük oluyor muhteşem beceriyorlar''..
Turun son günü, dağ tepe kafileyle dolaşırken dağda yere yatmış bir çoban görür ve işte tam fırsatı deyip, kafileden geri kalıp çobana yaklaşır ve çobana çat pat Türkçe ile beni sik der.. Çoban da yere yatırıp hakkıyla bir güzel siker..
Turist;
- ''Arkadaşım söylemişti ama bu kadar muhteşem olacağı aklıma gelmezdi Gel seni İsveç'e götüreyim''..
Çoban;
- ''Neden?''..
Turist;
- ''Ömrümün sonuna kadar beni sikersin... Bu kadar büyük Şey isveç'te kimsede yok''..
Çoban;
- ''Olmaz.. gelemem.. burda çok işim var''...
Turist kız inanılmaz derecede ısrar edince...
Çoban;
- ''Madem bu kadar ısrar ediyorsun, o zaman sen isveçe abimi götür''..
Turist;
- ''Abin'de beni senin kadar güzel siker'mi''...
Çoban;
- ''Valla orasını bilmem ama bizim köye geçen sene bir boz ayı dadanmış bütün köye zarar veriyordu Abim peşine düştü, kıstırıp bir sikti Ayı bir senedir abime bal taşıyor gerisine sen karar ver''...
Orman işletme
Köyün birinde ölüyü diriltecek kadar güzel bir ebe varmış. Komşu köyde bir kadın doğurmak üzereymiş. O köyde ebe olmadığından bu köye gelip ebeyi götürmek istemişler. Köylüler ebeyi sikerler diye gelenlere güvenmemişler. Kendileri de bir tek köyün imamına itimat etmişler. İmam'a katmışlar ebeyi yöneltmişler. Ebe fıstık gibi, İmamı şeytan gıdıklamaya başlamış;
- ''Ne yapsam, ne desem de ebeyi siksem'' diye düşünüyormuş. Yollarının üzerinde bir orman varmış. Ormandan geçerken İmam;
- ''Ben ormanı öyle çok severim'ki, ormanın bir dalına zarar vereni sikerim'' demiş.
Ebede Allah'tan arıyormuş. Çıt diye bir dal kırmış. İmam ebeyi yatırmış sikmiş. Birazdan ebe bir dal daha kırmış, imam gene sikmiş. Bir kez, bir kez daha. Ebe başlamış sıradan dal kırmaya. İmam artık biçare;
- ''Hoop'' demiş,
- ''Artık bundan sonrasına orman işletme bakıyor''...
Porno flimde oynamış ondan
Bir gün kadının biri doğum yapmıştır. Doktor kadının yanına geldi. Kadın kısık bi sesle doktora
"Doktor bey çocuğum nasıl sağlıklımı"
Doktor
"Evet çocuğunuz sağlıklı ama.."
"Ama ne doktor lütfen benden bişey saklamayın acıda olsa kaldırabilirim lütfen"
Doktor biraz düşündükten sonra
"Çocuğunuz çok sağlıklı ama çocuğunuz zenci olarak doğdu"
" ohh doktor bey bumuydu çekinerek söylediğiniz.
Evet olabilir çünkü ben bir porno filminde zenci bir adamla sevişmiştim"
Doktor şaşkın bir şekilde
"iyide çocuğunuzun saçları sarı"
Kadın
"olabilir doktor bey ben bir porno filminde alman bir adamla sevişmiştim"
Doktor dahada heyecanlı şekilde
" Ya iyide çocuğunuzun gözleri mavi"
" ohh olabilir çünkü ben bir porno filminde İngiliz bir adamla sevişmiştim."
Doktor artık ne söyleyeceğini bilemez.
Kadın
"Çocuğumu görebilir miyim doktor bey"
Tabiki der doktor ve iki hemşire kadını yatağından kaldırıp koluna girerler ve çocuğun odasına giderler
odadan girer girmez kadın hemşirelerden kurtulur ve çocuğa vurmaya başlar çocuk başlar ağlamaya
Doktor hemen kadını tutup uzaklaştırır çocuğun yanından ve bağırmaya başlar
"yahu kadın sen deli misin!! yeni doğmuş bir çocuğa vurulur mu hiç????"
Kadın gayet rahat bir şekilde
" doktor bey kusura bakmayın ama çok rahatladım" der
Doktor artık kadının deli olduğunu düşünür ve sorar
" Rahatladın mı. Delimi sin sen yahu neden rahatladın ki"
Kadın hafif gülümseyerek
"Havlamasından korktum da doktor bey...."
Olsan'da olmasan'da
Tipik bir maço tipik güzel bir kadınla evlenmiş. Düğünden sonra adam aşağıdaki kuralları sıralamış;
- ''Eğer istersem evde olacağım canım ne zaman isterse.. bana güçlük çıkarmanı dır dır etmeni istemiyorum''.
- ''Başka türlü söylemediğim sürece her akşam iyi bir akşam yemeği hazır bulmak istiyorum''.
- ''Eski arkadaşlarımla ava, balığa, içmeye veya kart oyna maya'da gideceğim ve sen karışmayacaksın. Bunlar benim kurallarım yorumun var mı?''.
Yeni gelin cevap vermiş;
- ''Hayır, benim için uygun yalnız şunu bilmelisin bu evde seks her
gece saat 7'de olacak sen olsan'da olmasan'da''...
Mor prezervatif
O sabah evlenen Çinli çift, hemen çocuk yapmama kararı vermişler. Gece yarısı çantada ara, kaput yok.. Yeni gelin "Otele gelirken gördüm, caddenin ilerisinde bir nöbetçi eczane var" deyince, damat fırlamış.. Sağda mı, solda mı derken, yolu da oldukça karıştırmış.. Bu sırada balkon kapısından bir hırsız süzülmüş içeri.. Yatakta yarı uyanık yatan çırılçıplak kadını karanlığa alışan gözleri ile seçince, şeytana uyup yatağa süzülmüş.
Uyku sersemi yeni gelin, hafif de şampanyanın etkisi ile bulutlu ya, kocası sanıp bir sarılmış hırsıza..
Otelde bunlar olurken, damat nihayet eczaneyi bulmuş.. Elini cebine atmış..
Acele ve aşkla fırlarken, cüzdanı masanın üzerinde unutmamış mı?.. Pantolon cebinde iki tane on sent var..
"Prezervatif istiyorum" demiş, eczacı kadına..
"Dört kalite var" demiş kadın.. "En ucuzu beyazlar, 10 sent tanesi.. Orta kalite sarılar 15 sent!. İyi kalite, siyah olanlar, 20 sent.. En iyi, en pahalısı morlar 25 sent.."
İlk gecesinde karısına, paranın satın alacağı en kaliteli prezervatifi kullanmak isteyen Çinli, 20 senti tezgahın üzerine koymuş.. "Bir tane siyah"
demiş.. Koşarak otele dönmüş.. Hızla kapıyı açmış.. Bakmış karısı uyuyor..
Ama onun uyku muyku dinleyecek hali yok.. Yatağa adeta uçmuş.. Karısı az önce seviştiği kocasının bu ikinci muhteşem performansından nasıl memnun..
Dokuz ay sonra, kadın doğurmuş.. Doğurmuş da, sarı Çinlilerin bebeği,
simsiyah bir zenci..
Aradan yıllar geçip, çocuk büyüyünce, o da merak etmiş rengini.. Sormuş babasına.. "Annem ve siz sarı iken, ben nasıl siyah oldum" diye..
"Söylenme de, şansına şükret" demiş, Çinli.. "Cebimde beş sent daha olsaydı, mor olacaktın!.."
Prezervatif isteme
Adamın biri eczaneye girmiş ve kendine sıra geldiğinde :
- Bir paket prezervatif lütfen! demiş.
İçerideki kadın müşteriler rahatsız olup çıkmışlar. Adamın, diğer müşterilerin arasında hiç çekinmeden böyle bir istekte bulunmasına sinirlenen eczaneci :
- Sen utanmaz mısın kardeşim ? Çık dışarı, bunu kibarca istemesini öğren, sonra gel demiş.
Adam çıkmış ve birkaç saat sonra, gene içeride müşteriler varken gelmiş. Eczaneciyle şöyle bir bakıştıktan sonra sikini çıkartıp :
- Abi, ufaklığa uygun bir elbisen var mı ?
Süt makinası
Adam müthiş bir mastürbasyon tutkunu.Yaşamında
ki herşey buna bağlı...Birgün arkadaşının çiftliğini
gezmeye gittiğinde,gözüne ineklerde kullanılan süt
sağma makineleri takılır.Bizim ki hasta olur,gözlerine
inanamaz."Aman tanrım" der,ben yıllarca boşuna elimi
bileğimi yormuşum,bu alet tam bana göre."Hemen arkadaşıyla
pazarlığı bitirip,makineden bir tane alır ve eve gidip
denemeye koyulur.sikine makineye takar ve çalıştırır.
Makine çok hoşuna gider,kahramanımız zevkten dört köşe...
Bir posta, iki posta, üç posta derken, o gün için artık
yeterli olduğunu düşünüp, süt sağma makinesini durdurmaya
çalışır ama makine durmaz.sikini makineden çıkarmaya
çalışır çıkmaz...Hemen arkadaşına telefon edip makineyi
nasıl durdurabileceğini sorar.
Arkadaşı yanıtlar; "Valla onlar otomatiktir,
her inekten sekiz kilo süt almadan bırakmaz.
Hep aynısıylamı
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarının bulunduğu bölüme gelmişler. İçinde bir boğanın bulunduğu bir çitin önünde durmuşlar.çitin üzerinde söyle bir yazı varmış.
-Bu boğa gecen sene tam 50 kez çiftleşti.!- Kadın kocasına döner..
-Sanırım bu boğadan öğrenecek bir şeylerin olmalı.-
Adam suratını ekşitir ve yürümeye devam ederler. Bir başka boğa ve söyle bir yazı..
-Bu boğa gecen sene 100 kez çiftleşti.!- Artık hangi sapık yazıyorsa bu yazıları..
Kadın tekrar kocasına döner.. -Amanın.. ayda 7 kereden fazla ..deminkini boşver ama bu boğayı örnek almalısın bence..-
Adam homurdanır devam ederler.. Yine bir boğa yine bir yazı..
-Bu boğa gecen sene 365 kez çiftleşti.!!- Kadın..
-çüşş...gunde bir kez!!....Oh..Sanırım bu boğayı idol olarak almalısın kendine..!-
Adam artık dayanamaz....
-Olur hayatim yalnız bir sor bakalım, arkadaş hep ayni inekle mi çiftleşmiş?
Ölüyü diriltir
Temel Fadime nin götüne hastadır. Fadime'yi ikna etmek için her yolu dener fakat olmaz. Sonunda Fadime'yi ikna eder. Temel bir müddet sonra ölür. Fadime her gün mezarlığa gelir ve götünü mezarın başına gelecek şekilde eteğini sıyırır ve oturur. Görenler hayretle ne yaptığını sorarlar.
Oda;
- ''temel derdi ki bu sendeki göt ölüyü diriltir''...
Kalleş penis
Vakti zamanında Avrupa'da bir ülkede büyük işadamları bir toplantı için bir araya gelmişler akşam yemeğinde. Tabii erkekler ayrı, bayanlar ayrı. Bayanlar aralarında konuşurken konu dönüp dolaşıp sekse gelmiş. Tabii özel olarak da penisin kendi ülkelerinde hangi adla adlandırdıklarına.
İngiliz işadamının eşi;
- ''Bizim orada penise "centilmen" derler'' demiş.
Herkes;
- ''neden?'' demiş.
- ''Eeeeee, bir bayan görünce hemen kalkar da ondan'' demiş.
Fransız işadamının eşine gelmiş sıra.
- ''Bizim orada da "dedikoducu" derler'' demiş.
Herkes neden diye sormuş;
- ''Eeeeeeeeee Ağızdan ağıza dolaşır da ondan'' demiş.
Sıra bizim Türk işadamının eşine gelmiş.
- ''Bizim orada da "kalleş" derler'' demiş.
Herkes şaşırmış. Neden diye sormuşlar bizimki sinirli şekilde;
- ''Önden beklersin, arkadan vurur'' demiş.
viagra
Bir gün adamın biri karısını sikemiyormuş. Bir eczaneye gitmiş ve derdini anlatmış. Eczaneci adama viagra yı tavsiye etmiş. Ama adamın yanında para olmadığından alamamış ve (ben yarın oğlanı göndereyim ona ver) demiş. oğlan almaya gitmiş.
Eczaneci oğlana;
- ''bundan baban günde 2 tane alacak'' demiş.
oğlan babası annesini iyi yapsın diye hap sayısını 4 e çıkarmış. Ondan sonra oğlan hapı vermeye utanmış ablasına vermiş. Ablası da annemi iyi yapsın diye hap sayısını 8'e çıkarmış.
oğlan bir gün yaralı, ayağı sakat bir şekilde eczanenin önünden geçerken eczaneciyle karşılaşmış.
Eczaneci sorar:
- ''Hayrola ne oldu sana?''..
- ''Sormayın. babam hapları attıktan sonra benim ayak kırıldı, ablam götünün üstüne oturamıyor, annem ise öldü şimdi babam damdaki kedileri kovalıyor''.
Jet sky
Tatile gelen kadın deniz kenarına iner.Sahilde kimse yoktur. Biraz güneşlenip denize girdikten sonra sıkılır ve jet sky'e binmek ister. Jet sky kiralanan yere gider ve etrafta temeli görür.Herhalde ilgilenen kişi bu dur diyerek,
- Beyfendi jet skyci sizmisiniz.
Temel etrafına bakar o bayandan başka kimseyi göremez ve cevap verir;
- Hayır ama vaktiniz varsa yavaş yavaş sikerim

fıkralar fıkra sex fıkraları seks fıkrası erotic erotik terbiyesiz komik fıkra