|
EROTİC SEX FIKRALARI |
|
fıkralar fıkra sex fıkraları seks fıkrası
erotic erotik terbiyesiz komik fıkra |
|
Garantiye alacan |
Adam en yoğun saatte berbere girip sorar.
- "Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber:
- "Iki saat sonra, "
der.
Adam çıkar gider.
Üç gün sonra aynı adam
berbere girip sorar:
- "Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber:
- "Bir buçuk saat kadar, "
der.
Adam çıkar gider. Bir hafta sonra yine aynı manzara:
- "Ne zaman bana sıra
gelir?"
Berber:
-"En az bir saat."
Adam çıkar gider.
Son seferinde berber dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:
- "Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?"
Bir süre sonra çırak döner:
- "Adamı izledim usta."
Berber merakla sorar:
- "Ee, nereye gidiyor buradan çıkınca?"
Çırak cevap verir:
- "Sizin eve usta!" |
|
Ah Para ah |
Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
"amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş. Kadın
bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...
- "Affedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. Bunun üzerine adam:
"amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş tekrar,
kadın çok bozulmuş ve:
- "Aman beyefendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi
kibarca söyleyin" demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar
tekrar söylemiş. En sonunda bankadaki kadın dayanamamış ve
"Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş. Müdürün
yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş. Müdür:
- "Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız korkarım size
yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır
mısınız?" demiş.
Bunun üzerine adam
"Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu .amına
kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum"demiş...
Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:
- "Ve bu orospu size yardımcı olmuyor ha...?" |
|
Oğlan |
Yeni buluğ çağına girmiş bir delikanlı gece sokağa çıkabilmek için
babasından izin istemiş ve bu isteği babası tarafından kabul edilmiş
ancak gece geç vakit olduğu halde oğlu hala eve gelmeyince baba
telaşlanmış ve tam telefona sarılıp karakollara haber vereceği anda
kapı çalınmış ve oğlu içeri girmiş. Baba çok sert bir şekilde
" Nerede kaldın çabuk bana hesap ver deyince oğlan, kusura bakma
baba, ben bu aksam sex yaptım onun için geç kaldım demiş.
Baba bu durumdan çok keyiflenmiş
"Hanım hanım çabuk bir rakı bardağı daha getir, benim oğlum büyümüş
artık beraber rakı içebiliriz" dedikten sonra oğluna dönerek:
" Oğlum bundan sonra sen de benimle rakı içebilirsin, gel otur
yanıma." deyince Oğlan:
"Oturamıyorum baba götüm çok acıyor" |
|
İstanbuldan |
| Bir gün İtalya'nın Roma kentinde 'Dünyanın en büyük
yarrak lısını seçme'
yarışması yapılıyormuş. Yarışmaya adaylar Namı Kemal, Alman, Rus ve Arap.
Neyse! yarışma başlamış. Rus çıkarmış okşamış! okşamış! 3 metre 72 santim.
Alman çıkarmış 3 metre 75 santim. Arap bi çıkarmış 6 metre 99 santim. Bütün
stad tezahürata başlamış! Fakat bizimki ortalıklarda yokmuş. Herkes
bizimkinin korkup kaçtığını düşünmüşler. Tam yarışma sona ererken. Dağların
arasından büyük bir gürültüyle büyük bir nesne (yarrak) stada düşmüş. Ucunda
da bir not. 'Kusura bakmayın. Acil işlerimden dolayı yarışmaya İstanbul'dan
katılıyorum' |
|
Bu bizden |
Bir gün bi uçakta
Fransız, İngiliz, alman, Rus, İranlı, Hollandalı ve Türk
laylaylom gidiyorlarmış.
Neyse uçak rotasını takip ederek giderken İngilterenin üstünden geçiyo.Ingiliz
söyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor :
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere.Bizim diyo biramız acayip
meşhurdur şahane biralar üretiriz içmelere doyamazsınız..
Neyse İngiltere bitiyor Fransa nın üstünden geçi yo ve Fransız dalıyo:
- Burası da Fransa bizim kızlarımız meşhurdur öpmelere kıyamazsın.
Derken Almanya ya geliyor uçak alman bi iç çekiyor ..
- Hey gidi memleket diye biz diyor bi arabalar üretiriz binmelere
kıyamazsınız..
Sonra efenim geliyor Hollanda ya Hollandalı bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diye ah o güzel evler diyor bizim evlerimiz meşhurdur...
Uçak geçiyor Rusya ya sonra (nasıl bi rotaysa artık):
- Rus bakıyor aşşağı bizim diyor kgb miz meşhurdur dünya da sinek havalansa
haberdardır...
Sonra İran a dönüyor uçak İranlı baki yo söyle bi göz süzerek:
- Ağabeyler diyo burası da İran bizim de halımız meşhurdur diyor
yumuşacıktır..
geldik Türkiye ye..
- Türk bakıyor aşşağıya düşün düşün nerden başlasamki
(o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye)
hah buldum diye düşünüyor ve başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar diyo burası Türkiye.Bizim diyo delikanlımız çok meşhurdur.Oyleki
alır fransızın kızını,
içer ingilizin birasını ,atar almanın arabasına ,götürür Hollandalının evine
,yatırır İranlının halısına ,
çatır çatır siker , kgb nin de bi sikimden haberi olmaz. |
|
Arıza giderildi |
Namı kemal işi gereği sık sık yurt dışı seyahati yaparmış. Gene günlerden
bir gün seyahate çıkmış fakat pasaportunu unuttuğu için geri dönmüş.
Birde ne görsün karısı başka biriyle beraber. Hemen karısı durumu idare için
adamın bir şişme bebek olduğunu, Namı Kemal uzun seyahatteyken onun
özlemini dindirmek için aldığını,söylemiş.
Tabiki Namı Kemal inanmamış ve demişki yav karıcığım hiç şişme bebek sikmemiştim
getir bi sikeyim demiş. Karısı olmaz dediysede dinletememiş,dayamış namı
kemal aleti, Namı Kemal bir türlü sokamamış ve demişki (adam
götü sıkıyor) bir türlü olmuyor namık yermi
-Hanım şu Almanya dan aldığım Matkabı getir acamıyorum deliği. Bunu duyan
adam baslamış robot sesiyle
-''BIIIB BIIIB TEKRAR DENEYINIZ SISTEMDEKI ARIZA GIDERILDI.... |
|
Rahibe ile uyanık rahip |
Bir rahibe günah çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe:
-Benim hayatımda bir erkek var, ama orosbu çocuğunun teki diyor.
Rahip soruyor:
-Neden ona orosbu çocuğu diyorsun?
-Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor.
Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş:
-Böyle mi?
-Evet!
-Bu ona orosbu çocuğu demeni gerektirmez kızım!
-Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor.
Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler. Sonra rahip
yeniden sormuş: -Böyle mi?
-Evet!
-Ama bu da ona orospu çocuğu demeni gerektirmez.
-İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni.
Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor;
-Böyle mi?
-Evet diyor yeniden rahibe.
Rahip:
-Bu da ona orospu çocuğu demen için yeterli sebep değil.
Rahibe bu sefer bağırıyor:
-Ama o AİDS'liymiş.
-Rahipte Vay orosbu çocuğu vay! |
|
İnfilak etti |
| Bir gün Namı Kemal bir komutanın kızına aşık olmuş, komutan kızını vermemiş
ve bir şart sunmuş demiş ki kızımı sikince amından kıvılcım çıkaracaksın
demiş. Namı Kemal kabul etmiş. Komutan ne yaptığını kendisine bildircek
adamlar koymuş Namı Kemal'in arkasına. Namı Kemal ne yapacağını düşünmeye
koyulmuş. Bir gece dolaşırken yolda bi ateş böceği görmüş ve aklına bi fikir
gelmiş. Gitmiş komutanın kızını almış yanına gece yarısı götürmüş ormana. Bu
arada bir sürü ateş böceği toplamış bi poşetin içine kıza bi soktukça bi
ateş böceğini havaya atıyormuş, arkasındaki komutanın adamlarıda onu
kıvılcım zannediyormuş ve komutana sokuş bir kıvılcım bir diye söylüyormuş
sokuş 2 kıvılcım 2 sokuş 3 kıvılcım 3.... Nam-ı Kemal tam 31e gelince
boşalmış ve elindeki poşeti salıvermiş. Poşetteki ateş böcekleri etrafa
yayılmış. Arkasındaki adamlar da komutana haber vermiş. sokuş 31 am infilak
etti... |
|
Bir tabur asker in karargahı |
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba
nüfusunun
azlığına gelir ve papaz halkı çocuk yapmak için
"Eşiyle cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri öldürmüş
kadar sevap kazanır" der.
Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden birinde kadın kocasına yaklaşır ve
"Hadi kocacım bir tabur asker öldürelim" der. Kocası kabul eder ve birlikte
olurlar. Aradan yarım saat geçer, kadın yeniden gelir,
"Hadi kocacım bir tabur düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine kabul
eder ve yeniden birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın yeniden gelir
"Hadi kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya puflaya kabul eder
ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir saat geçer kadın yine ister
adam bir nevi çaresiz yine "hadi" der, bu sırada çıkarttıkları seslerden
rahatsız olan oğulları gelir odaya:
"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum"
Babası yakınır:
"Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananın amına karargah kurmuş, öldür
öldür bitmiyor. |
|
Namık ın papağanı |
|
namı kemal bir gün bir papagan alır.papagan yoldan geçenlere küfür eder ..namı
kemal şöyle der bir daha küfür edersen senin üstünü örterim.papagan yine
küfür eder namı kemal papagan ın üstünü örter.aradan 2 gün geçer namı
kemal papagan öldümü merak eder hafiften tülü acar papagan da kafasını
uzatır ve şöyle der 'götün mü kaşındı namık' |
|
Aç Ayı |
Amerikalı bilim adamları afrikada konuşan bi ayı bulurlar,uçağa bindirirler
ayıyı büyük bir kafesin içinde.uçakta 3 kişi vardır pilot,yardımcı
pilot,hostes
ayı yolda acıkır kafesi kırıp pilotun yanına gider
-seni yiyeceğim acıktım der
-beni yersen uçak düşer sende ölürsün der pilot
ayı yardımcı pilotun yanına gider
-seni yiye cem der
-pilot kriz geçirdi oldu uçağı kim kullanacak der yardımcı pilot
ayı hostesin yanına gider
-seni yiyeceğim der
hostes eğilip ayının kulağına bişi söyler ,ayı kafese koşar kapıyı kapatır.pilotla
yardımcı pilot merak edip hostese sorarlar
-ne söyledin ayıya korktu böyle
-dedimdi; pilotla,yardımcı pilot siki kalktığında gelip beni sikiyorlar.
Beni yersen gelip seni sikerler. |
|
Papaz ile Namı Kemal |
namı kemal in yakın bi papaz arkadaşı vardır. papazın amansız bi hastalığı
vardır. bi gözü gittikçe kapanıyor körlüğe doğru yol alıyordu. papazın
gitmediği doktor kalmamıştır. namı kemal çarenin kendinde olduğunu
söyler,sana bi sikiyim bişi kalmaz der ama papaz kabul etmez. ama en sonunda
kabul eder ve namı kemal bi anda kökler
papaz der ki:
Çıkar amına kodumun çocuğu öbür gözde gidiyoo |
|
AIDS |
Namı Kemal kanserden ölüyormuş. Ölüm döşeğinde oğlu sormuş:
- Baba neden AIDS'ten öldüğünü söylüyorsun herkese?
Namı Kemal demişki:
- Oğlum ben öldükten sonra kimse annenle berabar olamasın sikmesin diye! |
|
Hac yolunda |
Çok eskiden hacca deveyle gidildiği dönemde hacı adayı karısıyla helalleşip
devesine bindiği gibi hac yolculuğuna başlamış. Aradan günler haftalar
geçmiş. Adam devesinin üstünde güneş altında giderken aklına karısı gelmiş.
Yav demiş ben bu deveyi sikecem demiş. Deveyi çökertmiş, sikini çıkarmış tam
sokacak, deve bir ayaklanmış adam paldır küldür düşüp toz toprağa karışmış.
Ayağa kalkınca ya ben ne yapıyorum. Bu hac yolunda, işleyeceğim günaha bak.
Tövbe edip şeytana lanet gelsin demiş. Devesine atladığı gibi yoluna devam
etmiş. Yine günler geçmiş. Kızgın güneş altında yoluna devam ederken karısı
aklına gelince:
Bu sefer ne yapıp yapıp deveyi sikicam demiş. Deveyi rampa gibi bir yere
geri yanaştırmış. Kendiside sikini çıkarıp yaklaşmış tam sokacak, deve bir
iki adım atmış. adam yine paldır küldür aşağı düşmüş. toz toprağa karışmış.
üstünü başını silkelerken
Ya ben ne yapıyorum, hac yolunda ben bu günahı nasıl işlerim. tövbe etmiş
lanet gelsin şeytana demiş.
Günler böyle deve sırtında geçerken bir vahaya gelmiş. Gölgelik, hurma
ağaçları ve suyu görünce yine karısı gelmiş aklına.
Bu sefer kesin sikecem demiş. Devenin dört ayağını da birer ağaca bağlamış.
Kendine bir salıncak yapmış. Salıncağa atlamış, başlamış sallanmaya. Gidip
geldikçede deveyi sikmiş. Adam rahatladıktan sonra pişmanlık duymuş;
Ya ben ne yaptım. Hac yolunda bu günahı nasıl işledim diye şeytana lanet
okuyunca bir ses duymuş.
Siktir ulan ibne. Ben bunca yıllık şeytanım. Devenin salıncakta sikildiğini
sende gördüm demiş. |
|
Kör ile Namık |
| Namı Kemal bir adaya düşmüştür. Fakat ada o kadar tenhadır ki kimsecikler
yoktur. Yalnız ada büyük bir adadır. Namı Kemal'de Abazalıktan kuduruyordur.
Bu adada sikecek birini aramaktadır, aradan yıllar geçer ve nitekim
adanın sonuna yaklaşırken birini görür. Kör bir yerli adam. Ne yapıp
ta onunla muhabbet kurup sikeyim diye düşünürken, derken çareyi kör takliti yapmakta bulur
ve kör adama yaklaşır şöyle bir omuz atar ve kim var orda diyip kör olduğuna
inandırır ve muhabbete başlarlar. Muhabbet iyice koyulaşmıştır. Namı Kemal
der ki "benim iki tane kör arkadaşım vardı der. Onlar sikiştiler ve onların
gözleri açıldı" der. Kör hemen atılır hadi ya! hemen biz de yapalım der.
Namı Kemal tamam önce sen sok der. Tam sokacakken kör Namı Kemal dur görüyorum
der. Kör hadi çabuk başla der. Namı Kemal'de başlar aradan saatler geçer
Namı Kemal devam ediyor. Kör yaaa neden olmuyor nasıl olucak bu iş der.
Namı Kemal: Sen doğuştan körsün senin ananı sikmek lazım der. |
|
Sen onları bırak beni affet |
Temel bir gün haca gitmeye karar verir. Fadime'ye gelir "hakkini helal
et ben hacca gidiyorum" der.
Fadime de "bir şartla der benide götürürsen".
Temel ikna edemez Fadime'yi:
- "tamam gel, o zaman annelerimizle helalleşelim" der.
Temel'in annesine giderler
- "anne hakkini helal et biz hacca gidiyoruz" der annesi de:
- "bir şartla der benide götürsen".
- Temel onu da ikna edemez "tamam" der.
Hep birlikte Fadime'nin annesine giderler.
- "hakkini helal et biz hacca gidiyoruz" der. Kayınvalide ayni
şekilde
- "Bir şartla beni götürürsen" der.
Temel çaresiz üçünüde alıp hacca gider.
Haccın gereklerini yerine getirirler. dönecekleri gün herkes son ibadetlerini
ve tövbelerini yapmak için odalara geçer. Temel odasına giderken annesinin
tövbesini duyar.
"Allahım beni affet temelin babasını 4 kez aldattım".
Temel inanmıyorum diyerek odasına doğru yürür. İkinci odada kayınvalidesinin
tövbesini duyar
- "Allahım beni affet Fadime'nin babasını 8 kez aldattım".
Temel duyduklarına inanamaz. Son odada Fadime'nin tövbesini duyar
- "Allahim beni affet Temel'i 1 kez aldattım".
Temel büyük bir sok içerisinde odasına kapanır dizlerinin üstüne çökerek
baslar tövbe etmeye:
- Allahim sen onları bos ver de esas beni affet senin huzuruna bu kadar orospuyu
getirdiğim için |
|
Ayy Namık yapmaaa |
Stadyumda yapılacak en çok kim kadınla ilişkiye girebilir yarışmasına bizim
Namı Kemal de katılır.Önce fransız bir...iki..üç...üçüncü kadında
kesilir.Sıra ingilize gelir o da bir..iki..sekiz..sekizincide tıkanır. Sıra
bizim Namı Kemal'e gelir ..bir..iki..derken yüz...yüzbir..namı hala devam
ediyor.Sunucu şaşırmıştır.
"Namı aştı kendini sayın seyirciler bütün kadınları bitirdi şimdi tiribünlere
doğru koşuyor. Kadın genç demeden herkesi sikiyor Namı Kemal. Evet
bütün tribünü bitirdi bana doğru koşuyor.Ve "Ayy Namık yapmaaa""... |
|
Şaşkın horozlar |
2 horoz mutfağa girerler.
etrafa meraklı gözlerle bakarlarken,tezgahın üzerinde yemek kitabı görürler.
kitabın üzerinde"yumurta yapmanın 100 yolu"yazmaktadır.
biri diğerine dürter ve derki;
"oğlum baksana lan,seks kitabı bulduk yaşasınnn..." |
|
Terazi |
Namı kemal bir gün
Almanya'ya gezmeye gitmiş. Orada bir rehbere burda güzel
bir gece klubü varmı diye sormuş. Rehber de oranın en marjinal klublerinin
birine götürmüş.
Namı kemal bir kadeh iki kadeh derken körkütük sarhoş oluvermiş. Bide ne
görsün!... Kadının biri yere sırtüstü yatıyor, almanın biride
kadının ağzına sıçıyor. Terazide tartıyorlar tam 5 gram geliyor.
Bunu gören namı kemal bunu gururuna yediremiyor ve buda bişemi siz bizim
oraya gelin ben tam 1 gram sıçarım diyor. Gün geçiyo ve o grup Türkiye ye
geliyor. Kulübte toplanan almanlar içip sarhoş olduktan sonra, namı kemala
sözünü tutması için piste davet ediyorlar.
Yine alman kadının biri sırt üstü namı kemalın altına yatarak sıçmasını
bekliyor. Namı kemal ıkınıyo mıkınıyo gelen bişe yok. Aradan bayağı zaman
geçince kadın sıkıntıdan taşşak larıyla oynamaya başlıyor. Oynadıkça
kendinden geçen namı kemal birden kadının ağzına sıçıveriyor. Alman kadın
şaşırarak 'noldu namı kemal hani 1 gram sıçacaktın..'
"eee kızım sende terazinin ayarıyla o kadar oynamasaydın." |
|
Odun at |
| şehirli adamın biri anadoluda bir köye misafir olur.geceyi bir evde
geçirir.ev tek odalıdır,herkez aynı odada yatmaktadır.evin hanımı yatarken
kocasına derki : herif sobaya odun at dediğim zaman kalkarsın işimizi
görürüz demiş.herkes yattıktan sonra biraz zaman geçmiş kadın,herif soba
sönmesin sobaya odun at der, adam kalkar işini görür geri yatar.biraz daha
zaman geçer, kadın: herif sobaya odun at der, adam kalkar işi bitirir geri
yatar. biraz daha zaman geçer ,kadın: herif sobaya odun at der ses yok.
kadın tekrar seslenir: herif sobaya odun at,ses yok.misafir bakar ev
sahibinden ses yok kalkar sobaya odun atar.neyse sabah olur kahvaltıda kadın
kocasına sorar: herif sobaya kaç odun attın. adam der iki.kadın der üç. adam
der iki.kadın der üç.araya misafir girer kavga etmeyin baktım soba sönecek
bir odunda ben attım. |
|
Dövme |
Dövmelerin
çok meşhur olduğu bir gün, Namı Kemal'da dövme yaptırmak ister.
Ama dövmeler o zaman pek pahalıymış. Sonunda gazete okurken bir ilan okur,
ilanda su yazmaktadır:
- Dövmelerin pahalı olduğu şu dönemde, bizden size bir kıyak. Gelin bize
bedava sikinizin büyüklüğü kadar bir araç dövme yapalım size. Sadece saat
Bir'e kadar.
Namı Kemal hemen koşarak gitmiş ve sıraya girmiş.
Neyse sıra Namı Kemal'e gelmiş. Adam bir kitap vermiş eline ve Namı Kemal
sikine göre olan bir araç bulamaz sonra adam gelir ve sorar:
- Evet, beyefendi ne istiyorsunuz?
Namı Kemal'de ses yok. Sonra adam bakar kitaba kitabın üstendeki araçlara
ve tekrar sorar:
- Ferrari mi, Mercedes mi?
Namı Kemal adama döner ve söyle der:
- TIR yokmu TIR |
|
Prezervatif |
| Kulağı pek iyi duymayan 80 yaşında oldukça yaşlı adamın biri bir gün
prezervatif almak için eczaneye gitmiş. İçeri girmiş bağırarak dayım bana
bir kutu prezervatif ver demiş. Eczacı adamı kolundan çekmiş ne yapıyorsun
dayı içeride bayanlar var böyle şeyler ulu orta söylenmez kulağa
söylenir demiş. Yaşlı adam yok dayım kulağa değil yarrağa yarrağa demiş
|
|
İsveç daha büyükmüş |
| Namı Kemal birgün uçakta yolculuk ediyormuş kadının birisiyle tartışmaya
başlıyor kadın diyor ki İsveç Türkiye'den daha büyük Namı Kemal olmaz
Türkiye daha büyük falan diyor, neyse bunlar iyice tartışıyorlar kadın diyor
ki sana adresimi veriyim gel gösteriyim İsveç daha büyük. Neyse Namı Kemal
akşam gidiyor bi güzel seks yapıyorlar sabah kadın diyor gördün mü İsveç daha
büyükmüş tr'yi içine aldı, Namı Kemal gülüyor içine aldı ama adalar
dışarıda
kaldı. |
|
O rahip bal sürüyormuş |
Birgün bir adam ormanda kaybolur gece
karanlığında bir kilise görür ve
geceyi burada geçirmek ister, kapıyı çalar baş rahip kapıyı açar,bas rahibe
tanrı misafiri olduğunu yolunu kaybettiğini bir gece kalıp
gideceğini anlatır.
Rahipte kabul eder tabi ki gece herkes uyumaya çekilir,fakat adamın gece
yarısı tuvalete gitme ihtiyacı doğar ve tuvaleti
aramaya koyulur. Önce bir kapıyı açar bakar ki güzel bir kadın geceliğiyle
ortada dolaşıyor şaşırır..Sonra başka bir kapıyı açar burada da rahipler
yerde daire biçiminde oturmuş hepsinin siki meydanda ortada da bir sinek
uçuyor buna da çok şaşırır;
Adam sonra bir kapı daha açar ve adam birde ne görsün bir rahip sikinden
tavana asılmış şaşkınlığı bir kat daha artan adam
sonunda ihtiyacını giderip yatar. Sabah olunca bütün bu gördüklerini
baş rahibe anlatır ve sebebini sorar.. Rahip de anlatmaya başlar:
-"O gördüğün güzel kadın var ya işte o bizim ihtiyacımızı karşılar,o ortada
ucan sinekte hangimizin aletine konarsa o gece kadınla o beraber olur"
Adam sorar :
-"Peki o aletinden tavana asılan rahip neyin nesidir ?"
Başrahip hemen cevap verir:
-"O var ya o, orospu çocuğu, sikine bal sürüyormuş meğer!" |
|
Kel |
| Bir gün namı kemalin evinde bir papağan ve bir tavuk varmış. Namı kemal işe
her gittiğinde papağan tavuğu sikiyormuş. Günler sonra da olsa bunun farkına
varan Namı kemal papağanı uyarmış ''bir daha ben yokken bu tavuğu sikersen
senin saçlarının hepsini keserim'' demiş. Sonra işten gelen Namı kemal
papağanı tavuk sikerken yakalayınca bütün saçlarını yolmuş. 1 ay sonra
Namı kemalin evinde parti düzenleniyormuş. Evin kapısının önüne papağanı
koymuş. Papağan gelen misafirlere ''bayanlar sağa baylar sola demeye başlamış
o sırada karşıdan kel bir erkek geliyormuş. Bunu gören papağan kele demiş ki
''hoop hemşerim tavuk sikenler giremez'' |
|
Şeytan |
Namı kemal bi gün
rüyasında ak sakallı bir dede görür ak sakallı dede derki bir daha
birisini sikersen sen direk cehennemlik olursun der: namı kemal
korkar ve birdaha kimseyi sikmeyeceğine söz verir
ve ıssız bir dağın başına yerleşir. 3 yıl sonra artık abazalık canına tak
etmiştir her gün hayvan sikmekten ve otuzbir çekmekte fakat bi türlü
karı sikememektedir.
Yağmurlu bi gecede her tarafı sırılsıklam göğüs uçları ortaya çıkmış fıstık
gibi bi hatun gelir der ki:
-Arabam bozuldu geceyi sizde geçirebilirmiyim?
Namı Kemal kabul eder. Hatun odasında soyunurken bu dayanamaz ve anahtar
deliğinden bakar bi de ne görsün hatun çırılçıplak. Hemen dalar içeri ve
hatunu 2 saat anırta anırta siker. Sonra hatun şeytana dönüşür ve der ki:
-Sana çok büyük bi günah işlettirdim ne düşünüyosun?
Namı kemal hiç istifini bozmadan cevap verir:
-Ulan şu dünyada bi şeytanı sikmediğim vardı onu da siktim ya artık
cehenneme gitsemde gam yemem |
|
Gençleştiren su |
Adam eve gelir karısına koşarak derki
- Karıcım bir çeşme buldum. Kim bu çeşmeden bir bardak su içerse 10 yaş
gençleşiyormuş. Yarın gidip içicem demiş Karı sıda
- Tamam bey dene gel bakalım doğrumu der.
Adam sabah ilk işi o çeşmeye gitmiş. Bir bardak su içmiş 30 yaşına gelmiş bir
bardak daha 20 yaşına gelmiş.Hemen eve koşup kapıyı çalmış karısı kapıyı
açmış.
- Buyurun kimi aramıştınız. Adam:
- Beni tanımadın mı? Ben kocan. Doğruymuş bak gençleştim. Hemen sende git
gençleş bekliyorum demiş.
Kadın koşarak çeşmeye gitmiş. Bir bardak içmiş 30 yaşına gelmiş bir bardak
daha içmiş 20 dayanamamış bir bardak daha 10 yaşına gelmiş.Eve koşa koşa
gelmiş. Kapıyı çalmış kocası kapıyı açınca karşısındaki çocuğa sormuş:
- Buyur çocum kimi aradın? Kadın
- Tanımadın mı bey? Benim karın. Adam şaşırıp:
- Senmisin hanım? Ne yaptın?
- Dayanamadım bey
- Öylemi. Ben seni şimdi ne yapayım? sittir git bir bardak daha iç. Ananın amına
kadar yolun var. |
|
Miş gibiydi miş |
| Birgün İngiliz Fransız ve Namı Kemal bi adada mahsur kalmışlar. Ada
çorakmış. Karşıda da bir ada varmış. O adada da ne istersen varmış. İki ada
arasında bir deniz varmış, denizin içindede bir timsah. Timsah denize gireni
sikiyormuş. sikincede S'yi Ş okuyormuş gazabına uğrayanlar. İngiliz
dayanamamış karşıya geçmeye karar vermiş. Gitmiş gelmiş. Sormuşlar; nasıl dı
demişler "miş gibiydi miş gibiydi" demiş. Fransız da dayanamamış gitmiş.
Nasıldı demişler o da "miş gibiydi miş gibiydi" demiş. Namı Kemal
de dayanamamış gitmiş. Gelince sormuşlar nasıldı demişler "mis
gibiydi mis gibiydi demiş. Arkasından timsah çıkagelmiş "nerde o anşını
şiktiğimin
çocuğu" |
|
Geri çağırdım |
İki adam yolda giderken eski bir gaz lambası görürler ve tekme atarlar.
Lambanın kapağı açılır ve içinden bir cin çıkar. Bu sayede serbest kalan cin
adamlara bir iyilikte bulunmak ister ve her birine üçer adet sihirli yumurta
verir sonra adamlara söyle der:
- Bir isteğiniz olduğu zaman önce yumurtayı kırıp sonra dileğinizi söyleyin
ve anında gerçekleşir.
Yumurtaları alan adamlar heyecanla ayrı ayrı yönlere koşarak giderler.
Altı ay sonra bu adamlar yine karşılaşırlar. Biri çok zengin
olmuştur,diğerinde ise hiçbir değişiklik olmamıştır. Zengin olan diğerine
yumurtaları ne yaptığını sorar. Diğeride başlar anlatmaya:
- Senden ayrıldıktan sonra yumurtalardan biri elimden düştü ve
kırıldı ''aha şimdi yarrağı yedik'' der demez her taraftan yarraklar gelmeye başladı,
sonra ikinci yumurtayı kırdım ve bütün yaraklar gitsin dedim.
Diğeri sormuş: 'Peki üçüncü yumurtayı ne yaptın''
- Ne yapayım, kendi yarağımı geri cağırdım. |
|
Hadi git getir |
| Bir yarışma düzenlenir,Türkiye yi temsilen Namı Kemal katılır. Amaç en uzun
siki olanı 1.seçmek. Yarışma başlar, Fransız çıkarır sikini masaya kor:60cm. Herkes
alkışlar sesler yükselir v.s. Sıra Almandadır, kendinden emin bir şekilde
oda çıkarır sikini 90cm. Sesler daha da yüksek çıkar. Son yarışmacı Namı Kemal'e
gelir sıra. Açar ve masaya kor. Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin siki.
Herkes güler yuhalar. Namı Kemal elini cebine atar ve kırmızı bir mendil
çıkarır. Mendili sikinin biraz önünde sallar siki oraya kadar uzar, mendili
biraz daha sikinin uzağında sallar ve hoop siki mendilin yanında. En son
mendili topak yapar ve atabildiği kadar uzağa atar: Hadi git getir oğlum. |
|
Zenci beyaz |
Şimdi iki
Amerikalı bir barda oturuyorlar. Bunlardan biri zenci biri de
beyaz. Acayip sarhoş bu adamlar. Neyse beyaz olan biraz ırkçı, zenciye
diyor ki:
- sizin avuç içleriniz ve ayaklarınızın altı neden beyazdır biliyomusun?
zenci anlıyo bi bokluk olacağını ama merak da ediyor adamın ne söylicegini!
- neden beyazmış söyle bakalım diyo
beyaz da:
- çünkü tanrı sizi boyarken siz dört ayağınızın üzerindeydiniz diyo
zenci acayip sinirleniyor bardaki herkes kesin kavga çıkacak diye beklerken
zenci beyaza bi soru soruyo:
- peki sen karının amındaki tüyler neden siyahtır onu biliyormusun? der!
bu sefer de beyaz acayip sinirleniyor ama o da zencinin ne söylicegini merak
ediyor.
- neden? diye soruyor zencide:
- çünkü karını sikerken boyam kurumamıştı diyor. |
|
Asd |
| Birgün arabaların hız ve frenleri hakkında yarışma başlatılır ve yarışmaya
Almanya dan mercedes-benz le bi Alman katılır, Fransa dan renoult la Fransız
ve Türkiye den Namı Kemal katılır. Altında Murat 124. Hakem yarışmanın
kurallarını okur. Kurallar çıkabildiğiniz kadar yüksek hıza çıkıp karşıdaki
duvara en yakın duran kazanıcak der... Ve yarışma başlar. Önce Alman basar
basar duvara 10 cm kala durur. sonra Fransız basar basar frene bir basar
araba 12 cm kala durur. Bu arada Alman ve Fransız aralarında konuşur fren
sistemin ne? Alman benim abs der Fransız falan filan diye cevaplar. Onlar
konuşurken bizim Namı Kemal gazı kökler 1. vites 2 . vites 3 4 derken
duvarı deler geçer. Fransız la Almanda konuşurlarken bu olayı görür ve
Namı Kemal'e de sorarlar senin fren sistemin ne diye. Namı Kemal'de ASD der.
Alman sorar asd ne oluyor diye. anasını siksen durmaz der.. |
|
İbne oldu Temel |
temel büyük şehre gider zamanla orada arkadaşlar edinir. kahvedeki
arkadaşları temelin saflığından yararlanarak temele bir oyun oynamak
isterler ve temel kahveye gelince arkadaşları; şu karşı evin penceresindeki
kadını görüyor musun: temel evet der.
-hah o eve git kadına kocan evde mi diye sor yok derse eve git kadını
sik.demişler
temel denileni yapar kadına sorar,
kadın; durumu fark eder kocası evde olmasına rağmen:
-yok der. temel;
-geleyim mi? kadın
-gel, gel der
temel eve girer kadının kocası kapının arkasına saklanır temel soyunur
yatağa yatar o sırada adam çıkar ve temeli bir güzel siker.
temel sinirli kahveye gider:
arkadaşları;
-ya sen kocasına denk gelmişsin hemen pes etme şansını dene derler
temel bunun üzerine bir daha gider kocan evde mi diye sorar, kadın
yine yok gel der ve kadının kocası temeli yine siker.
ertesi günde aynısı olur.
diğer bi gün temel kadına sorar
-kocan evde mi?
kadın:
-yok, der
temel:
e o zaman niye geleyim ki der |
|
Namık geliyor |
Amerika Başkanı'nın Kızı
siki en büyük olanla evlenecekmiş. Başkan her yere
haber yollamış, aradan bir hafta geçmiş dünyanın dört bir tarafından
erkekler gelmiş elemeler yapılmış finale üç kişi kalmış. Beyaz Sarayın önüne
getirmişler. Biri bi çıkarmış sarayın etrafını bir kez dolanmış, diğeri
çıkarmış iki kez, üçüncü üç kez dolandırmış. O arada kel, tek gözlü biri
gelmiş kafasında şöle bir not varmiş:
Ben Namı Kemal Türkiye'deyim bekleyin geliyorum... |
|
Tüleyman |
Öğretmen sınıftaki öğrencilere sorar;
İstemeden hareket eden organımız nedir?
Sınıfta herkes düşünür.Süleyman parmak kaldırır,öğretmen evet oğlum
söyle der;
Süleyman tikimiz hocam der.Öğretmen aferin oğlum adın ne;Tüleyman
hocam. |
|
Maymun |
Birgün İngiliz, Alman, Fransız ve bizim Namı Kemal yarışıyorlar
yarışmada en fazla hangisi maymun doğurtacak. Neyse kısa keselim. İngiliz . başlamış. 5 maymun doğurtturmuş. Alman 7 tane, Fransız 10 tane..
Sıra bizim Namı Kemal'e gelmiş. Uğraşmış, uğraşmış. Ama 1 tane maymun
doğurtturmuş.
Tabi orada bulunan bizim Türk seyirciler kızmışlar. Ne yaptın, şanımızı
şerefimizi 5 paralık ettin. Bizi rezil ettin diye.
Namı Kemal de kaşlarını çatarak :
- Hassiktirin lan. Bana erkek maymun vermişler... |
|
Götümemi sokacaktım |
Yaşlı ve cahil bir köylü hayatında ilk defa rahatsızlık geçirir. şehre iner
ve bir doktora gider. doktor;
- ''neyin var'' diye sorar.
yaşlı amca;
- ''karnım çok ağrıyor'' der.
doktor hastalığını bilir ve yaşlı amcaya 3 fitil vererek kullanmasını
söyler. amca gider ve ertesi gün ağrıları daha fazla artmış olarak doktora
tekrar gelir.
doktor;
- ''ne oldu amca'' der.
amca kıvranarak;
- ''fitilleri kullandım ama karnım daha çok ağrıdı'' der.
doktor hemen bir röntgen filmi çeker ve ayrı bir odada filme baktığında
adamın midesinde 3 adet fitil görür. doktor hemen adamın yanına koşarak;
- ''amca ne yaptın sen'' der.
amca;
- ''ne oldu doktor bey'' der.
doktor;
- ''amca bu fitiller yutulurmu'' der.
amca döner;
- ''ne yapacaktım götümemi sokacaktım'' der. |
|
Cindy
Crawford |
Namı Kemal, Amerika'dan yurda dönmek üzere transatlantikte
seyahat ederken
gemi batar!
Bizimki tahta parçalarına tutunup hayatta kalmaya çalışırken ilerde canını
kurtarmaya çalışan birini görür ve hemen onu kurtarmak için ona doğru
yüzmeye başlar.. ama bir bakar ki kurtardığı kişi Cindy Crawford'dur.. Neyse
bunlar birlikte ıssız bir adaya çıkarlar...
Cindy hemen atlar: "Sen benim hayatımı kurtardın, dile benden ne dilersen"
Bizimki mütevazidir "nolacak ya insanlık görevi bu, önemli değil" der
Cindy ısrar eder ve bizimki dayanamaz ve "tamam o zaman, bi kere ver
sikeyim" der. ve işlem tamamlanır hemen o anda...
Ertesi gün Cindy yine gelir ve "sen benim hayatımı kurtardın, dile benden ne
dilersen"
Namı Kemal için cevap hazırdır "bi kere ver sikeyim" der. ve işlem yine tamamlanır
hemen...
Artık Cindy her gün günde beş kere bu soruyu sorar ve bu olay günde bes kere
tekrarlanmaya baslar...
Yine Cindy aynı taleple gelince, Namı Kemal bu sefer başka bir şey ister:
"Tamam, şimdi sen şu ateşin önüne otur" der ve Cindy'e kömür tozlarından bir
bıyık yapar, sırtına bi ceket giydirir, basına bir kasket takar ve "şimdi
sen bu şekilde ateşin önünde bana sırtın dönük şekilde otur" der...
Cindy şaşırır "acaba sapıklaştı mı bu, neyse bakalım ne olacak" der
içinden...
Cindy ateşin önünde o şekilde oturmaktadır, Namı Kemal uzaklaşır ve Cindy'e
yaklaşmaya başlar ve şöyle der: "Ya birader geçen gün gemi battı, birini
kurtardım bir baktım ki Cindy Crawford'muş, inan ki her gün beş posta, her
gün beş posta" |
|
Tarkan ın kurdu |
Tarkan bir gün kız arkadaşı ile sevişiyormuş kurdu ise odanın ortasına
oturmuş onları izliyor, o arada Bizans ordusu saldırmaya başlıyor.
Tarkan;
- "Atıl kurt" diye seslenir.
Kurt;
- "Tabi amına koyim hep atıl hiç katıl yok!!!". |
|
Namı ruhi |
Bizim Namı Kemal'in hiç sevmediği bir dostu varmış.Bu dostunun adı
Ruhi'ymiş.
Tesadüf,
İkiside trende aynı kompartımana oturmuşlar.Şimdi Namı Kemal Ruhi'nin
kendisine kötü birşey yapacağını hissetmiş.
Yolda köpek ölüsü görünce Ruhi:
Bu köpekte Kemal'ine erdi demiş.
Namı Kemal sinirlenmiş.
- Bak kıçından Ruhi çıkıyor. |
|
Rahibeli |
5 tane rahibe öldükten sonra diğer tarafta onları önünde bir tas su ile
zebani karşılar.zebani rahibelerin sıraya girmelerini ister.ilk rahibeye
sorar:"penis hakkında ne biliyorsun?".rahibe yalnızca "dokundum"der.o zaman
sadece ellerine suyu sür geç der zebani.ikinci yede aynı soruyu sorar.oda
yalnızca gördüm der.o zaman suyu gözlerine sür ve geç der.o sırada 3. ile 4.
rahibe yer değiştirir.zebani bunu görünce ne yapıyorsunuz der.
Rahibe:
- Arkadaş götünü yıkamadan ben bi ağzımı yıkasaydım... |
|
Sizide |
| Bir gün Namı Kemal kamyon şöfürlügü yapıyormuş Namı Kemal tam olarak bilmesekte tahmini olarak 3 ay kadar uzun yolda kalmış ve eve dündüğünde
karısına "hadi yatalım" demiş karısı olmaz çocuklar evde der Namı Kemal o zaman
sen git sıcak bir çorba hazırla der ve servis yaparken üzerine dök ve
banyoya git ben gelirim der. Kadın akşam Çorbayı yapar sofrada
üzerine döker. Bunu gören Namı Kemal koş banyoya der. Ardından gider
ve karısını sikmeye
başlar. Annesinin gelmediğini gören çocuk kalkıp banyoya gider ve gördügü
manzara karşısında korkup kardeşlerinin yanına koşar ve kardeşlerine derki
aman oğlum üzerinize çorba dökmeyin babam sizide siker |
|
Kıç nakli |
Adamın biri çok kötü
basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
- Nasıl? demiş adam
- Kıç nakli ile.
- Kıç nakli mi?
- Evet size ölen birinin kıçını takacağız.
Bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. adam acı, tatlı,
tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde hiçbir şikayeti yokmuş. Berbat bir
kaşıntı hariç. Doktora gitmiş;
- Nasılsınız? diye sormuş doktor
- İyiyim yalnız berbat kaşınıyor.
- Ben bunu bir araştırayım size haber veririm.
Bir kaç gün sonra adamın telefonu çalmış arayan doktormuş.
- Size kötü bir haberim var demiş doktor.
- Ne oldu?
- Kıçını size naklettiğimiz adam maalesef ibneymiş. Kaşınması da bu yüzden
- Eee ne olucak şimdi!
- Nasıl olsa sizin değil, siktirin geçsin ! |
|
60cm |
Bir Amerikalı, bir İngiliz birde Namı Kemal bir nehir kenarına tatile
gitmişler. Hepsi kendinin özelliklerinden bahsediyormuş. Neyse laf dönmüş
dolaşmış. Amerikalı demiş ki:
- Ben, demiş şu nehrin suyunun sıcaklığını derece kullanmadan bilirim demiş.
Neyse nehrin kenarına gelmiş pantolonunu indirmiş ve sikini çıkarmış suya
sokmuş. Demişki: su 23 derece.
Sıra ingilize gelmiş o da aynı işlemi yapmış ve demiş ki : su 25 derece.
- En son sıra Namı Kemal'e gelmiş. Namı Kemal de aynen nehrin kenarına
gelmiş ve pantolonunu
indirip sikini suya sokmuş. İkisinin yanına gelmiş hiç tepki yok.
Herkes bir tahmin bekliyormuş Namı Kemal'de ses yok. Meraklanmışlar ve
sormuşlar:
- Senin tahmini ne demişler. Namı Kemal yanıtlamış:
- Valla demiş suyun sıcaklığını bilmem ama derinliği 60cm.'di |
|
Komiserim |
İşsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış
Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş. En
sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için.
adam gitmiş karakola. komiser hemen lafa dalmış.
-anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile yok.
-ben herkesle iddiaya girerim komiserim. ve her iddiayı da kazanırım.
-olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı.
-size kanıtlıyabilirim komiserim.
-nasıl kanıtlıya can.
-sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmeyeceğimi anlarsınız. 100
dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım.
Komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda
olamayacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma olan sol
gözünü çıkarıp ısırmış. Komiser hayretle onu izledikten sonra.
- tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş. adam peki demiş.
- 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım.
Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha girmiş
iddiaya. Sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış. komiser
yine şaşırmış ama pes etmemiş. Hala inanmadım demiş. Adam tamam sizinle son
bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş. Komiser hemen kabul
etmiş.Nedir iddia demiş?
-benim sikimin uzunluğu buradaki herkesin siklerinin toplam uzunluğundan
daha fazladır demiş. komiser şöyle bi etrafına bakmış. Yaklaşık on kişi var.
her birininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. Tamam demiş girmiş
iddiaya. Adam indirmiş donunu bi bakmışlar ki küçücük bişey. Komiser hani
uzundu lan demiş. Adam çekin komiserim. Çekerseniz uzar demiş. komiser adamın
şeyini çekmeye başlamış. Çekiyormuş çekiyormuş. Uzamıyormuş. O sırada adam bi
arkadaşına telefon etmiş.
-"Alooo Ali olum komiserin eline verdim 10.000 DOLARI hazırla!.." |
|
Bu pozisyonu kaçırmam |
| Bir gün Namı Kemal bir papağan alır ve eve getirir. Namı Kemal uçkuruna düşkün
ve hergün eve farklı hatunlar getiren bir hayat sürmektedir. Tabi bir
hatunla ilişkiye gireceği vakit papağan bunları izlemeye başlar, bundan da
Namı Kemal rahatsız olur ve papağanı aldığı yere gider ve durumu anlatır satan
kişi papağanın kulağına eğilip ona senin götünü sikerim dersen gözlerini
kapatır der. Bunun üzerine Namı Kemal eve sarışın bomba gibi bir hatun
götürür yine ilişkiye girecekleri zaman papağan bunları izlemeye
başlar. Namı Kemal
kalkar ve papağana senin götünü sikerim der. Tabi papağan hemen gözlerini
kapatır. Bunun üzerine kadına derki: sen bacaklarını ayır ben burdan masaya
oradan sehpaya oradan kanepe ve oradanda senin üstüne atlıyacağım. O sıra
papağan yine gözlerini açar. Namı Kemal papağanın gözlerini kapaması için
tekrar küfür eder. Papağan o zaman derki anamıda siksen bu pozisyonu
kaçırmam. |
|
Sosyete oyunu |
Temel ile Dursun sosyeteye girmişler ve sosyetik delikanlılarla arkadaşlık
kurmuşlar. Bir gün kendi aralarında oyun oynamaya karar vermişler.
Delikanlı;
- ''Bir odada kız erkek karışık toplanacağız ve sonra lambaları kapatacağız
ondan sonra kim kime neyaparsa''.. diye oyunun kurallarını açıklamış. Oyun
başladıktan bir süre sonra pat diye ışıklar yanmış. Priz başında temel
duruyor.
Dursun;
- ''ula uşağım ne cüzel oyniduk niçun oyin bozanluk yapisun''.
Temel;
- ''Sikiyim böyle oyinu da.. Tuttuğumiz iki meme yeduğumuz yarrağun haddi
hesabu yok''... |
|
Gel pisi pisi |
| Bir yarışma düzenleniyor. Yarışmacılar Fransız, Alman ve Namı Kemal.
Yarışmada 3 katlı bir bina ve her katta 20 kadın kim bu kadınların hepsiyle
beraber olursa yarışmayı o kazanacak. Yarışma başlamış Fransız girmiş binaya
2. Katın merdivenlerinde bayılıp kalmış. Alman girmiş oda 3. katın
merdivenlerinde bayılmış. Namı Kemal'e sıra gelmiş Kemal binaya girmiş
aradan 4 saat geçmiş hala ortalarda yok bi bakalım demişler binanın 1-2-3
katındaki kadınlar baygın halde bizim Kemal yok terasa çıkmışlar bizim Namı
Kemal bir kedinin peşinde gel pisi pisi gel pisi. |
|
Uçaktaki ibneler |
Bir gün iki ibne uçaktaymış tam herkesin uyuduğu sırada biri diğerine;
- ''hadi sikişelim'' demiş.
digeri;
- ''kafayımı yedin bi sürü insan var''.
diğeri;
- ''merak etme hepsi uyuyordur bak istersen hostesten bi kola isteyeceğim
kimseden ses gelmez hostes bile uyuyordur''.
ibne;
- ''bir kola getirin''.
diye seslenmiş kimseden tık yok bi daha istemiş gene aynı daha sonra
başlamışlar şikişmeye sabah olunca hostes servise başlamış.
bir ihtiyar;
- ''ah kızım sabaha kadar başım ağrıdı'' demiş.
hostes;
- ''amca isteseydiniz size aspirin getirirdim'' demiş.
ihtiyarda;
- ''kızım nasıl isteyim, adamın biri kola istedi sabaha kadar siktiler''. |
|
Karpuz taşıma |
Namı Kemal,
Japon, alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacak diye
iddiaya girerler. Japon der ki:
-Ben iki tane taşırım koltuklarımın altına alarak.
İngiliz de der:
-Ben de 4 tane taşırım iki koltuk altına iki de omzumun üstüne alırım.
Alman da der ki:
-Ben de beş tane taşırım herkes şaşırır nasıl taşırsın ya? İki tane koltuk
altına, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de Yarrağıma takarım demiş.
Sıra Namı Kemal'e gelir, der ki:
-Ben de 9 tane taşırım iki koltuk altına, iki omuzlarıma ,almanı da Sikime
takarım. |
|
Ressam |
Çocuğun biri çok güzel resim çizer. Resim öğretmeni bunu fark eder, babasını
çağırır ve şöyle der:
-Beyefendi oğlunuz çok güzel resim çiziyor.Bunu bir yerlere gönderelim.
Adamın cevabı aynen şu olur:
-Bırakın hocam şu orospu çocuğunu. Geçen gün sobaya bir am çizdi, onun
yüzünden dedesinin dili benimde yarrağım yandı. |
|
Sperm |
Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye yarışma düzenleniyor. Önce alman
boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor. Spiker stadyumdaki seyircilere 2 litre
diye söylüyor. Sonra Fransız boşalıyor ve tam 5 litre çıkartıyor. Spiker 5
litre çıktı diyor seyircilere. Bizim Namı Kemal geliyor. Spikerin elinden
mikrofonu alıyor ve şöyle diyor:
-Lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin. |
|
Hiç yavrum hiç |
At arabacısı arabasını kenara çekmiş dinlenmekte at'da
kalafatı sallamış
o esnada bir kadın çocuğu ile geçerken çocuk merakla atın kalafatı göstererek;
- ''Anne bu ne'' der.
Kadın;
- ''hiç yavrum hiç'' der.
çocuk tekrar sorar.
Kadın gene;
- ''hiç yavrum hiç'' der.
Arabacı dayanamaz;
- ''Abla Abla sen buna da hiç diyorsan Gözünü toprak doyursun'' der. |
|
Gemi |
Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke finale kalır, Almanya,
Fransa ve Türkiye. Türkiye´yi temsilen de Namı Kemal oradadır. Jüri yarışma
konusunu ortaya atar: "Batan bir gemidekileri nasıl kurtarırsınız?" Önce
Alman Palavracı dizer yalanları:
- "Ben çok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanları yarım saat gibi
kısa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım."
- "ohaaa" der Fransız ve bu sefer o başlar:
- "Ben de sıçarak büyük bir ada oluştururum ve insanları o adaya çıkartarak
kurtarırım!"
Sıra Namı Kemal'dedir oda okkalı bir yalan söyler:
- "Bende de öyle bir "yarrak" var ki onu şöyle gemiden karaya doğru bir uzattım
mı köprü olur ve bu insanları köprüden geçirir kurtarırım."
- "Çüşşş..." der Fransız, "hiç o kadar büyük şey olur mu?"
Bizimki cevap verir:
- "Öyle göte böyle yarrak!" |
|
Sıradan gel |
Karlı bir kış günü genç bir adam
dağda mahsur kalmış soğuktan ve açlıktan
ölmek üzereyken bir ışık görmüş, ışık bir evden geliyormuş. Neyse adam evin
kapısını çalmış, kapıyı yaşlıca bir kadın açmış adamı içeri almış, adam açım
susuzum filan derken neyse adamın karnını doyurmuş yatarken yaşlı kadın iki
kızını çağırmış, adama tanıtmış, bak demiş bu büyük kızım geçen yıl dul
kaldı, bu küçük kızım halen bekar. Biz bu evde üçümüz yaşarız... adam bir
bakmış hepsi birbirinden güzel ama yani ayıp olacak neyse akşam olunca
yatmaya karar vermişler, ama kadın fazla yatağımız ve odamız yok demiş biz
kızlarla beraber yatarız sende yerde yatarsın demiş adama.... adam kabul
etmiş ve hepsi aynı odada yatmışlar.... biraz zaman geçince adamın aklına
tabi malum aktivite gelmiş ama nasıl olur hepsi beraber uyuyorlar diye
sesini çıkaramamış.... biraz daha zaman geçince, dul kız başlamış
sayıklamaya:
- Dula gel, dula gel diye adam dayanamamış tabi hemen çıkmış yatağa dula
sokulmuş, biraz takıldıktan sonra bekar kız başlamış konuşmaya:
- Bolu bırak dara gel, bolu bırak dara gel... adam mutlu bir şekilde kıza
yönelmiş ama arada anne yatmakta.... adam tam geçerken kadının üstünden
kadın başlamış sayıklamaya:
- Bok yeme sıradan gel, bok yeme sıradan gel.. |
|
Eşşek |
| Alman, İngiliz ve bizim Namı Kemal yine bir yarışmada karşılışırlar.
Yarışma eşeği anırtma yarışmasıdır. Önce ingiliz girer, eşeğe vurur, iter
kakar ama eşek gık demez, oda vazgeçer. Alman girer, kuyruğundan çeker,
kulağından ısırır ama eşek gene ses çıkarmaz. Sıra Namı Kemal'dedir. Eşeğin
yanına girer arkasına geçer ve eşekle birlikte olur. Eşek bi anda çılgınlar
gibi anırmaya başlar. ilk yarışmayı Namı Kemal kazanır. İkinci yarışmaya geçilir. Bu sefer amaç eşeğin kafasını önce yukarı aşağı daha sonrada sağa
sola hareket ettirmektir. İngiliz girer gene, hayvanın kafasını aşağı çeker
sola iter ama kıpırdatamaz. Alman kendinden emin gelir, eşeğin kafasının
üzerinde zıplar, sağa iter ama eşek yine kıpırdamaz. Sıra Namı Kemal'e
gelir, Bu sefer Namı Kemal eşeğin karşısına geçer ve sorar "beni tanıdınmı"
eşek evet anlamında kafasını bi aşağı bi yukarı sallar. Namı Kemal ikinci
sorusunu sorar. "Bidaha yapıyımmı" eşek korku dolu gözlerle kafasını iki
yana sallar. |
|
Ne giyersen giy |
Birgün Moiz'e maliyeden bir
yazı gelir ve su su seneye ait defterlerinizi su
tarihte kontrol için getirmeniz rica olunur. Moiz baslar kara kara düşünmeye
-"Acaba randevuya nasıl gitsem, iyimi giyineyim yoksa kötümü.." diye. Baslar
herkese sormaya, bazısı der" iyi giyin" bazısı
-"Olur mu Moiz çok para kazanıyorsun zannederler, kötü giyin"
Sonunda Moiz'in uykuları kaçar, haham basına sormaya karar verir.Sabah
kalkar gider haham basını beklemeye baslar. Hahamın yanında genç bir dul
bayan vardır, onu bekler. Derken haham onu kabul eder, baslar Moiz
anlatmaya..Haham dinler ve fikrini söyler. der ki :
-"Moiz yavrum, senin isin demin yanımdan çıkan bayanın isine benziyor. Ona
da aksam görücü gelecekmiş, o da soruyor dar kısa etek mi giysem, yoksa uzun
mu ? Bende dedim ki kızım ne giyersen giy adam seni sikecek!...". |
|
Adalar |
Namı Kemal bir aralar ün yapmış. Kimse kendisi ile laf yarışına
giremiyormuş. Bunu yunanlı bir kadın duymuş ve ben onu mors ederim demiş.
Neyse bu kadın Türkiye'ye gelmiş Namı Kemal'le görüşmüş. Namı Kemal'e
demiş ki:
" Seninle laf yarışına girmeden önce seninle sex yapmak istiyorum" demiş.
Namı Kemal de kabul etmiş. Başlamışlar işe kadın sormuş:
"Yunanistan mı büyük Türkiye mi?"
Namı Kemal de
"Türkiye" demiş.
Kadın bir daha sormuş. Namı Kemal de yine Türkiye demiş. Kadın:
"Hayır Yunanistan daha büyük bak Türkiye'yi içine aldı".
Namı Kemal söyleyecek bir şey bulamazken taşşak larını görür ve derki:
"Bak adalar dışarıda kaldı." |
|
Alayı ibne olur |
Siirtli bir ibne ile
Bursalı ibne E-5 te müşteri beklerken sohbete
başlamışlar.Bursali demiş ki Siirt' liye
-"Sizin orda ibnelik zor olmalı her halde..."
Siirt' li:
-"Valla gelirler önce dayak atarlar sonrada alıp dağa götürüp
yapacaklarını
yaparlar.Tekrar dayak atıp orda bırakırlar."
Bursalı:
-"Bu dehşet verici bir sey canim der."
Siirtli:
-"Peki Bursa'da nasıl bu is diye sorar."
Bursa' li baslar anlatmaya :
-"Bize telefon acarlar.Kabul edersek gelip arabayla alırlar.Once hamama
sonra da güzel kokular sürüp restoranta götürürler.Oradanda bara ve otele
gidilir.İsimiz bittikten sonra da evimize bırakırlar."
Siirtli dayanamaz:
-"Bu sosyal imkanlar Siirt' e olsa, Siirt' in alayı ipne olur bee.." |
|
Ajan |
| Namı Kemal bir gün ajanlarıyla ünlü İtalya'ya gitmiş. Cebinde beş parası
kalmadığı ve çok aç olduğu bir gün bir restaurantın önünde yemek yiyenleri
seyrederken birden gözüne birşey çarpmış. Yemek yiyen sakallı insanlar iyice
karınlarını doyurduktan sonra kasiyer bayana giderek sakallarını
okşuyorlarmış ve hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Durumu merak eden
Namı Kemal konuşmaları dinlemek için kapıya doğru yaklaşmış. Sakallı
adamlar yemek yiyip karınlarını doyurduktan sonra kasiyere gidip sakallarını
okşayarak "ben ajanım" diyerek hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Birkaç
adamı seyrettikten sonra Namı Kemal de içeriye girmeye karar vermiş. Bir
güzel karnını doyurduktan sonra sıra hesap ödemeye geldiğinde, kasiyer
bayana giderek sakallarını okşamış ve "Ben ajanım" demiş. Kasiyer bayan "Ama
beyefendi sizin sakallarınız yok" deyince, Namı Kemal pantalonunu aşağıya
indirmiş ve kasiyere "ben gizli ajanım" demiş. |
|
Zebani |
Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan dalarmış.Bu böyle sürüp
gitmiş.
Bir gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çağırmış bir daha
yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre. Bir
gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için eğilmiş ve
adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile kalmış
ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onuda yanına çağırmış ve
bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz demişler. Çocuk
tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş.
Çocuk bi bakmış cehennem buz gibi herkes donuyor.
Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki:
-Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle?
zebani cevap vermiş:
-amına koyiyim baban izin vermiyor ki eğil ipte iki odun atalım! |
|
Pezevenk |
Ülkenin birinde azgın mı azgın bir kadın
varmış. Kimse bu kadını cinsel
doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Namı Kemal gelmiş olsa olsa bu
işi o becerir demişler ve çağırmışlar!
Namı Kemal´in de " Ben bu işi ancak karanlık bir oda da yaparım" diye özel
bir isteği olmuş!
Neticede Namı Kemal ve Kadın karanlık bir oda da başlamışlar sevişmeye...
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş. İkisinde de tik yok...
24 saat sonra artık kadın pes etmeye başlamış ve seslenmiş
-"Yeter artık Namı Kemal yeter, ben öldüm!"
-" Ne Namı Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Namı Kemal? O nerde?
-"O dışarda bilet kesiyor abla" |
|
Afacan |
Afacan çocuk gece anne ile babasının sevişmelerini duydu ve sabah olunca
babasına sordu:
-baba gece annem neden çığlık atıp inliyordu.
-annen akşam hastaydı oğlum.
-peki baba sen utanmıyormusun hasta bir kadını sikmeye. |
|
Önce enini |
Bir ülkede yaşayan bir kralın kızı sevişmelerden tatmin olmaz ve hiç
zevk alamaz. Bunu üzerine kral kızını zevkten bağırtabilene 2 kese dolusu altın vereceğini söyler ve her ülkenin en azılı insanları çağrılır. Alman, Fransız
ve Namı Kemal. Alman hazırlıklarına yapar ve kral sorar ''Seninkinin boyu
kaç metre?'' Alman'' 1.30 metre der. İçeri girer fakat hiç ses çıkmaz.
Kral Fransıza sorar ''Seninkinin boyu kaç metre'' Fransız 2 metre''der.
Fransız da prensesi bağırtamaz.
En son Namı Kemal gelir ve kral ona da sorar seninki kaç metre? Namı Kemal
90 cm der ve girer. Girer girmez içeriden inanılmaz bir çığlık gelir ve
Namı Kemal dışarı çıkar. Namı Kemal'e sorarlar ''Yav bizimki bukadardı ama
yapamadı seninkinin boyu alt tarafı 90 cm nasıl yaptın derler. Namı Kemal
cevap verir ''Bizim orada önce enini söylerler'' |
|
Kapıyıda çalarmış |
Orta yaşlı zengin ve dul bir kadın artık hayatını yalnız
geçiremeyeceğini anlayarak gazeteye bir ilan vermiş;
- ''Zengin bir dul bayan hayatını paylaşabileceği bir hayat arkadaşı
arıyor yalnız aşağıda yazılı şartlarıma uyması gerekir''.
1. - ''BENİ DÖVMEYECEK''.
2. - ''BENİ BIRAKIP KAÇMAYACAK''.
3. - ''YATAKTA SÜPER OLACAK''.
Aylarca telefon çaldı. Ev mektuplardan geçilmedi ve kapının zili
durmadı ama sonuçta kadın hiçbirini beğenmedi ve kendine uygun
bulamadı. Bir gün kapı çaldı, kadın kapıyı açtığında yerde paspasın
üzerinde yatan kolları ve bacakları olmayan bir adam gördü.
- ''Kimsin? Ve burada ne yapıyorsun?''.
- ''Merhaba, artık aramanız gerekmiyor, bugün şanslı gününüz ve ben
hayallerinizdeki erkeğim bakın kollarım yok sizi dövemem bacaklarım
yok istesem'de kaçamam!''.
- ''Eee.. Yatakta süper olduğunu nerden çıkardın?''.
- ''Kapıyı neyle çaldık sanıyorsun''... |
|
İş görüşmesi |
Namı Kemal bir gün bir iş görüşmesine gider
Bakar ki her görüşmeden çıkan kızgın neyse içeri girer içerde bir kurul
görüşmeye gelenlere soru soruyorlar ve öyle işe alıyorlar Neyse bizim Namı
Kemal geçmiş görüşme için. kurul başlamış söze
-Size bir soru soracağız ve öle işe alacağız
-Tamam demiş bizim ki
-Söleyin bakalım yolda gider 4 tekerlekli uzun ve yolcu taşıyan araca ne
denir?
Namı Kemal de:
-Yolcu otobüsü demiş
-Tamam bildin ama bunun mitsubishi si war mercedesi war hangisi ama demi
demişler.Sana bir şans daha veriyoruz demişler. Söyle bakalım havada uçar
yolcu taşır nedir bu demişler.
-Yolcu uçağı demiş Namı Kemal
-Tamam bildin ama bunun Airlines i war Bussinesi war hangisi ama demi demiş
kuruldakiler ve Namı Kemal i elemişler
Namı Kemal tam çıkacakken dönmüş ve:
-Peki ben size bir soru sorabilirmiyim demiş
-Elbette sorabilirisin demiş kuruldakiler.
-Söleyin bakalım kadınların iki bacak arasında bulunur üremeye yarar nedir
bu? demiş.
Adamlarda
-Elbette ki am demişler
Bunun üzerine Namı Kemal de
-Tamam bildiniz ama ananızın amı olduğunu bilemediniz demiş. |
|
Karpuzcu |
Bir kadının kocası varmış kocası şehirlerarası otobüs şoförü olduğu
için eve fazla uğramazmış..
Bir gün kadın pazara çıkar patatesçiden 1 kilo patates alır ve
- akşam evime gel ödeşelim der.
sırayla havuç cusunu erik çisini,elma cısını....bütün tezgahları
gezer ve akşam tezgahçıları çağırır.
Akşam herkez eve gelir o sırada eve kocası gelir ve esnaf saklanmaya
başlar.
Kocası olanları fark eder ve yüksek sesle;
- patatesçi çık dışarıya
Ses yok bu defa daha yüksek sesle;
- lan patatesçi dışarıya çık.
Çıkar ve karısının aldığı patatesleri adamın götüne sokar..sırayla
havuçcusuna,erikçisini kim varsa karısının aldığı malları adamaların
götüne sokar.En son karpuzcu kalır.Kadının kocası seslenir
kapuzcudan ses yok.
- lan karpuzcu çık dışarıya.
Yine ses yoktur.Yatağın altından karpuzcu kısık bir sesle adama:
- abi karpuzları dilim dilim sokarsan çıkıyım.... |
|
Doktor Namık |
Bizim Namı Kemal doktor
olmuş bir zaman, ve kasaba kasaba dolaşıp derdi
olana çare bulurmuş. Ama bizim Namı Kemal. çok çapkınmış ve gözüne kestirdiği
hatunu hiç affetmez, şu veya bu şekilde muhakkak sikermiş.
Bir gün Namı Kemal. bir kasabaya gider. Orada çok güzel bir hanım görür ve
bu hanımı sikmeyi kafasına koyar. Bir iki karşılaşmadan sonra anlar ki
karının da bunda gözü var. Ama küçük bir sorun var o da karının hayvan gibi
bir kocası var. (kasabanın ağalarından). Namık Kemal. kadına der ki sen al
kocanı denize git, ondan sonra kocana de ki amıma yengeç kaçtı beni doktora götür,
o da seni bana getirsin bende seni sikeyim. Kadın da tamam der. Kadın
kocasıyla denize gider ve denizde yüzerken ansızın kocasının yanına koşarak
gelir ve şöyle der:
"Kocacığım amıma yengeç kaçtı çok acıyor beni doktora götür"
Adam da hemen karıyı alır ve Namı Kemal.`in kliniğine gelirler.
Namı Kemal. sorar: Hayırdır neoldu?
Adam da der ki: "Bizim hanımın amına yengeç kaçtı bir bakıverin Dr. Bey".
Namı Kemal. söyle der: "E vallahi dostum bunun bir tek yolu vardır o da; sen
karının amına seninkini sokacan, yengeç ısırınca çekecen yengeçi çıksın
dışarı."
Adam der ki" Yooooo Dr. Bey , doktor sizsiniz siz yapacaksınız"
Namı Kemal. "Ama nasıl ben sizin karınızın şeyine kendi şeyimi sokmam olmaz"
Neysa biraz münakaşadan sonra Namı Kemal. bayılarak bu görevi kabul eder ve başlar
kadının üstünde gidip-gelmeye.
Bu arada koca sorar "neoldu neoldu?" Namı Kemal. der ki " daha daha".
Biraz sonra bizim Namı Kemal. şöyle derin bir " Ooooohhhhhhh " çeker.
Koca hemen sorar noldu ısırdı mı? der.
Namı Kemal. da bunun üzerine " Hayır , yengeç boğuldu!!!" der.
|
|
Çamaşır |
Anne ve baba çocukları anlamasın diye sevişmeye "çamaşır yıkama"
demişler. Yani sevişmek istediklerinde çamaşır yıkayalım'mı
diyorlarmış.
Bir gün baba oğlunu çağırmış;
- "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacak mıymış" demiş.
Oğluda gitmiş ve sormuş.
Annesi;
- "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş.
Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş.
Anne yine aynı cevabı vermiş.
Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış;
- "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş.
Oğulda gitmiş babasına sormuş.
Babası;
- "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim"
demiş. |
|
Arap |
Meşhur Namı Kemal yeni bir eve taşınır. Fakat sokak dar olduğu için evlerde
birbirine çok yakındır. Namı Kemal akşam yemeğinden sonra pencere önünde
otururken karşı evin penceresinde perde arasından çıplak duran kadını fark
eder. Kadın da bunu görür ve yanına çağırır. Bizim Namı Kemal 'de durur
mu?Hemen koşar tam kadını becerecek zenci kocası gelir. Bizim ki götü
kaybeder. Ertesi gün Namı Kemal pencereden kadını görür ve davet alır.
-arap varmı? diye sorar.
-Arap yok. der kadın. Bizim ki koşar işe başlayacaklar, tam o sırada arap
gelir bizimkini yine becerir ve bir kaç gün böyle sürer. Bir akşam kadın
yine pencerede görünür. Namı Kemal sorar:
- Arap var mı arap? Kadın da:
- Yok bugün yok bizimki.Namı Kemal de
- Gelmiyorum ozaman!!!! |
|
Uzaylı |
|
Temel ile Fadime evlenirler. Tam gerdeğe girecekleri sırada uzaylı
bir karı koca gelir. Uzaylı adam temel'e; "Bir geceliğine
karılarımızı değişelim mi" der. Temel önce hayır der, fakat nasıl
olsa yarın bunlar gidecek diye düşünür ve kabul eder. Fadime ile
uzaylı adam odalarına giderler. Uzaylı adam aleti çıkarır. Fadime; "uyyyyyy
çok kuçiktirrr" der. Bunun üzerine adam sağ kulağını çeker ve aleti
uzar. Fadime şimdide; "uyyyyyy şimdi da çok incedir uşağummm" der.
Uzaylı bu sefer sol kulağını çeker ve aleti kalınlaşır. Sabaha kadar
seks yaparlar. Sabah olur, hepsi toplanırlar. Fadime ve uzaylı adam
gecenin çok güzel geçtiğini söylerler ve temele nasıl geçtiğini
sorarlar. Temel; "sormayın uşaklar amına kodumunin karisi bütün gece
kulaklarumu çekip durdi." der. |
|
Japon ile namı Kemal |
| Bir gün Namı Kemal iş icabı bir şehre gider. O gece o şehirde
konaklaması
gerekir ve akşamüstü kendisine bir otel aramaya başlar. Bulduğu otelde
resepsiyon görevlisinden bir oda ister. Resepsiyon görevlisi Namı Kemal'e
hiç boş odaları olmadığını sadece iki kişilik bir odada konaklayan erkek bir
Japon müşterilerinin olduğunu söyler. Ayrıca bu şehirde bundan başka otel bulamazsınız der. Bizim Namı Kemal resepsiyon görevlisine olsun Japon
müşterinizi gösterin ben onunla anlaşırım der. Japon'la aynı odada kalıp oda
parasını paylaşma konusunda anlaşırlar. Odalarına yatmaya çıkarlar. Bizim
Namı Kemal uyur. Japon ben su Türk'e bir oyun edeyim de bir daha ömrü boyu
beni unutmasın diye düşünür ve kalkıp uykusu ağır olan Namı Kemal'in
sakalını, bıyığını kaşını, kirpiğini traş eder. Sabah erkenden Japon odadan
çıkar gider. Namı Kemal uyanır aynada elini yüzünü yıkarken halini görür ve
delirir. Vay ibne Japon ben sana sorarım der. Fıkra bu ya ikinci gece Japon
odaya gelir. Uyuma vakti gelmiştir. Namı Kemal hiç bozuntuya vermeden yatar
uyku taklidine geçer. Bizim Japon kuş uykusunda bu Türk benden intikam alır
diye bekler. Bir ara içi geçer bunun farkına varan Namı Kemal hemen kalkar Japon un şeyinin ucuna bir ip bağlar, ipin diğer ucuna ise kocaman bir taş ve
çıkar otelin balkonuna. Tam bu sırada Japon kuş uykusundan uyanır. Bir
şeyinin ucundaki ipe bakar birde Namı Kemal'in elindeki kayaya. Şeyim
kopacağına atlarım aşağı daha iyi diye düşünürken Namı Kemal kayayı
balkondan aşağı bırakır. Japon yataktan fırlar ve kayanın peşinden atlar.
Namı Kemal ardından bağırır - Atla eşşoğlueşek atla! Taşşak ları da
karyolaya bağladımmmm. |
|
Homosexüel |
Temel 20 senedir Almanya'da yasıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna
gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen
bürosundaki
Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar. Sormuşlar;
- "Niye dönüyorsun" diye.
Temel "homoseksüeller yüzünden" demiş.
Bürodakiler şaşırmış ;
- "Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun,
gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler"
Temel; "Beni rahatsız etmiyorlar" demiş.
Bürodakiler yine şaşırmış ;
- "Peki neden gidiyorsun.
Temel cevaplamış;
- "Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce serbest
oldu, 5 yıl öncede evlenmelerine izin çıktı. Homoseksüellik MECBURİ
olmadan dönmek istiyorum." |
|
Pasişahın atı |
Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir yarışma açmış. Buna
göre kim padişahın atını güldürmeyi becerirse 1 kese altın alacak. Her tarafa
haberler salınmış, duyurular yapılmış. Yarışma zamanı gelince herkes deniyor
ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım saat bazısı 2 saat
uğraşıyor ama sonuç yok.
Bizim Namı Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra buna gelince, atın bulunduğu
odaya almışlar, 1 dakika sonra Namı Kemal odadan çıkmış ve atı güldürdüğünü
altınlarını almak istediğini söylemiş. Padişah ve görevliler şaşkınlık
içinde tabi bir bakmışlar hakikaten at gülmek ne demek kahkahalar atıyor
yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta altınları vermişler Namı Kemal'e.
Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamışlar. Son
çare olarak Namı Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını istemişler.
Namı Kemal bir kese daha altın verirlerse bunu yapacağını söylemiş. Kabul
edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini atın olduğu odaya almışlar
tekrar, yine girişi ile çıkışı bir anda olmuş. Bir bakmışlar at bu
sefer ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam altınlar verilirken,
padişah
- Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl güldürdüğünü ve
şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin
Namı Kemal başlamış anlatmaya
- Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına yaklaşıp 'benimki
seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı.
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın
diye atılmış padişah merakla.
Namı Kemal padişahın yanına yaklaşmış
- Şimdi de çıkarıp gösterdim |
|
Paraşütçü |
Temel askerdeyken paraşütle uçaktan atlayacakları için çoook
korkmaktadır bir gün önce temel rüyasında annesini görür annesi;
- ''oğlum yarın paraşütün açılmayacak'' demiş.
sabah olmuş sıra temel'e gelmiş. Temel komutanına rüyasını anlatmış
ve paraşütleri değişmişler temel yavaş yavaş aşağıya inerken
komutanı çok hızlı bir şekilde aşağı giderken temel sormuş;
- ''nereye komutanım''.
- ''ananıı sikmeye gidiyom ananıııı''... |
|
Kabilede test |
| Namı Kemal günün birinde Afrika'da yamyam bir kabilenin eline düşer. Kabile
reisi Namı Kemal'e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten
başarıyla geçmesi olduğunu söyler. Bunun üzerine Namı Kemal ölmektense
testi kabul eder. Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar.
Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır. Birinci kulübede bir kasa viski, ikinci
kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan, üçüncü kulübede ise kabilenin en
azgın hatunu. Namı Kemal önce bir kasa viskiyi içecek sonra aslanın dişini
çekecek en son olarak ta kadını sikecek. Derken test başlar ve Namı
Kemal birinci kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok
derken 6-7 saat sonra yalpalayarak dışarı çıkar ancak ayakta zor
durmaktadır. Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle
birlikte kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir,
aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder. Aradan 2-3 saat geçtikten
sonra Namı Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek "dişi çekilecek
orospu nerde" diye sorar. |
|
Hapisten kaçan adam |
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten
kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta
olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa
bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu
öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa
fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya
başlar;
- "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl
öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak
isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun
olmasını sağla'ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma hayatımız buna
bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!".
Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur;
- "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada
benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni
çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından'da bana vazelinin banyoda
olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, bende seni
seviyorum!"... |
|
Lokanta |
| Adamın biri Namı Kemal'in garsonluk yaptığı lokantaya gider. Namı Kemal adamın
yanına gelir ve sorar ne istersiniz. Adam bizim Namı Kemal'e şaka yapmak için
derki "Bana cacık macık daracık amcık getirirmisiniz." Bunu duyan
Namı Kemal'de lafmı yok. Adama şöyle der Bugünkü mönümüzde bunlar yok. Bugün
mönümüzde dalak malak kol gibi yarak var |
|
Deney |
Deney yapmak için bütün hayvanları dişisi erkeğiyle bi gemiye
toplayan bilim adamı, yolda bütün erkek hayvanların dişilerle
çiftleştiğini gemide nüfus çoğalması olduğunu görür.. Bunu
engellemek için bütün hayvanları bir araya toplar ve konuşmaya
başlar;
- ''Yolda gördüm'ki bütün erkekler dişilerle çiftleşiyor gemide
gitgide çoğalıyoruz. Bunu önlemek için bütün erkek hayvanların
şeyini kesip karşılığında makbuz vereceğim. Limana geldiğimizde
erkek hayvanlar makbuzunu geri verecek şeyini geri alacak''. demiş.
Ve adam aynen dediğini uygular. Ertesi gün erkek kanaryanın
kendisine bişi yapamayacağını bilen dişi kanarya erkek kanaryanın
karşısına geçim onu tahrik etmeye başlar.
- ''Sen erkek diiilsin senin şeyin bile yok!''.
Diye erkek kanaryayı sinirden deli eder. Erkek kanarya hırsından
kahrolarak bir haftayı geçirir. Bir hafta sonra dişi bi bakar ki
erkek kanarya kahkahalarla gülüyor sevinçten zıp zıp zıplıyor;
- ''Hayrola şeyini kaybedince aklını'da kaybettin galiba'' der.
Erkek kanarya zıplamaya devam eder;
- ''Liman'a inelim göreceksin''..
dişi kanarya şaşırır;
- ''Limana inince ne olacak'ki''.
Erkek kanarya kahkahayı basar;
- ''Eşşeğin makbuzunu çaldım''. |
|
Padişah ile namı kemal |
|
|
Padişahın bir gün canı sıkılır vezirine küfretmek istediğini söyler.
Vezirde Namı Kemal adında birini tanıdığını ve çok küfürbaz olduğunu
anlatır. Padişah Namı Kemal'i çok merak etmişti.
Vezirine emir vererek Namı Kemal'i çağırır.
Namı Kemal geldikten sonra Padişah
- Çıkma yemiş ağacına koparma dalını malını
Namı Kemal hemen
- Düşersen aşağı görürsün ananın amını.
Padişah bu küfür karşısında çok sinirlenir ve Namı Kemal'i zindana atar.
Aradan bir süre geçtikten sonra Padişahın canı tekrar sıkılır.
Vezirine Namı Kemal'i çağırmasını ve Divanı topladıktan sonra Namı
Kemal'in küfür edemeyeceğini söyler.
Namı Kemal gelir. Padişah
- Gittim karadenize tuttum bir alabalık.
Namı Kemal
- sikerdim ananı ama etraf kalabalık. |
|
Penis in zam isteği |
Bir gün penis çalışma şartlarından şikayetçi olduğu için yönetime zam
talebinde bulunur;
- Ben penis olarak aşağıdaki nedenlerden dolayı zam istiyorum:
- Bedensel olarak çalışıyorum...
- Her işimde mutlaka kafamı da kullanıyorum...
- Hem derin, hem yüzeysel işlerde çalışıyorum...
- Tatil, bayram tatilim ve senelik izinlerim yok...
- Karanlık, havasız ve rutubetli ortamlarda çalışıyorum...
- Çalışma ortamım çok sıcak ve fazla mesai ödenmiyor...
- 'Yaptığım işlerde hastalığa kapılma olasılığım çok yüksek.Buna rağmen
sosyal güvencem yok.'
Buna karşılık Yönetim Kurulundan hemen bir cevap gelir;
- Sevgili Penis, zam isteğiniz değerlendirildi ve aşağıdaki gerekçelerden
ötürü olumsuz karşılandı:
- Aralıksız 8 saat çalışamıyorsunuz...
- Kısa zamanda yorulup, saatlerce uyuyorsunuz...
- Verilen işleri seçip her işi yapmıyorsunuz, itiraz ediyor, uyumsuz
davranıyorsunuz...
- Kendiliğinden işe başlayamıyorsunuz, sürekli teşvik ve motivasyon
bekliyorsunuz...
- İşiniz bitmeden bazen işinizi terk ediyorsunuz...
- Çalışırken iş elbisesi kullanmıyor, hatırlatınca itiraz ediyorsunuz...
-İşiniz bittiğinde arkanızda dağınık ve pis bir ortam bırakıyorsunuz...
- 60 yaşına yaklaşmadan çalışamaz hale geliyorsunuz...
- Ve belirtmeden geçemeyeceğim; sürekli yanınızdaki şüpheli iki topla
görülmeniz düzensiz yasam sürdüğünüzü gösteriyor...
Saygılar.Yönetim Kurulu |
|
Hafta sonu |
Ellili yaşlardaki memur hafta aşırı yapmaktadır o işi. Eşide sürekli
kendisini eleştirmektedir.:
-"Alttaki yeni evliler günde iki kez, yan bloktaki on yıllık evliler haftada
yedi kez yapıyorlarmış" diye.Adam
-"Bunda ne var.Biz de hafta sonu onkez yaparız, sonra bir duş alır işe
giderim" der. Kadın son derece sevinir.Hafta sonunu iple çeker. Hafta sonu
başlarlar her iş yaptıktan sonra adam sorar kaç oldu?
-Karısı her defasında iki, üç diye cevap verir.Dokuzuncuyu yaparlar gün
ışımaktadır.
-Adam karısına onuncu yetişmeyecek herhalde der, duşunu alır işe beş dakika
kadar da geç kalır. Kendisini daire müdürü kapıda karşılar. Adam beş dakika
geç kalmanın verdiği mahçuplukla:
-"Efendim beş dakika geç kaldım özür dilerim."
Müdür:
-"Bırak beş dakikayı, sen Pazartesi-Salı nerdeydin önce onu söyle!.." |
|
Cücelerin balayısı |
Adam evliğin ilk gününü beş yıldızlı bir otelde geçirmeye karar verir.yandaki
odadan her yirmi dakikada bir haaydiii hooopp. küttt.... sesinden sonra
paldır küldür ses gelince oda servisini çağırıp sorar:
-"Kim var yan odada?"
Cevap:
-"Sizin gibi yeni evliler."
Gürültü her yirmi dakikada bir sabaha kadar devam eder.Sabahın ilk
ışıklarında başlar adam yandaki kapının önünde beklemeye.. Sabah sekiz
civarında iki cüce çıkar sarmaş dolaş kapıdan.Bizimki çeker cüceyi kenara
sorar:
-"Kardeşim nerden aldın bu kadar enerjiyi.sabaha kadar her yirmi dakikada
bir?"
Cüce:
-"Biz bir yatağa çıkabilseydik sen bizi o zaman görecektin.Aaah ah..." |
|
Muhtarın oğlununkine bak |
Ağa oğlunu evlendirmek için ne kadar uğraşsa da oğlu zamane kızlarının
ahlakının bozuk olduğu bahanesiyle hep erteler
kızlarla bizzat konuşmadan evlenmem der
neyse durmuş ağanın kızı ile oğlanı görüştürürler
oğlan kıza sikini gösterip bu ne diye sorar kız da:
-Pipi der
Oğlan aradığını bulmuştur kızla evlenirler oğlan senede bir aynı soruyu
sorar ve aynı cevabı alır
daha kızın gözü açılmadı diye düşünür hep
aynı soruyu sorduğu bir gün yine aynı cevabı alınca :
-Hayır der bu pipi değildir yaraktır der
kızda hemen cevabı yapıştırır:
-Sen daha yarak görmemişsin git de muhtarın oğlununkine bak. |
|
Pipi büyültme |
İki erkek kardeşin aletlerinden biri çook küüçük diğeride aşırı
büyükmüş.Bunu dert eden kardeşler ne yaptıysalar bu hastalığa çözüm
bulamamışlar bir gün bunun için bir doktor tavsiye etmişler ve gün o gün
doktara gidip dertlerine deva aramışlar.
-Doktor; günden ikikere bu ilaçları alacaksınız ama sakın saatini
geçirmeyin deyip kontrol için hafta gün verip yollamış.hafta gelip
çattığında küçük erkek kardeş doktorun karşısına dikilip doktor bu ne ha bit
kadar oldu yaktın beni demiş doktor şaşkınlıkla sormuş peki abin nerde ?
-köşeyi bi dönebilse ananı sikecek ama dönemiyor... |
|
Ağzına alsana |
Adamın birisi çölde aç susuz ve yorgun ancak cepleri para dolu vaziyette
yolunu bulmaya çalışırken karşısına bir deve satan adam çıkar. Adam hemen
sorar develerin fiyatlarını. Satıcı tek tek gösterir.
- Şu gördüğün genç deve 1200$
- Yanındaki iri olan 1500$
- Şu ufak olan ama çok güçlüdür 2000$
- Şu en sondaki ise 5000$
Adam merakla sorar;
- Yahu o en yaşlı ve güçsüz olanı niçin bu kadar pahalı?
Satıcı;
- O Deve özel bir devedir. Yolda teklemeye başladığı zaman hemen
masturbasyon yaptırırsın ve fişek gibi yola devam eder.
Adam şaşırmış ama hoşuna gitmiş olay ve deveyi almış. Yola koyulmuşlar. Bir
kaç km gittikten sonra deve birden durmuş. Adam hemen inmiş deveden, almış
eline deveninkini ve başlamış masturbasyona. Deve aşka gelmiş başlamış
koşturmaya. Bir kaç km sonra yine durmuş. Adam aynı şekil yine asılmış
deveninkine deve yine canlanmış tabii. Derken deve ileride yine durmuş. Adam
inmiş 1 posta çekmiş tık yok. 2. kez asılmış yine tık yok. Allah allah demiş
3,4,5 olmuyor. Adam kara kara düşünürken deve adamın kulağına eğilmiş,
- Ağzına alsana. |
|
Baş sağlığı |
Adamın biri sex i çok ama aşırı çok severmiş.Evlendikleri günden beri hergün
bazen günde 3 veya 4 kez ilişkide bulunurmuş.Akşam sabah demez hatta dükkanı
kapatır gelir yine hanımıyla birlikte olurmuş.Ama gel git kadın dayanamaz
olmuş neyapsam ne etsedem de şu adamın elinden kurtulsam diye kara kara
düşünürmüş.Komşusuyla bir gün otururken komşusuna derdini anlatmış.
- Ay komşucum hic sorma bıktım bu adamdan üstümden inmez oldu benimkide can
dayanamıyorum artıkdemiş.Komşusuda:
-Bak komşucum akşam senin herif gelince falan akrabam öldü yastayım de en
azından 3 veya 5 gün rahat edersin demiş.
Kadında komşusunun lafını dinlemiş.Akşam beyi gelince ağlamaklı bir sesle:
- Bey benim falanca akrabam öldü sakın yanıma yaklaşma demiş.
Adam tamam hanım desede ''ulan ne yapsakta şu karıyı yatağa atsak'' diye
düşünmeye başlamış.
Ertesi gün aklına bir fikir gelmiş hemen dükkanı kapatıp eve gelmiş.odaya
girip pipisinin üzerinede siyah bir kurdele bağlamış.İçeri girip donunu
indirince Karısı:
- Aaa bey ben nededim yastayım yine mi geldin. Adam:
- Yok karıcım bizim ufaklık sana bir baş sağlığı dilemek için hemen bi girip
çıkıcak. |
|
Kimse görmüyorki |
Vücudu oldukça güzel genç bayan tatilinin hemen her gününü kaldığı otelin
terasında güneş banyosu yaparak geçirirmiş. İlk günü mayosu ile güneşlenmiş,
ama sonraki günler bakmışki otelin en üst katında onu kimse göremiyor,
mayosuz sere serpe güneşlenmeye başlamış. Gene böyle yüzüstü güneşlenirken
merdivenlerden birisinin çıktığını duyarak havlusu ile poposunu örtmüş.
Merdivenleri bir solukta çıkan otelin müdür yardımcısı nefes nefese;
- "Pardon, Hilton oteli güneşlenmeniz konusunda birşey diyemez ama dünkü
gibi mayonuzla güneşlenirseniz çok iyi olacak"...
- "Ne farkeder, Beni burada kimse göremez, ayrıca bu havlu ilede örtünüyorum
bakın"...
- "Tam olarak değil, Tavanı cam olan restoranın üzerinde
güneşleniyorsunuz"....
|
|
Potansiyel orosbo |
Çocuğun birisi, bir gün matematik dersi sonrasında kafasında bir takım soru
işaretleri ile babasına gelir.
Babası;
- ''Oğlum bugün okul nasıl geçti'' diye sorar.
çocuk babasına;
- ''Babacığım herşey iyiydi ama matematik dersinde anlatılan reel ve
potansiyel kavramlarını anlayamadım''.
Bu durum üzerine babası çocuğuna bu kavramları ilğinç bir yöntemle anlatmaya
karar verir.
Çocuğuna;
- ''annene git ve ona 1 milyon dolar karşılığında Robert De Niro'yla yatıp
yatmayacağını sor'' der.
Çocuk gider ve sorar.
Annesi;
- ''1 milyon dolara gerek yok, bedava olarak seve seve Robert De Niro'yla
yatabilirim'' der.
Çocuk bu cevabı babasına iletir. Bunun üzerine babası çocuğun ablasına
giderek ona 1 milyon dolar karşılığında Leonardo Di Caprio`yla yatıp
yatmayacağını sormasını ister. Çocuk ablasına gider ve sorar. Ablasıda
annesi gibi, 1 milyon dolar`a gerek olmadığını bedava bile seve seve onunla
yatabileceğini belirtir. Çocuk bu cevabıda babasına iletir. Babası ise şöyle
der;
- ''İşte oğlum sorularının cevabı şu anda elimizde reel olarak 2 milyon
dolar para ve 2 tane potansiyel orospu var'' der... |
|
Keçi |
Adamın biri işine giderken boş bir binanın önünden geçer ve bu sırada gözüne
şu yazı takılır.
'Giriş 10 dolar'.
Şaşırır boş bir bina içinde ne olabilirki diye merak eder. Tabi bu arada
cebindede sadece 10 doları vardır. Ama merakını yenemez ve içeri girer.
Bomboş bir oda ve odanın ortasında bir keçi. Çok sinirlenir. Keçiyi
yakalayıp bi güzel siker.
Ertesi gün yine aynı binanın önünden geçer ve bir grup insanın binanın arka
tarafına doğru gittiğini görür. Herkesin küçük bi delikten içiri baktığını
görünce yine dayanamaz bende bakacağım der ve bide ne görsün. Bi adam bi
adamı sikiyor.
- Ulan ibnelere bak be. Hiç ahlak kalmadı derken kalabalıktan biri yüksek
sesle:
- Birader sen ne diyosun bu bişeymi dün adamın biri keçiyi sikiyordu. |
|
Barmenin tavsiyesi |
Adamın biri barda öyle üzğün üzğün etrafına bakıyormuş. Bu durumu farkeden
barmen, hemen adamın yanına giderek konuşmaya başlamışlar;
Barmen;
- Derdiniz nedir bayım?.
Adam;
- Derdim çok büyük barmen bey karım bir türlü orgazm olmuyor.
Barmen;
- Size uyğun bir çözümüm var.
Adam;
- Nedir?.
Barmen;
- Silah alın ve yastığınızın altına koyun. Karınız tam orgazm olacağında bir
el silah atın. Bakın o zaman nasıl orgazm oluyor der...
Adam eve gider. Romantik bir ortam hazırlar. Derken sevişirler. Adam eline
silahı alır kadın orgazm olmaya yakın adama;
- Hadi 69 yapalım der...
Adam ve kadın 69'a başlarlar adam bir el silah atar ve..
Aradan bir kaç gün geçer. Aynı adam yine barda üzgün üzgün oturmaktadır.
Bunu gören barmen...
Barmen;
- Oğlum bir işi beceremedin'mi? Yapmadın'mı dediğimi? diye sorar..
Adam anlatır;
- Silahı aldım. Yastığımın altına koydum. Tam sıkacaktım bizim kadın 69
istedi. Tamam dedim. Kadın tam boşalacaktı bir el silah sıktım...
Barmen;
- Eeee... işe yaradı'mı? diye sorar barmen...
- siktir lan.... silahı sıktım 1. Bizim karı korkudan yüzüme sıçtı,
2. sikimin 3 santimi gitti, 3. dolaptan elleri havada çıplak bir adam
çıktı... |
|
Papağan viagra yutarsa |
Adam kendisi için aldığı Viagraların papağanı tarafından yutulmuş olduğunu
farkeder. Papağanı ateş basmıştır. Adam sinirlenerek ateşi düşsün, soğusun
diye buzluğa atar papağanı. 4 saat sonra buzluğu açıp papağana bakan adam,
papağanın hala ter içinde olduğunu görür ve şaşırır.
- "Ne oldu sana? Niye terledin? Saatlerdir buzluktasın"...
- "Lan bu donmuş tavukların, donmuş bacaklarını hiç ayırmaya çalıştın'mı
sen?"... |
|
Nane |
Bir otele yapılan baskında bir sürü fahişe
yakalanmış. Baskında yakalanan fahişeler o kadar
çokmuş ki karakola sığmamışlar. Dışarıda sıra
olmuşlar. Tek tek ifadeleri alınıyormuş.Yoldan geçen
yaşlı bir nine uzun kuyruğu görünce merak etmiş ve
oradaki fahişelerden birine sormuş:
"Bu ne kuyruğu evladım!"
Kızlardan biri dalga geçenek
"Nane sekeri kuyruğu nine!!" demiş.
Nine mutlu olmuş.
"İyi çok severim, ben de alayım..."
Bu da girmiş kuyruğa. Polis herkesin ifadesini
alıyor ya, sıra buna da gelmiş tabiii. Polis memuru
karşısında yaşlı başlı kadını görünce şaşırmış.
"Nine sen de mi yedin bu naneyi "
diye çıkışınca yaşlı kadın hemen cevap vermiş.
"Ah !! Bende nerde o diş evladım. Ben sadece emiyorum." |
|
Lufthansa |
Bir kadın evlilik yaşına gelmiş üç kızını da evlendirir. Ertesi gün gerdek
gecelerinin nasıl geçtiğini merak eder. Bu merakını yenmek için önce büyük
kızını arar ve sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, More sigarası gibiydi''.
Annesi bir şey anlamaz ve hemen More sigara fabrikasını arayarak,
ürettikleri sigaranın özelliklerini sorar. Görevli, bu sigaraların en önemli
özelliğinin ince ve uzun olduğunu söyler.
Birkaç saat sonra da ortanca kızını arar ve aynı soruyu sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, Fruko gazozu şişesi gibiydi''.
Annesi gene bir şey anlamaz ve hemen gazoz fabrikasını arayarak, gazoz
şişelerinin özelliğini sorar. Görevli, bu şişelerin ağız kısımlarının dar,
alt kısımlarının da kalın olduğunu söyler.
Küçük kızdan günlerce haber alamayınca meraklanan anne, dayanamayarak ona da
telefon edip aynı soruyu sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, Lufthansa uçakları gibiydi''.
Bundan da bir şey anlamayan anne, hemen Lufthansa şirketini arar ve
görevliye;
- ''Sizin uçaklarınızın özelliği nedir?''.
Görevli;
- ''Tabi hanımefendi, hemen söyleyeyim, uçaklarımızın en önemli özelliği her
beş dakikada bir inip kalkmalarıdır''...
|
|
tecavüz |
12 yaşında bir çocuk bir kadına tecavüz etmekten yarğılanıyormuş. Üstelik
çocuğun avukatı da bayanmış. Mahkemede bayan avukat, çocuğun pipisini dışarı
çıkarıp eline almış ve sallayarak;
- ''Hakim bey, bu çocuk bu ufacık pipisiyle bu kadına nasıl tecavüz
edebilir?''...
Tam bu sırada çocuk avukatın kulağına eğilerek fısıldamış;
- ''Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedicez!''... |
|
Erkekmiş |
Adam ve kadın barda karşılaşırlar. Aradaki sıcak etkileşim sonucu soluğu
kadının evinde alırlar. Ateşli bir sevişmeden sonra adam yatağın yanında
duran fotoğrafı görür. Bu arada adamın kulağı ile meşgul olan kadına;
"Hey baksana bu adam senin kocan mı?" diye sorar.
Kadın "I- ıh " diye cevap verir kısaca ve adam ile uğraşmaya devam eder.
Ama adamın kafasına takılmıştır bir kere.
"Peki erkek arkadaşın mı?" diye sorar.
Kadın yine kısaca "yo" diye cevap verir. Adamın merakı iyice artmıştır.
"O zaman baban yada erkek kardeşin olmalı" der.
Kadın gülümseyerek
"Hayır, hayır değil" der.
Adam dayanamaz ve "Allah aşkına söyle o zaman kim bu adam" der.
Kadın kafasını adama çevirir gözlerinin içine bakar ve gülümser;
"2 yıl önceki fotoğrafım." der.
|
|
Tarikat |
Temel tarikata girmek için başvurmuş. Şeyhin karşısına çıkarmışlar. Temel;
- ''Şeyhim tarikata girmek istiyorum'' demiş.
Seyh'de;
- ''Olur, ama 3 hafta karınla yatmayacaksın'' demiş.
Neyse aradan üç hafta geçmiş ve temel şeyhin önüne tekrar gelmiş. Şeyh
sormuş;
- ''Temel tamam'mı? Sabredebildin'mi?.
Temel;
- ''Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. ikinci hafta sabrım çok zorlandı.
Ama dayandım üçüncü hafta bir gün Miğros'a gitmiştik. Benim karı üst
raflardan bir iki paket almaya çalışıyordu. Hatunun bacakları gözükünce içim
gitti. Daha sonra paketler yere düştü. Benim karı da paketleri almak için
eğilince dayanamadım daldım'' demiş. Şeyh de;
- ''Aaaa olmadı şimdi biz seni tarikata alamayız'' deyince.
Temel;
- ''Boşver tarikatı bizi artık Migros'a bile almıyorlar''... |
|
Azgın horoz |
Çiftçi tavukları için yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarcı;
- "İstediğiniz herşeyi bu horoz yapar" diye azğınmı azğın bir horoz satar.
Adam çiftliğe döner, horozu kümese koyar koymaz tüyler uçuşur, gıdaklamalar
başlar. Çiftçi çok memnundur. Ama horoz çok azğındır, adam endişelenmeye
başlar horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalışır, başaramaz.
Neyse der, eve döner. Ertesi gün bir bakar'ki horozun ayaklar havada dil
dışarıda yatıyor ve hatta tepesinde bir akbaba uçuşuyor.
Çiftçi kendi kendine;
- "Eh işte geberdi" diye söylenir.
Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarım ağızla ve kısık sesle
homurdanır;
- "Git lan git!.. Kaçıracan şimdi akbabayı"... |
|
Boynuna dola |
Adam kıyafet balosuna gidecek, kıyafet satan bir dükkana girer. Adam baba
kılığı için bir yaprak ister. Ama satıcı hangisini gösterdiyse
- ''bu küçük'' deyip beğenmez.
Satıcı merakla adama;
- ''beyefendi sizinki kaç santim'' der.
Adam'da söyler. Satıcı biraz düşündükten sonra;
- ''valla beyefendi en iyisi siz onu boynunuza dolayın'da benzin pompası
kılığında gidin'' der. |
|
Fişi tak |
adam iş dönüşü evine geldiğinde karısını yatakta çırılçıplak uyurken gördü.
adamın cinsel arzuları birden uyandı. yanına uzanıp göğüslerinin uçlarıyla
oynamaya başladı.
kadın uykulu bi sesle:
''kocacığım ne yapıyorsun?''
''karıcığım. kısa dalgadan Çukurova radyosunu arıyorum.''
''kocacığım fişi takmazsan radyo çalışırmı? |
|
Rahibe |
Adamın biri otobanda arabası ilerlerken yol kenarında bir rahibe otostop
yapmış Adam durup almış rahibeyi arabasına. Biraz gittikten sonra adamın
aklına kötü kötü şeyler gelmeye başlamış ve vites değiştirirken yanlışlıkla
çarpmış gibi elini rahibenin bacaklarına atmış. Bakmışki rahibe itiraz
etmiyor, başlamış bacaklarını okşamaya. Rahibe ninde memnun olduğunu görünce
arabayı bir ağacın altına çekip başlamış rahibeyi mıncıklamaya. Rahibe:
- Tamam sana vericem ama önden değil arkadan. Çünkü biliyorsun biz rahibeler
bakire olmak zorundayız.
Adam kabul etmiş ve rahibeyi bir güzel becermiş. Tekrar arabaya binip yola
devam etmişler. Rahibe ilerideki kasabada inmek istemiş. İnerken adam çok
memnun kaldığını bunu tekrarlamak için onu nasıl bulabileceğini sorunca
rahibe şu cevabı vermiş:
- Beni bulmak kolay, buralarda rahibe kılığında dolaşan ibne nerede diye
sorarsan herkes benim yerimi tarif eder... |
|
O senden daha iyi |
Anadolunun Ağalık düzeni süren bölgelerinde, herkes başı sıkışınca, bir
derdi olunca doğru ağaya koşar.
Çünkü Ağa güçlüdür, beceriklidir, herşeyi bilir.
Küçük Reşo'nun da kamışına su yürümüş.
Yani ergenliğe erişmiş. Ama bu farkında değil aleti devamlı şişiyor ağrıyor.
Hastalandığını sanır ve doğru Ağaya koşmuş.
Kapıyı açan Ağaya aletini göstererek ağlamaklı bir sesle :
- Ağam şişti, inmir...!
Ağa durumu anlamış. İçerden buz almış ve Reso'nun alete buzu basmış.
Buzun etkisiyle ağrı ve sislik kalmamış. Reşo rahatlamış ve mutlu bir
şekilde eve dönmüş.
Ama ertesi gün ayni dert. Yine sislik ve ağrılar. Tekrar Ağaya koşmuş. Yine
buz faslı. 3. gün yine ağrı ve şişten şikayetle Ağaya koşmuş. Kapıyı çalmış.
Bu kez Ağanın karisi açmış kapıyı.
- Abla Ağam evde yok mudur ?
- Yoktur Ula ne yapacaksın Ağayı ?
Reso, bu kez Ağanın karısına aleti işaret ederek, sızlanmış:
- Abla sisti. inmir..!
Abla durumu anlamış ve Reso'yu içeri almış. Reso'nun aletini bir güzel
indirmiş ve göndermiş. Reso, bu tedavi yönteminden oldukça memnun
kalmış.
Ertesi gün yine dayanmış Ağanın kapısına.
Kapıyı bu kez Ağa açar.
- Yine ne var ula, demiş.
- Ağam, abla yoktur.?
- Ablayı ne yapacaksın ula pok yiyen.?
Reso, aletini işaret ederek;
- Vallah Ağam o senden eydir. O hem şişini indirir. Hemde iltihabını alır. |
|
Hat karışınca |
Adamın karısı gece yarısı doğum yapmıştı. sabah ilk iş hastaneye telefon
edip durumlarını sormak oldu.
- Alo orası doğum servisimi?
- Evet efendim.
- Servis şefi ile görüşebilirmiyim. tam osırada hatlarda bir karışıklık olur
ve müşterisiyle konuşan bir otomobil tamircisi hatta girer. cazırt cuzurt
kısa bir parazit sesleri ve daha sonra hat eskisi gibi netleşir.
- Alo... alo sesim geliyormu aloo?
- Evet devam edin.
- Sesim şimdi daha iyi geliyor galiba sizinkide düzgün gelmeye başladıda...
- Merak edilecek birşey yok burada herşey yolunda onu iki gün içinde evinize
göndeririz.
- Demek herşey yolunda bir problem yok. Aslında nekadar zorluk çektiğimizi
bilemezsiniz beyfendi. Her tarafını elden geçirdik. İşe yaramaz hale gelen
yerlerini değiştirdik iki gün sonra yeniden kullanmaya başlayabilirsiniz.
- Nasıl yeniden kullanabilirim anlayamadım?
- Hiç merak etmeyin sonuçtan çok memnun kalacaksınız girişini daralttık çok
fazla genişlemişti,herhalde fazla zorlamışsınız.
- Fa, fa, fakat...
- Yooo hayır hiç itiraz etmeyin zorladığınız belli. Bu arada çıkışıda biraz
açtık. Tıkanmıştıda...
- Çıkışmı? nasıl yani?
- Hani gaz çıkan delik canım. O kadar iyi açıldıki şimdi gaz çıkarırken
sesini dinlemek bir zevk haline geldi.
- Neeee.?
- Dediğim gibi herşey yolunda. Emin olmak için dün akşam bizzat kendim
denedim. herşey okadar iyiydiki neredeyse son model oldu vallahi. Bu sabah
yedi kişi birden çıktık üstüne banamısın demedi. Artık öyle hızlıki hiç
sormayın çok memnun kalacaksınız çoook. |
|
Açılmamış mal |
iki ibne taksiye binmişler ve yola koyulmuşlar bu sırada birisi vaart diye
yellenmiş biraz gülmüşler ve az sonra ikincisi zaart diye yellenmiş yine
gülmüşler bu arada taksicininde yelleneceği tutmuş fakat ayıp olmasın
müşterilere;
- "ciizzzzzzzzttt" diye bir ses çıkartmış.
ibnelerden bir hemen atlamış;
- "bak bak açılmamış mal nasıl belli oluyor" demiş. |
|
Adı neydi |
Genç güzel ve zengin bir hanım arabasıyla şehirdışı bir seyahate gider. Bir
müddet yol aldıktan sonra aksilik bu ya araba bozulur. Kadın çareyi inip en
yakın yerleşim birimine kadar yürümekte bulur. Hava kararmış kadın sapa bir
yolda bulmuştur kendini. Bir anda ne olduğunu anlamadan iki kişi kollarından
yakalayıp kuytuya çekerler kadını ve bir güzel tecavüz ederler.
Olaydan haftalar sonra kadın psikoloğlar yardımıyla kendini zorda olsa
toparlar. Bu arada zanlılar yakalanmış ve mahkeme günü gelmiştir.
Hakim;
- ''Buyrun hanımefendi, bize olay gününü anlatın''....der
Kadın;
- ''O gece bu iki beyefendi beni kollarımdan tutup tenhaya götürdüler.
Üzerimde ne varsa parçaladılar. Bu iki beyefendi penislerini benim rızam
olmadan vajinama soktular gereğin yapılmasını istiyorum hakim bey''.. der.
Hakim olayın tek görgü tanığı olan bekçi Mahmut'u çağırır;
- ''Anlat bakalım neler gördün, yalnız hanımefendi gibi kibar ve tutarlı
davran''... der.
Mahmut:
- ''Valla hekim bey... Aha bu karı... pardon hanfendinin anlattıkları aynan
doğridir. Ha bu bizim ahmet'le haydar olacak şerefsiz.. pardon beyefendiler bu
bayanın üzerini bir gözel soymuşlardır. Aha bu haydar olacak gavat...pardon
beyefendi yarrağı.. pardon penisini bu bayanın viji...vojun..vigi''...
- ''yav hanfendi sizin amcuğun adı neydi?''... |
|
Saf gelin |
Köyün birinde bir kız yaşardı.Ailesi bunu okula göndermediği,dışarı
çıkartmayıp,köyün delikanlılarından uzak tuttuğu ve bundan dolayı cinsel
hayatı bilmediği için ona saf derlerdi. Bir gün bu kızı hasan adında biriyle
evlendirirler ve sıra gerdek gecesine gelir.Hasanın sikini gören saf gelin
şaşırır ve bu ne diye sorar. Hasan anlatmaya başlar:
-Bundan sadece bende var başka kimsede yok, sakın kimseye söyleme der.
Ve sikeşmeye başlarlar.Safgelin bundan çok memnun kalır.1sene sonra hasan
askere gider saf gelini Ahmet adındaki en iyi arkadaşına teslim eder.1 hafta
sonra ahmet dayanamaz ve saf gelinin önünde soyunur ,Ahmette de sik gören
safgelin şaşırır ve neyse sikişmeye başlarlar, Hasan askerden döner, akşam
olur tam sikişmeye başlayacakları sırada safgelin:
-Hasan sana bir soru soracağım.Hani sikten sadece sende vardı,Ahmettede
varmış.
Hasan ;
-Bende iki tane vardı tekini ona verdim..
Saf gelin bunun üzerine şöyle der;
-Niye iyisini ona verdin Hasanım |
|
Sikeriz |
|
dünyada bir yarışma yapılıyormuş.Yarışmaya ingiliz fransız ve türk
katılmışlar.bir odanın için de ütülenecek bir gömlek ve çıplak bir kadın
varmış.yarışmacılar 5 dakika içinde hem gömleği ütüleyecekler hemde
yataktaki çıplak kadını becereceklermiş.Kazanan 1 milyon dolar
alacakmış.Önce ingiliz girmiş gömleği ütülemeye başlamış bitince tam karıya
saldırmış vakit dolmuş zil çalmış,dışarı çıkmış demişler ne oldu,biz
ingilizlerde önce iş gelir demiş.Arkadan fransız girmiş önce kadına
saldırmış yatakta kadını halletmiş ütüye başladığında vakit dolmuş dışarı
çıkmış sormuşlar ne oldu diye,demiş biz fransızlarda aşk önce gelir iş sonra
gelir.Sıra bizim türk e gelmiş,içeri girmiş kadını yataktan kaldırmış ütü
masasının önüne getirmiş gömleği vermiş ütületmeye başlamış ve kadının
arkasına geçmiş başlamış kadını .sikmeye vakit dolmuş heriş zamanında
yapılmış.bir alkış bir kıyamet kazanmış sormuşlar nasıl oldu.Demiş biz
Türkler adamı hem çalıştırırız hem .sikeriz |
|
Görüşmek istemiyormuş |
İki genç kız konuşmaktadırlar. Biri:
- Dün Orçun ile güzel bir gece geçirdim.
Diğeri:
- Orçun''la mı? Hani onu bırakacaktın?
- Evet öyle. Ben de artık her şeyin bittiğini söylemek için onu eve
çağırdım.
İçeri girer girmez bana sarıldı. Öpüp okşamaya başladı. Az sonra ellerini
göğüslerimden aşağıya kaydırdı. Eteğimin altına soktu. Yukarı çıkmaya
başladı. Tam o sırada dayanamadım ve "Artık seni görmek istemiyorum" diye
bağırdım.
- Sonra?
- Sonra mı? Kalktı ışığı söndürdü... |
|
Yaşlı kadın |
Teksasta haydutluk eğitimi gören bir öğrenciyi azılı haydutların yanına
staja verirler. İlk ders olarak bir posta arabası soyulacaktır. Araba
durdurulur Şef haydut;
- "Herkesi indirin arabadan" der.
Bu sırada stajer arabada yaşlı bir ninenin oturmakta olduğunu farkeder ve;
- "Nine otursun bari" der.
Haydutlar hep bir ağızdan;
- "Sen karışma, şef ne derse o olur" derler.
Bu sefer şef;
- "Bütün paralarını alın" der.
Stajer yine atlar;
- "Yaşlı nineninkileride'mi?" diye sorar.
Haydutlar yine hep bir ağızdan;
- "Sen sus, şef ne derse o olur" derler.
Bütün paralar alınmıştır. Şef atına biner adamlarına döner ve;
- "Bütün kadınlara tecavüz edin" der.
Tam stajer konuşacakken nine atılır;
- "Sen sus, şef ne derse o olur"... |
|
Parmak emmek |
Küçük Murat anne ve babasının yatak odasına oldukça münasebetsiz bir zamanda
girmişti.
Gördüğü manzara karşısında şok oldu ve bağırmaya başladı;
- ''Utanın, utanın Şu halinize bakın bir de beni parmağımı emiyorum diye ruh
doktoruna götürmüştünüz''. |
|
Reklamını yapma |
Genç ve güzel sekreter son günlerde iyice açık saçık giyinmeye başlamış.
Özellikle yürüdüğü zaman ortaya çıkan görüntü genç patronun aklını çelecek
duruma gelmiş. Bir gün yine bu ortam oluşunca kapıyı kilitlemiş ve sekretere
karşısındaki koltuğa oturmasını söylemiş.
Sekreter koltuğa bir oturmuş'ki, genç patronun gözleri yuvasından oynamış.
Sekreterin dizlerinin üzerine elini koyarak sormuş;
- ''Bu satılık'mı?''.
Sekreter bir tokat indirmiş ve buz gibi öfke dolu bir sesle;
- ''Elbette, hayır siz beni ne sanıyorsunuz?''.
Patron hiç istifini bozmamış;
- ''Eğer satmayı düşünmüyorsan reklamını'da yapma''... |
|
Hıyarlar |
İki çiftlik sahibinden birisi kadın diğeri erkekmiş. Erkek çiftçinin
domatesleri çok çabuk kızarıyormuş. Kadın çiftçi birgün komşusuna sormuş.
Komşusu;
- ''Her sabah domateslere bakarak fermuarımı açıp cinsel organımı
gösteriyorum domatesler çabuk kızarıyor'' demiş.
Bayan komşu bende yapayım bakalım faydası olacak mı demiş.
Birkaç gün sonra erkek çiftçi sormuş;
- ''Nasıl domateslerinizde değişiklik oldumu komşu?''.
- ''Domateslere bende hergün senin gibi sabahları eteğimi kaldırıp cinsel
organımı göstermeye başladım ama hiç bir değişiklik olmadı
fakat domateslerin yanındaki hıyarlar çok hızlı büyümeye başladılar''. |
|
Prezervatif kullanmak |
Temel bir maskeli balonun yarışmasında kompozisyonuyla birinci gelmiş.
Çırılçıplak, kafasında gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve sikinde
sallanan bir prezervatif.
Jüriye göre;
- ''Çıplaklık fakirliği, Gaz maskesi hava kirliliğini, Prezervatif de
bedensel kirliliği, bir demet çiçek ise doğayı simgeler''.
- ''Hayır'' diye itiraz etmiş Temel.
- ''Punu temek istemiştum. Prezervatif kullanmak, çiçeği gaz maskesiyle
koklamaya benzer''. |
|
Alkol muayenesi |
Miami'de üstü açık spor arabasıyla gezen sarışın afet'i trafik polisi
durdurur.
- ''Hanımefendi ehliyetinizi görebilirmiyim?''.
- ''Nedir o?''
- ''Hani araç kullanırken yanınızda taşımanız gereken belge, kredi kartı
boyutlarında ve üzerinde resminiz olur''.
Sarışın bayan çantasını aracın koltuğuna boşaltır ve ehliyeti bulur ve
memura uzatır.
- ''Hanımefendi ruhsatı görebilirmiyim?''.
- ''O'da ne?''.
- ''Tabiri caiz ise aracınızın kimlik kartı. Genelde torpido gözünde
bulunur''.
Bayan torpido gözünü bulur ruhsatı uzatır.
Trafik polisi evrakları alıp aracına biner ve merkezle telsiz bağlantısı
kurar. Merkezdeki görevli memur aracı kullanan sarışın'mı'' diye sorar.
- ''Evet''.
- ''Peki süper bir mini eteği varmı?''.
- ''Evet''.
- ''Göğüsleri gömleğinden taşıyor'mu?''.
- ''Evet''.
- ''O zaman sen ona doğru yaklaş ve fermuarını indir''.
Polis memuru merkezdeki arkadaşına bağırarak böyle birşey yapamayacağını
söyler ama ısrarlara fazla dayanamaz. Sarışın bayanın yanına yaklaşıp
fermuarını indirir. sarışın bayan çok şaşırır.
- ''YİNE'Mİ ALKOL MUAYENESİ!''...
|
|
Dirilttim daa |
Temelle fadime çok yaşlanmışlar. Temel 85 fadime de 80 yaşındaymış. Evde
yalnız oldukları birgün fadime temele;
-''Temel hadi ben odaya çıkıyom eskiden yaptımızı yapalım çok özledim da''
demiş.
Temelde 'tamam' demiş.
Az sonra fadime temele;
-Ula temel gelmiyormusun da haçen bak şevkim kaçıyor ...
Temel bunun üzerine;
-Dur be Fadime sen orada mezar açmış bekliysin ben burda ölü dirilttim daa!!!
|
|
bende siktim bende siktim |
Temel, Dursun ve İdris hatunun birini ayarlayıp onun evine gitmişler. Grup
takılıyorlarmış. Neyse işler yolundayken birden kapı açılmış. Kadın;
- ''eyvah kocam geldi herkes saklansın'' demiş.
Bunun üzerine Dursun yatağın altına, İdris dolabın içine, Temelde balkona
saklanmış. Adam odaya girdiğinde yatağın altından bazı sesler geldiğini
farketmiş. Yatağın altına baktığında ise Dursunu görmüş;
- ''Sen orada ne arıyorsun'' diye sorduğunda ise Dursun hemen cevap vermiş;
- ''Ben yatak tamircisiyim Yatağın yaylarını tamir ediyordum, işim bitti
çıkmak üzereydim'' demiş.
Adamda borcunun ne kadar olduğunu öğrenip ödedikten sonra dursunu göndermiş.
Bu defada dolaptan sesler geldiğini farketmiş. dolabı açıp baktığında İdrisi
görmüş;
- ''Sen orada ne arıyorsun'' sorusuna İdris hemen cevap vermiş;
- ''Dolabın rafları bozuktu onları tamir ettim bende tam çıkıyordum'' demiş.
Adam parasını ödeyip İdriside göndermiş. Olanları balkondan gözleyen fakat
konuşulanları duyamayan Temel bu işe sevinmiş (Adam para veriyor ya)
Hemen balkondan içeri girip;
- ''bende siktim.. bende siktim''.... |
|
Öyleymiş |
Temel annesi ve babası seyahate gider. Fakat otelde boş yer yoktur. Otelci
onlara ileride bulunan çıplaklar kampını tavsiye eder. Başka çareleri
olmayınca oraya giderler.
Birazdan Temel koşa koşa gelir ve annesine sorar;
- ''Anne neden bazı kadınların göğüsleri büyük bazılarının küçük?''. Annesi
cevap verir;
- ''Oğlum büyük göğüslüler aptaldır küçük göğüslüler akılıdır ondan''.
Temel gider ve birazdan koşarak gelir;
- ''Anne neden bazı erkeklerin siki büyük bazılarının küçüktür?''.
- ''Oğlum siki büyük olanlar akıllıdır, küçük olanlar aptaldır''. Temel
biraz düşünür ve annesine cevap verir;
- ''Biraz önce babamı aptal bir kadınla oynarken gördüm ve git gide
akıllanıyordu''. |
|
burası bolu |
Bir baba oğlunu Bolu'ya okula gönderir. Çocuk bir mütdet sonra;
- ''baba burası Bolu kızlar dolu para bitti kızlar gitti'' der. Babası bunun
üzerine çocuğa para gönderir. Aradan bir kaç ay geçtikten sonra çocuk yine;
- ''Baba burası Bolu kızlar dolu para bitti kızlar gitti'' der. Babası yine
para gönderir. Biraz zaman geçmeden çocuk yine;
- ''Baba burası Bolu kızlar dolu para bitti kızlar gitti'' der.
Babası bunun üzerine;
- ''Oğlum burası Çorum ananın amına korum para bitti anan gitti'' demiş. |
|
gay |
İki gay birlikte yaşamaktadır. Her şey çok iyi gitmekte oldukça iyi
geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça
mutludur ancak tek bir dertleri vardır oda çocuk sahibi olamamak. Bu onları
yiyip bitirmektedir. Birgün akıllarına bir fikir gelir kiralık bir anne
bulacaklar spermlerini birleştirerek mikro enjeksiyon yöntemi ile hamile
bırakacaklardır. Operasyon gerçekleşir ve bebeklerinin doğumunu beklemeye
başlarlar. Doğum günü gelmiştir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda
beklemektedir.
Sonunda hemşire gelir ve;
- ''Müjde nur topu gibi bir oğlunuz oldu'' diyerek mutlu haberi verir. Çok
heyecanlanan gay'ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni doğan
bebeklerin olduğu bölüme hemşire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler
feryat fiğan ağlamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasına gülücükler
atmaktadır. Heyecanla hemşireye bebeklerinin hangisi olduğunu sorduklarında,
hemşire;
- ''Gülen bebek sizinki'' der.
Şaşıran gay'ler;
- ''nasıl olur bütün bebekler ağlarken bizim bebeğimiz gülüyor'' der.
hemşire;
- ''Kıçındaki dereceyi çekeyim siz o zaman görün ağlamak nasıl oluyor''...
|
|
Samantha |
Adam New York'ta lüks bir randevu evinin kapısını çalar:
Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
Bir dakika efendim.
Adamı içeri alırlar.Bir sure sonra çok güzel bir kadın merdivenlerden iner:
Beni aramışsınız.
Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Tamam ama benim tarifem biraz pahalıdır. Geceliği bin dolar.
Parası önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Beraberce yukarı çıkarlar. Geceyi birlikte geçirirler. Ertesi gün adam yine
randevuevine gelir.
Samantha ile görüşmek istiyorum.
Beyefendi başka kızlarımız da var.
Umurumda değil, Samantha ile görüşeceğim.
Samantha gelir :Yine mi sen!
Evet.Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Yalnız fiyatımı hatırlıyorsun değil mi? Bin dolar.
Hiç önemli değil. Ben geceyi seninle geçireceğim.
Birlikte yukarı çıkarlar,o geceyi de beraber geçirirler.Ertesi gün,ayni
adam, ayni randevuevi:
Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
Samantha aşağı iner:
Tanrım, yine mi! Bak, devamlı müşterilere indirim falan yapmıyorum.
Fiyatım
ayni, bin dolar.
Önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Yine yukarı çıkarlar. İslerini bitirdikten sonra:
Benden bu kadar hoşlanman çok güzel ama anlayamıyorum. Üç gece üstüste bana
bin dolar ödedin. Nerelisin sen?
-"Tel Aviv."
Tel Aviv mi? Benim kız kardeşim de Tel Aviv'de yasıyor.
-"Biliyorum, sana getirmem için bana üçbin dolar verdi.." |
|
Laz vampir |
Eyfel kulesinde vampirler ayini varmış. Her ülkeden bir temsilci
göndermişler. Türkiye dende laz vampiri. Ayin başlamış dualar edilmiş sıra
kurbanlara gelmiş. Fransız vampir kuleden süzülmüş aşağı belli zaman sora
gelmiş ağzı burnu kanlar içinde göbek şişmiş hepsi sormuşlar ne yaptın diye.
Fransız vampir:
-Karşıda kırmızı ışıklı bir ev var görüyor musunuz der. Diğerleri evet
görüyoruz derler.
- İşte orda bir sarışın vardı önce kanını içtim sora siktim geldim
demiş. Sıra Alman vampire gelmiş. Alman vampir süzülmüş kuleden belli zaman
sora geri gelmiş ağzı burnu kanlar içinde. Sormuşlar sen ne yaptın diye.
Alman vampir:
- Karşıda mavi ışıklı bi ev var gördünüz mü? Hepsi gördük demiş.
- İşte orda bi afet vardı önce kanını içtim sonra siktim demiş. Sıra
bizim laz vampire gelmiş. Laz vampir süzülmüş kuleden belli bir zaman sonra
gelmiş ağzı burnu kanlar içinde. Hepsi heyecanla sormuş ne yaptın diye. Laz
vampir:
- Karşıda bir ev var gördünüz mü?
- Evet gördük.
- Peki önünde bir direk var gördünüz mü?
- Evet gördük.
- Ben görmedim amına koyim. |
|
Enerji |
Bir gün köyün gençleri bir kahvede oturup ah of diye dert yanıyorlarmış bunu
duyan TEMEL;
- ''ne oldi uşaklar'' diye seslenmiş.
uşaklar;
- ''sanane be'' demişler.
TEMEL tekrar;
- ''ula ne oldi banada anlatın'da''.
gençler;
- ''şu karşıdaki hatunu bir türlü ayarlayamadık'' demişler.
TEMEL gülerek;
- ''ben oni iki dakikada ayarlarım'' demiş.
gençler;
- ''hadi be biz aylardır uğraşıyoruz sen nasıl iki dakakada ayarlıyacaksın''demişler.
TEMEL;
- ''izleyin'' demiş.
kızın balkonunun altına geçerek pantolonunu indirerek başlamış domalmaya
bunu gören sarışın;
- ''hey ne yapıyorsun sen'' demiş.
TEMEL;
- ''enerji alayrum''.
sarışın;
- ''nasıl yani''.
TEMEL;
- ''ben yazın böyle enerji alayrum kışın çıplak gezsemde hiç üşümeyrum''.
sarısın hemen koşarak aşağıya gelir ve oda başlar domalmaya temel'e sorar;
- ''nasıl bende enerji alıyor muyum''.
TEMEL;
- ''hayır'' der.
sarışın;
- ''neden''.
TEMEL;
- ''çünkü sende ikitane delik var enerji birinden gireyi obüründen çıkayi''
demiş.
sarışın;
- ''ne yapacağım peki''.
TEMEL;
- ''dur'' der ve kızın amına koyar.
sarışın;
- ''nasıl şimdi enerji alıyormuyum'' der.
TEMEL;
- ''ohhhhhhhhhhh hemde nasıl''... |
|
Boynuzların çıkıyor |
Adamla kadın evlilermiş fakat çocukları olmuyormuş. 15 sene sonra kadın;
- ''müjde kocacım hamileyim'' demiş.
Bizimki çok sevinmiş eeeee kolay değil 15 seneden sonra baba olmak, fakat 8
ay sonra işyeri adamı yurtdışına göndermiş adam çok üzülmüş doğumda
karısının yanında olamayacağı için ama eli mahkum gitmiş. 4 ay sonra
geldiğinde ne görsün çocuk zenci, karısına sorunca kadın soğukkanlılıkla
cevap vermiş;
- ''Aslında çocuk normal doğdu fakat sonradan benim sütüm kesildiği için
zenci bir süt annesi buldum onun sütünü içe içe böyle karardı'' demiş.
Adamda;
- ''ben en iyisi anneme sorayım o herşeyi bilir'' demiş.
Annesine anlatmış. Anneside;
- ''Evet oğlum doğrudur sende normal doğdun fakat sütüm kesildiği için seni
inek sütüyle besledim şimdide boynuzların çıkıyor!''... |
|
Yahudi |
İki ortak Yahudi ve Türk yıllar sonra yeteri kadar keselerinin dolduğunu ve
artık ayrılmaları gerektiğine karar vermişler ve oturup malları paylaşmaya
başlamışlar.
Yahudi;
- ''Mercedesleri ben alayım, doğanlar senin olsun''.
- ''Tamam''.
- ''Altı villa ve tatil köyü benim olsun, iki apartman senin''.
- ''Tamam''.
- ''Bankalardaki nakit para ve şirket benim olsun, icradaki alacaklarımız
senin''.
- ''Tamam ama beni öpmeni istiyorum''.
- ''O nerden çıktı şimdi''.
- ''Ben sikilirken, öpülmekten hoşlanırım''...
|
|
6 mıydı 7 miydi |
Çobanın biri dağlarda dolaşmaktan koyun otlatmaktan bıkmıştır.
Bekar olduğu için otlattığı koyunları, dağda ot yolan köy
kızları ile karıştırmaya
inekleri de bu kızların anneleri gibi
görmeye başlamış. kısacası kadınsızlık başına vurmuş..
bir gün yaşlı bir çobana içini açmış ve durumu anlatmaya
başlamış.
Yaşlı çoban
-Evladım senin işin kolayı var.. demiş.
Çoban:
- Aman emmi elini öpüüm söyle demiş.
Yaşlı çobanda şehirde kadınların parayla yattığı
kerhaneler olduğunu anlatmış..
çoban ertesi gün nöbetçi çobana sürüyü
devir teslim edip doruca genelevin yolunu tutmuş içeri girmiş..
yaşlı adamın anlattığı gibi parayı veren düdüğü çalıyormuş.
Çoban gözüne kestirdiği etli butlu azgın bir karıya girip
parayı bayılmış ve kadının odasına geçmişler.. bizim çoban
bırakalım bir kadınla yatmayı
köy yerinde bir kadının kulağını dahi göremediği için
karşısında duran azgın ve şehvetli karıyı görünce
zopası şalvarını havalandırmaya başlamış,
kadın bunu görünce iştaha gelmiş ve
-Delikanlı baya iştahlısın.. sana bir önerim olacak
eğer beni on defa sikersen senden para almayacağım.
10 dan az sikersen iki katını vereceksin unutma demiş..
Çoban da -peki ulan öyle olsun demiş.
başlamışlar sikişmeye..1-2-3-4-5-6-7 derken kan ter içinde kalan
kadın tırsmaya başlamış..
kadın demiş 6,
çoban demiş 7
6 mıydı 7 miydi diye tartışırken
çoban sinirlenmiş..
"Bizim hesap karıştı kimseye haksızlık olmasın hayde bre sil baştan" demiş
|
|
Başın sağ olsun |
Yeni evli bir çift 5 aydır her aksam sex yapıyorlarmış.Gününbirinde kadın
patlamış ve derdini annesine anlatmış.Annesi öğüt olarak
kızına
-"Cinsel organına bir siyah kurdele bağlarsan ve bizim adetlere göre
akrabalardan biri öldüğünde siyah kurdele takılır ve
sex yapılmadığını kocana anlatırsın" demiş.
Kadın aynen yapmış. Aksam koca eve geldiğinde yatarken bir bakar ki
kurdele.Kadin
hemen durumu anlatır ve kocası da anlayış gösterir ve o gece yapılmaz.Bu
böyle 3 gün sürer. Bunun üzerine adam kendi cinsel organına da siyah kurdele
takar.Ve yatakta buse fer şaşırma sırası kadındadır.
-"Ne yapıyorsun, sen neden taktın?" der
-"Bir başın sağolsun deyip çıkacağım!!" |
|
Kalem traş |
Adam yanında nefis bir hatunla patronun odasına giriyor,
- ''Size mükemmel bir eleman getirdim çok memnun olacağınızdan eminim hatta
hemen işe başlatacağınıza dair bahse girerim''.
patron umursamaz edayla;
- ''Ben sekreterimden memnunum, bunun ondan üstün tarafı ne''.
- ''Bir kere bu bayan robottur, acıkmaz, yorulmaz, zam istemez, kapris
yapmaz, işten kaytarmaz, pahalı hediye istemez, hamile kalmaz, evlilik diye
tutturmaz, yaşlanıp deforme olmaz kısacası hiçbir problemi yoktur.
demesiyle patron;
- ''Kaçpara istiyorsun aldım gitti'' demiş.
Adam çekini alıp çıkmış. Asansör beklerken içeriden canhıraş bir feryat
duyunca;
- ''Eyvaaah, robotun arka tarafının kalemtıraş olduğunu söylemeyi unuttum''
demiş. |
|
Karnı yarık |
Yaşlı Amerikalı bir turist Türkiye'yi ziyaretinden sonra geri döndüğünde
karısı sormuş;
- ''Türk mutfağı meşhurmuş, sen neler yedin, bir şey öğrenebildin mi'' demiş.
Kocası;
- ''evet, karnı yarık''.
- ''O nedir'' demiş karısı.
- ''Valla pişmemişi benimkine, pişmişi seninkine benziyor''. |
|
Genel ev |
Genelev işleten bir İtalyan, Milano'da sahibi bulunduğu genelevde oldukça
iddialı bir işletmecilik örneği yapmak istemiş.
Bütün kadınları toplamış ve demiş ki;
- ''bu evde müşterilerimizin bütün isteklerine evet demek zorundayız. Aksi
taktirde rekabet şansımız yoktur'' demiş.
Bu durumu zor da olsa içine sindirmek zorunda bulunan zavallı
kadınlar;
- ''peki'' deyip işlerinin başına geçmişler.
Evin sahibi işadamı da girişteki panoya yazmış;
- ''bu evde kadınlarımıza hayır dedirtemezsiniz. Bütün istekleriniz yerine
gelecektir. Aksini ispatlayana en iyi restoranda yemek ve 1 milyon dolar
para teklif ediyoruz'' diye yazar..
Bunu duyan müşteriler akın eder. her türlü teklifle karşılaşan
kadınlar seve seve (Sike Sike) bütün talepleri karşılarlar.
İngiliz'i gelir eline, Almanı gelir kulaklarına, Amerikalısı gelir
tersine derken her türlü teklifi karşılar zavallı kadınlar.
Nevar ki Temel uzakta değildir. Milano'ya gelir de geneleve gitmeden dönülür
mü?.. Temel esasen kapıdaki yazıdan hiç bir şey anlamadan içeri dalar. Ancak
işe başlamadan önce temel kadına bir şeyler fısıldar.
Kadın sert bir şekilde;
- ''hayır'' der.
Bunu duyan temel boynunu büker;
- ''peki'' der.
Tabii ki para ödülü kendisini pek memnun etmiştir. Ancak genelev patronu ile
akşam yemeğe gidince adam sorar;
- ''Temel, sen bu kadına ne dedin de sana hayır dedi?''..
Temel;
- ''valla abi ben bir şey demedim. Ben sadece işin
başında kadına sordum Türk parasıyla ödeyebilir miyim diye
o da hayır dedi''.....
|
|
Av mevsimi |
Çiftçilik yapan Temel ile Fadime yeni evlenmişler. Tabi gündüzleri temel
tarlada çalışıyormuş. Evleri bir tepenin üstünde çalıştığı tarla da tepeden
aşağıda düzlükteymiş. Tarlada çalışırken Temel'in canı Fadime'yi çekiyor ve
eve koşmaya başlıyor. Ama eve girene kadar derman kalmadığından çok zorluk
çekiyormuş.
Bir gün şehre kasabaya inmiş. Tanıdık bir doktor bunu görünce;
- ''Hayrola Bu ne surat'' diye sormuş.
Temel de durumu olduğu gibi doktora aktarmış.
Doktorda;
- ''Bunda üzülecek ne var. Niye sen kendini yoruyorsun. Av silahını tarlaya
giderken yanına al. Fadime'yi canın çekince 1 el ateş et. Fadime senin yanına
gelsin. Sende işini rahat görür mutlu olursun'' diye nasihat etmiş.
Bu uygulama Temel'in çok hoşuna gitmiş. Başlamış bu taktiği uygulamaya.
İşler çok iyi.
Aradan bir zaman sonra Temel yine şehre alışverişe iniyor. Aynı doktor bunu
görünce soruyor;
- ''Nasıl taktik işe yaradı mı?''.
Temel;
- ''Sorma doktor, baştan çok iyi idi. Fakat av mevsimi başladığından buyana
Fadime'yi bulamıyorum'' der. |
|
Yağmur yağdığı zaman |
Kadın kocası işteyken sevgilisini eve çağırıyor, ikisi yatakta zevk dolu
saatler geçirirken birden kapı çalıyor bi de baki yolar KOCASI EVE ERKEN
GELMİŞ!!!... Kadın panik içinde: "Allah ım bu nerden çıktı simdi!!!Çabuk
al topla kıyafetlerini, camdan atla kaybol!!" Adam pencereden aşağı bir
bakıyor:
-"Hayır atlayamam deli misin nasıl yağmur yağıyor görmüyor musun!!!"
Kadın
deli gibi koşturuyor:
- "Kocam bizi burada yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasın hadi
çabuk çabuk!!!!"
- Böylece adam çaresiz,kıyafetlerini kaptığı gibi camdan atlıyor.. ayağa
kalkıp bir de etrafa bakıyor ki bir maratonun tam ortasına dalmış....bozuntuya
vermeden yarışçılarla koşmaya başlamış.....tabi çırılçıplak ve pantolonu
gömleği elinde koşan bitek kendisi olduğu için dikkat çekiyor ...
-Koşuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep çıplak mi koşarsınız?"
- "Ah evet evet...rüzgarın çıplak tenime değmesi kadar güzel bi duygu yok"
-"Ama çıplak koşarken de hep kıyafetlerinizi elinizde mi taşırsınız?" "Yaaa
öyle...koşu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye"
- "Gerçekten çok ilginç....peki koşarken hep prezervatif de takar misiniz?"
- "Aaa..seyy.. sadece yağmur yağdığı zaman |
|
Ne abiymiş |
İsveçli bayan turist turla peri bacalarına gezmeye gelir.. Turun son günleri
yaklaşırken, turu öneren kız arkadaşının önerisini de unutmamıştır..
- ''Mutlaka bir Türk erkeğiyle sevişmelisin şeyleri çok büyük oluyor muhteşem
beceriyorlar''..
Turun son günü, dağ tepe kafileyle dolaşırken dağda yere yatmış bir çoban
görür ve işte tam fırsatı deyip, kafileden geri kalıp çobana yaklaşır ve
çobana çat pat Türkçe ile beni sik der.. Çoban da yere yatırıp hakkıyla bir
güzel siker..
Turist;
- ''Arkadaşım söylemişti ama bu kadar muhteşem olacağı aklıma gelmezdi Gel
seni İsveç'e götüreyim''..
Çoban;
- ''Neden?''..
Turist;
- ''Ömrümün sonuna kadar beni sikersin... Bu kadar büyük Şey isveç'te
kimsede yok''..
Çoban;
- ''Olmaz.. gelemem.. burda çok işim var''...
Turist kız inanılmaz derecede ısrar edince...
Çoban;
- ''Madem bu kadar ısrar ediyorsun, o zaman sen isveçe abimi götür''..
Turist;
- ''Abin'de beni senin kadar güzel siker'mi''...
Çoban;
- ''Valla orasını bilmem ama bizim köye geçen sene bir boz ayı dadanmış
bütün köye zarar veriyordu Abim peşine düştü, kıstırıp bir sikti Ayı bir
senedir abime bal taşıyor gerisine sen karar ver''... |
|
Orman işletme |
Köyün birinde ölüyü diriltecek kadar güzel bir ebe varmış. Komşu
köyde bir kadın doğurmak üzereymiş. O köyde ebe olmadığından bu köye
gelip ebeyi götürmek istemişler. Köylüler ebeyi sikerler diye gelenlere güvenmemişler.
Kendileri de bir tek köyün imamına itimat etmişler. İmam'a katmışlar ebeyi
yöneltmişler. Ebe fıstık gibi, İmamı şeytan gıdıklamaya başlamış;
- ''Ne yapsam, ne desem de ebeyi siksem'' diye düşünüyormuş. Yollarının
üzerinde bir orman varmış. Ormandan geçerken İmam;
- ''Ben ormanı öyle çok severim'ki, ormanın bir dalına zarar vereni sikerim''
demiş.
Ebede Allah'tan arıyormuş. Çıt diye bir dal kırmış. İmam ebeyi
yatırmış sikmiş. Birazdan ebe bir dal daha kırmış, imam gene sikmiş.
Bir kez, bir kez daha. Ebe
başlamış sıradan dal kırmaya. İmam artık biçare;
- ''Hoop'' demiş,
- ''Artık bundan sonrasına orman işletme bakıyor''... |
|
Porno flimde oynamış ondan |
Bir gün kadının biri doğum yapmıştır. Doktor kadının yanına geldi. Kadın kısık bi sesle doktora
"Doktor bey çocuğum nasıl sağlıklımı"
Doktor
"Evet çocuğunuz sağlıklı ama.."
"Ama ne doktor lütfen benden bişey saklamayın acıda olsa kaldırabilirim
lütfen"
Doktor biraz düşündükten sonra
"Çocuğunuz çok sağlıklı ama çocuğunuz zenci olarak doğdu"
" ohh doktor bey bumuydu çekinerek söylediğiniz.
Evet olabilir çünkü ben bir porno filminde zenci bir adamla sevişmiştim"
Doktor şaşkın bir şekilde
"iyide çocuğunuzun saçları sarı"
Kadın
"olabilir doktor bey ben bir porno filminde alman bir adamla sevişmiştim"
Doktor dahada heyecanlı şekilde
" Ya iyide çocuğunuzun gözleri mavi"
" ohh olabilir çünkü ben bir porno filminde İngiliz bir adamla sevişmiştim."
Doktor artık ne söyleyeceğini bilemez.
Kadın
"Çocuğumu görebilir miyim doktor bey"
Tabiki der doktor ve iki hemşire kadını yatağından kaldırıp koluna girerler
ve çocuğun odasına giderler
odadan girer girmez kadın hemşirelerden kurtulur ve çocuğa vurmaya başlar
çocuk başlar ağlamaya
Doktor hemen kadını tutup uzaklaştırır çocuğun yanından ve bağırmaya başlar
"yahu kadın sen deli misin!! yeni doğmuş bir çocuğa vurulur mu hiç????"
Kadın gayet rahat bir şekilde
" doktor bey kusura bakmayın ama çok rahatladım" der
Doktor artık kadının deli olduğunu düşünür ve sorar
" Rahatladın mı. Delimi sin sen yahu neden rahatladın ki"
Kadın hafif gülümseyerek
"Havlamasından korktum da doktor bey...." |
|
Olsan'da olmasan'da |
Tipik bir maço tipik güzel bir kadınla evlenmiş. Düğünden sonra adam
aşağıdaki kuralları sıralamış;
- ''Eğer istersem evde olacağım canım ne zaman isterse.. bana güçlük
çıkarmanı dır dır etmeni istemiyorum''.
- ''Başka türlü söylemediğim sürece her akşam iyi bir akşam yemeği hazır
bulmak istiyorum''.
- ''Eski arkadaşlarımla ava, balığa, içmeye veya kart oyna maya'da gideceğim
ve sen karışmayacaksın. Bunlar benim kurallarım yorumun var mı?''.
Yeni gelin cevap vermiş;
- ''Hayır, benim için uygun yalnız şunu bilmelisin bu evde seks her
gece saat 7'de olacak sen olsan'da olmasan'da''... |
|
Mor prezervatif |
O sabah evlenen Çinli çift, hemen çocuk yapmama kararı vermişler. Gece
yarısı çantada ara, kaput yok.. Yeni gelin "Otele gelirken gördüm, caddenin
ilerisinde bir nöbetçi eczane var" deyince, damat fırlamış.. Sağda mı, solda
mı derken, yolu da oldukça karıştırmış.. Bu sırada balkon kapısından bir
hırsız süzülmüş içeri.. Yatakta yarı uyanık yatan çırılçıplak kadını
karanlığa alışan gözleri ile seçince, şeytana uyup yatağa süzülmüş.
Uyku sersemi yeni gelin, hafif de şampanyanın etkisi ile bulutlu ya, kocası
sanıp bir sarılmış hırsıza..
Otelde bunlar olurken, damat nihayet eczaneyi bulmuş.. Elini cebine atmış..
Acele ve aşkla fırlarken, cüzdanı masanın üzerinde unutmamış mı?.. Pantolon
cebinde iki tane on sent var..
"Prezervatif istiyorum" demiş, eczacı kadına..
"Dört kalite var" demiş kadın.. "En ucuzu beyazlar, 10 sent tanesi.. Orta
kalite sarılar 15 sent!. İyi kalite, siyah olanlar, 20 sent.. En iyi, en
pahalısı morlar 25 sent.."
İlk gecesinde karısına, paranın satın alacağı en kaliteli prezervatifi
kullanmak isteyen Çinli, 20 senti tezgahın üzerine koymuş.. "Bir tane siyah"
demiş.. Koşarak otele dönmüş.. Hızla kapıyı açmış.. Bakmış karısı uyuyor..
Ama onun uyku muyku dinleyecek hali yok.. Yatağa adeta uçmuş.. Karısı az
önce seviştiği kocasının bu ikinci muhteşem performansından nasıl memnun..
Dokuz ay sonra, kadın doğurmuş.. Doğurmuş da, sarı Çinlilerin bebeği,
simsiyah bir zenci..
Aradan yıllar geçip, çocuk büyüyünce, o da merak etmiş rengini.. Sormuş
babasına.. "Annem ve siz sarı iken, ben nasıl siyah oldum" diye..
"Söylenme de, şansına şükret" demiş, Çinli.. "Cebimde beş sent daha olsaydı,
mor olacaktın!.." |
|
Prezervatif isteme |
Adamın biri eczaneye girmiş ve kendine sıra geldiğinde :
- Bir paket prezervatif lütfen! demiş.
İçerideki kadın müşteriler rahatsız olup çıkmışlar. Adamın, diğer
müşterilerin arasında hiç çekinmeden böyle bir istekte bulunmasına
sinirlenen eczaneci :
- Sen utanmaz mısın kardeşim ? Çık dışarı, bunu kibarca istemesini öğren,
sonra gel demiş.
Adam çıkmış ve birkaç saat sonra, gene içeride müşteriler varken
gelmiş. Eczaneciyle şöyle bir bakıştıktan sonra sikini çıkartıp :
- Abi, ufaklığa uygun bir elbisen var mı ?
|
|
Süt makinası |
Adam müthiş bir mastürbasyon tutkunu.Yaşamında
ki herşey buna bağlı...Birgün arkadaşının çiftliğini
gezmeye gittiğinde,gözüne ineklerde kullanılan süt
sağma makineleri takılır.Bizim ki hasta olur,gözlerine
inanamaz."Aman tanrım" der,ben yıllarca boşuna elimi
bileğimi yormuşum,bu alet tam bana göre."Hemen arkadaşıyla
pazarlığı bitirip,makineden bir tane alır ve eve gidip
denemeye koyulur.sikine makineye takar ve çalıştırır.
Makine çok hoşuna gider,kahramanımız zevkten dört köşe...
Bir posta, iki posta, üç posta derken, o gün için artık
yeterli olduğunu düşünüp, süt sağma makinesini durdurmaya
çalışır ama makine durmaz.sikini makineden çıkarmaya
çalışır çıkmaz...Hemen arkadaşına telefon edip makineyi
nasıl durdurabileceğini sorar.
Arkadaşı yanıtlar; "Valla onlar otomatiktir,
her inekten sekiz kilo süt almadan bırakmaz. |
|
Hep aynısıylamı |
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarının
bulunduğu bölüme gelmişler. İçinde bir boğanın bulunduğu bir çitin önünde
durmuşlar.çitin üzerinde söyle bir yazı varmış.
-Bu boğa gecen sene tam 50 kez çiftleşti.!- Kadın kocasına döner..
-Sanırım bu boğadan öğrenecek bir şeylerin olmalı.-
Adam suratını ekşitir ve yürümeye devam ederler. Bir başka boğa ve söyle bir
yazı..
-Bu boğa gecen sene 100 kez çiftleşti.!- Artık hangi sapık yazıyorsa bu
yazıları..
Kadın tekrar kocasına döner.. -Amanın.. ayda 7 kereden fazla ..deminkini
boşver ama bu boğayı örnek almalısın bence..-
Adam homurdanır devam ederler.. Yine bir boğa yine bir yazı..
-Bu boğa gecen sene 365 kez çiftleşti.!!- Kadın..
-çüşş...gunde bir kez!!....Oh..Sanırım bu boğayı idol olarak almalısın
kendine..!-
Adam artık dayanamaz....
-Olur hayatim yalnız bir sor bakalım, arkadaş hep ayni inekle mi çiftleşmiş? |
|
Ölüyü diriltir |
Temel Fadime nin götüne hastadır. Fadime'yi ikna etmek için her yolu dener
fakat olmaz. Sonunda Fadime'yi ikna eder. Temel bir müddet sonra ölür. Fadime
her gün mezarlığa gelir ve götünü mezarın başına gelecek şekilde eteğini
sıyırır ve oturur. Görenler hayretle ne yaptığını sorarlar.
Oda;
- ''temel derdi ki bu sendeki göt ölüyü diriltir''... |
|
Kalleş penis |
Vakti zamanında Avrupa'da bir ülkede büyük işadamları bir toplantı için bir
araya gelmişler akşam yemeğinde. Tabii erkekler ayrı, bayanlar ayrı.
Bayanlar aralarında konuşurken konu dönüp dolaşıp sekse gelmiş. Tabii özel
olarak da penisin kendi ülkelerinde hangi adla adlandırdıklarına.
İngiliz işadamının eşi;
- ''Bizim orada penise "centilmen" derler'' demiş.
Herkes;
- ''neden?'' demiş.
- ''Eeeeee, bir bayan görünce hemen kalkar da ondan'' demiş.
Fransız işadamının eşine gelmiş sıra.
- ''Bizim orada da "dedikoducu" derler'' demiş.
Herkes neden diye sormuş;
- ''Eeeeeeeeee Ağızdan ağıza dolaşır da ondan'' demiş.
Sıra bizim Türk işadamının eşine gelmiş.
- ''Bizim orada da "kalleş" derler'' demiş.
Herkes şaşırmış. Neden diye sormuşlar bizimki sinirli şekilde;
- ''Önden beklersin, arkadan vurur'' demiş. |
|
viagra |
Bir gün adamın biri karısını sikemiyormuş. Bir eczaneye gitmiş ve derdini
anlatmış. Eczaneci adama viagra yı tavsiye etmiş. Ama adamın yanında para
olmadığından alamamış ve (ben yarın oğlanı göndereyim ona ver) demiş. oğlan
almaya gitmiş.
Eczaneci oğlana;
- ''bundan baban günde 2 tane alacak'' demiş.
oğlan babası annesini iyi yapsın diye hap sayısını 4 e çıkarmış. Ondan sonra
oğlan hapı vermeye utanmış ablasına vermiş. Ablası da annemi iyi yapsın diye
hap sayısını 8'e çıkarmış.
oğlan bir gün yaralı, ayağı sakat bir şekilde eczanenin önünden geçerken
eczaneciyle karşılaşmış.
Eczaneci sorar:
- ''Hayrola ne oldu sana?''..
- ''Sormayın. babam hapları attıktan sonra benim ayak kırıldı, ablam götünün
üstüne oturamıyor, annem ise öldü şimdi babam damdaki kedileri kovalıyor''. |
|
Jet sky |
Tatile gelen kadın deniz kenarına iner.Sahilde kimse yoktur. Biraz
güneşlenip denize girdikten sonra sıkılır ve jet sky'e binmek ister. Jet sky
kiralanan yere gider ve etrafta temeli görür.Herhalde ilgilenen kişi bu dur
diyerek,
- Beyfendi jet skyci sizmisiniz.
Temel etrafına bakar o bayandan başka kimseyi göremez ve cevap verir;
- Hayır ama vaktiniz varsa yavaş yavaş sikerim |
|
fıkralar fıkra sex fıkraları seks fıkrası
erotic erotik terbiyesiz komik fıkra |